Yükleniyor...

11 Ağustos 2016 Perşembe

Sabreden Derviş... | Konyaspor Maçı Özelinden Bir Sezon Öncesi Değerlendirmesi

 
Epey uzun bir aradan sonra ilk blog yazısını Kardemir Karabükspor'un ilk ciddi sınavını bahane ederek yazayım dedim. Bakalım devamı gelir mi? Göreceğiz... 

Bizleri inanılmaz yıpratan ve fakat, sonunda müthiş bir coşku ve mutluluk yaşadığımız o unutulmaz sezonun ardından yepyeni bir sayfayı umutla açıyoruz. Bugün TSYD Ankara Şubesi tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi Turnuvası'nda Konyaspor'la karşılaştık. Bugüne kadar dört hazırlık maçı yapmıştık fakat bu karşılaşma şu ana kadar verdiğimiz en ciddi sınav oldu. Neden en ciddi sınavdı? Karşımızda Türkiye'nin en iyi teknik direktörlerinden birine sahip, geçen sezon Süper Lig'i üçüncü sırada bitiren, UEFA Avrupa Ligi'ne direkt katılım hakkı elde etmiş (Şu an Osmanlıspor, Başakşehir ve Fenerbahçe'nin katılmak için ön eleme oynayacağı UEFA Avrupa Ligi), kadro iskeletini büyük ölçüde koruyan ve hatta üzerine takviye yaparak daha da güçlenmiş ve gücüne güç katmış Konyaspor vardı. Bu sezonki hedefi de ligi yine en azından ilk beşte bitirmek olan, her hafta ortalama 25 bin kişiye oynaması beklenen Konyaspor... 

Peki şu an itibariyle biz ne durumdayız? Lige yeni çıktık. PTT ligi standardındaki kadromuzu olması gerektiği gibi dönüştürme çabasındayız. Yeni, heyecan verici, kaliteli oyuncularımız var. Tabii ki içinde bulunduğumuz kısıtlı ekonomik şartlar ölçüsünde oluşturulmuş bir kadro. Ancak yine de kabul edelim, iyi bir kadro... Yeni bir hocamız var. Yeni hoca demek, yeni sistem, yeni

30 Ekim 2015 Cuma

Özünden Uzaklaşmak, Doğruyu Kaybetmek

 

Kardemir Karabükspor için müthiş bir fırsat maçını daha geride bıraktık. Bıraktık fakat pek de hoş bırakmadık. Maalesef geçen hafta gelen liderlik, bu hafta iç sahada oynanmasına rağmen uçup gitti. Üstelik Samsunspor, Elazığ gibi zor bir deplasmanda kazanırken. Bugün alınan Boluspor yenilgisinin izahı, akılla mantıkla açıklanır yanı yok. Ne olursa olsun alınmalıydı bu maç.

Birçok önyargıya rağmen geride kalan iki haftada geçer not alan Elvir Baliç, bu hafta belli ki çok sert eleştiriler alcak. Eleştirileceği noktalar aslında belli. Taraftarın büyük kısmı aynı argümanları savunuyor. Bunlardan en önemlisi iki haftadır sahaya Osman Çelik'ten yoksun bir kadroyla çıkması. Osman, savaşçı yapısıyla bu ligde iddialı olmak isteyen her takımın kadrosunda

22 Ekim 2015 Perşembe

Şecaat Arz Ederken Sirkatin Söylemek


Herhalde rastlamayan yoktur. Geçtiğimiz haftasonu Kayseri'de çok üzücü bir olay yaşandı. Kayserispor tribünündeki Fenerbahçe formalı küçük taraftar ve Kayserispor tribün liderinin başrolünde olduğu bu mesele hakkında gerek yazılı ve görsel medyada, gerekse de sosyal medyada olumlu ve olumsuz anlamda yapılabilecek hemen her yorum bir şekilde dile getirildi. Bir kez de ben üzerinden geçmek ve kakofoniye katkıda bulunmak istemedim. Fakat dün okuduğum haber üzerine "birkaç şey karalamazsam olmaz" diye düşünüyorum. 

Öncelikle neler olduğunu bir hatırlamak lazım. Bilindiği gibi Kayserispor-Fenerbahçe maçında, Kayserispor tribününde babasıyla maçı izlemek üzere hazır bulunan Fenerbahçe formalı bir çocuk vardı. Fenerbahçe'nin golünden sonra "doğal olarak" sevinen

22 Eylül 2015 Salı

Sen İnsansan Bizdekiler Ne? Vol.9 / Robert Lewandowski


Zamanında böyle bir seriye başlamıştım ve yıllar olmuş bu konuda bir şey yazmayalı. Belki yine aklıma gelmezdi ve yazmazdım ancak Robert Lewandowski'nin bu akşam yaptıkları bana başka bir seçenek bırakmadı. 

Lewa bugün Bayern formasıyla Wolfsburg maçına yedek kulübesinde başladı. Takımı ilk yarıyı 1-0 geride tamamladı. Hem de kendi sahasında. Futbol da hiç iç açıcı değildi hani. Taa ki "o" oyuna girene kadar... 

