
Beşiktaş’ın sezon başından beri iyi olmadığını düşünenlerdenim. Bunu her defasında söyledim. İlk yarıları vasat oynadıkları, ikinci yarılarda baskı kurdukları birçok maç izledik ve oyuncu kaliteleri nedeniyle maçlarını kazanıyordu Beşiktaş. Hakem kararları ve rakiplerin hücumdaki becerisizlikleri Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürüyordu.
Quaresma iyi transfer değil derken de yetenekleriyle alakalı söylemiyordum elbette bunu. Devamlılık sorunu var adamın, aşikar. 12 maç yapmış Beşiktaş lig ve Avrupa Kupası gruplarında. Quaresma 6’sı ilk 11 toplam 7 maça çıkmış. Sen bütün oyun sistemini bu adam üzerinden kurarsan; sezonun yarısında istediğini alabilirsin sadece.
Dediğim gibi Beşiktaş’ın önünde çok kolay 4 lig maçı var. İçeride Sivas, Kasımpaşa ve Konya ile dışarıda Gençlerbirliği ile oynayacaklar. Muhtemelen tamamını kazanacaklar. Fakat bu Beşiktaş’ın iyi yolda olduğunu göstermeyecektir. Beşiktaş Quaresma ve Guti’nin üzerine kurduğu için oyun sistemini, dönemsel çöküşleri çokça yaşayacaktır.
Burada sorumlunun Schuster olduğunu düşünebiliriz elbette ama anlayamadığımız bir nokta daha var. Artık bizim ligimizdeki takımların bütçeleri Hollanda, Portekiz gibi liglerde şampiyon olmuş veya şampiyonluğa oynayabilen takımlarla eşdeğer. Bu bütçeler geçen sene farklı bir şampiyon da yarattı. Bugün ligin lideri Bursaspor, 3.sü Kayserispor, 5.si Antalyaspor ve 6.sı Karabükspor; Beşiktaş ve Galatasaray’ın üzerinde yer alıyorsa bunun başka nedenleri olmalı. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray artık ayrı yerlerde değiller diğer takımlardan. İyi planlama yapabilen diğer tüm takımlar bu yarışın ortağı olacaktır. Basın, taraftar ve kulüp idarecileri bunun farkına varmalı ve burada oynayacakları her maçı ciddiye almalıdırlar.
Tekrar Beşiktaş’a dönelim. Çok riskli bir oyun oynuyorlar. Savunmayı çok ileride tutuyorlar. Ve çok pozisyon veriyorlar diye eleştirdiğimiz Beşiktaş, dün oyunun merkezini geriye çekince de pozisyona giremeyen bir takım haline geldi. Çünkü Kayserispor saha organizasyonunu iyi yapabilen bir ekip. Beşiktaş eksik, Kayseri tam mı? Cangele, Zalayeta ve Troisi gibi çok önemli 3 eksikle sahadalardı. Peki sahada olanlar? Almanya’da, Belçika’da gerekli sıçramayı yapamayıp, orada tutunamayan gurbetçi gençlerin oluşturduğu bir takım Kayserispor. Hasan Ali, Serdar, Furkan, Ömer hatta Önder ve Ali Bilgin… Selim’i bunlardan ayrı tutabiliriz.

Demem şudur ki bu iş oyuncu kalitesiyle bir yere kadar gidebilir. Saha içi organizasyonu doğru yapmak ve rakibe saygı göstermek esastır. Beşiktaş teknik ekibi rakiplerine saygı göstermiyorlar ve ailecek saldırıya geçiyorlar. Karşılarına iyi takım çıkınca da mağlup oluyorlar. Saygı gösterip, geriye çekildiklerinde yani alışkanlıklarından vazgeçtiklerinde de iyi organize olabilmiş takımlar karşısında çaresizliğe gömülüyorlar.
Beşiktaş ne oynaması gerektiğine(kimle oynaması gerektiğine değil) karar vermeli. Quaresma yok diye sezon başından beri oynanan kanat hücumlarına dayalı sistem, Aurelio geldi diye başka bir şeye dönüşmemeli. Yine de 4 fırsat maçı var Beşiktaş’ın önünde. Galatasaray maçına kadar moral ve motivasyon sağlayabilirler. Çünkü Beşiktaşlı oyuncular isteksiz ve hırssız değiller. Organizasyonları yok, dağınıklar. Bu durum da dakikalar geçtikçe çaresizliğe dönüşüyor. Schuster’in önüne geçmesi gereken budur. Belediye, Fenerbahçe maçları ders olmadı bari bu son 4 maç olsun. Schuster ligi ciddiye almaya başlasın ve Beşiktaş’ın ya da herhangi bir takımın sadece iyi bir organizasyonla sonuca gidebileceğini kabullensin. Organizasyon demişken:
1. Bursaspor
2. Trabzonspor
3. Kayserispor
Bu sıralama bize bir şeyler anlatıyor olmalı. Ne anlattığını bir süre sonra yazarım...
0 yorum:
Yorum Gönder