Maçı Bayern 5-1 kazandı. Hem de Lewandowski'nin 8 dakika 58 saniyede attığı beş golle... Daha başka bir şey yazmaya gerek var mı? Şuraya not düşmüş olalım, yeterli...

16 Eylül 2015 Çarşamba

PUMA IGNITE XT İLE SPOR YAPMAK ARTIK ÇOK DAHA KEYİFLİ!



Spor ayakkabıları, spor ve antrenmanların en önemli olmazsa olmazlarından  biri. Onsuz bir spor düşünülemez bile. İyi bir spor ayakkabısı, sağladığı  konfor kadar tasarımıyla da  etkilemeli. Özellikle sporu, hayatlarının bir parçası haline getiren insanlar için doğru spor ayakkabıyı seçmekten daha önemli bir şey yok denilebilir.


Yoğun antrenman temponuza uyum sağlayan, enerjinizi ve hareket kabiliyetinizi en üst seviyeye çıkaran bir ayakkabıyı seçmek, yapacağınız sporun kalitesini de artıracaktır.


PUMA Ignite ailesinin en yeni üyesi olan Ignite XT, bir antrenman  ayakkabısı olarak tüm beklentilerinizi karşılıyor. Modern ve şık tasarımıyla dikkat çekerken, sağladığı maksimum enerji ile enerjinizi zirveye taşıyor ve sporu daha keyifli hale getiriyor.




Ignite XT yüksek geri sekme ve Ignite Foam yastıklaması ile hareket kabiliyetinizi en yüksek seviyeye çıkararak darbe etkisini azaltıyor ve uzun süreli dayanıklılık sağlıyor. Ignite XT, koşu yaparken verdiğiniz enerjiyi size iade eden köpük teknolojisi ile sizi bitiş çizgisine taşıyarak bir sonraki hedefinize ulaştırıyor.




Ignite XT, bütün ayakkabı boyunca uzanan esneme kanalları sayesinde her yönde hızlı ve dinamik hareketi mümkün kılıyor.  Orta ve yan yüzlerde artırılan topuk kalınlığı yanal hareketleri desteklerken, dış tabanda yer alan sağlam kauçuk kapsüller ağırlık yapmaksızın zeminle tam temas ve tutuş sağlıyor. Dünyanın En Hızlı Adamı  Usain Bolt ve ünlü yıldız Rihanna da antrenman yaparken, uzun süreli performans vadeden PUMA Ignite XT’yi tercih ediyor. Ignite XT, sunduğu renk seçenekleriyle antrenmanlarınızı ateşliyor.






Yoğun antrenmanları boyunca yüksek enerji isteyen sporcular için özel olarak tasarlanan PUMA Ignite XT, çok yakın zamanda bir ikon haline gelecek gibi gözüküyor.




Siz de en esnek koşu ve antrenman ayakkabısını deneyimlemek isterseniz, Ignite XT’yi tüm PUMA mağazalarında ve www.puma.com/ignite adresinde bulabilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Pozzo Ailesi ve Udinese&Granada&Watford Üçgeni


Bir bahis skandalı... Alt lige düşürülen köklü bir kulüp... Slovenya sınırına yakın, yaşlı nüfuslu bir şehir... Futbola yatırım yapmak isteyen bir sanayici ve İtalya'dan taşıp İngiltere ve İspanya'yı da kapsamaya başlayan bir başarı hikayesi. Giampaolo Pozzo ve Udinese isimleri bir arada anılınca akla gelen ilk ayrıntılar bunlar olsa gerek.

Bugün gelinen noktada Udinese'nin her sezon transferde yaptığı satışlar neticesinde çok büyük karlar elde ettiğini görüyoruz. Az harcıyorlar ancak çok kazanyorlar. Ayrıca Pozzo ailesinin (oğul Gino Pozzo'dan da bahsedeceğiz) Udinese haricinde İspanya'nın Granada ve İngiltere'nin Watford kulüplerinin de yatırımcısı olması, organizasyonun geldiği boyutu gözler önüne seriyor. Biz en başa gidelim ve bugüne nasıl gelindiğini çok da ayrıntısına girmeden görelim...

İşadamı Giampaolo Pozzo ile Udinese'nin yolu 1986'da kesişti. Genoa'dan sonra İtalya'nın en eski kulübü olan Udinese, kuruluşunun 90. yılı olan 1985-86 sezonunda karıştığı şike skandalı nedeniyle bir alt lige düşürüldü. Pozzo da bunu fırsat bilip kulübü satın alarak belki o dönemde kendisinin bile tahmin etmeyeceği bir serüvene yelken açmış oldu. İlk birkaç sezon elbette inişli çıkışlıydı ve Udinese Serie A ile Serie B arası mekik dokudu. Pozzo'nun o dönemde yaptığı yatırımla teknik direktörlüğe Nedo Sonetti'yi getirip kadroyu Antonio de Vitis, Guiseppe Minaudo, Angelo Orlando ve Antonio Paganin gibi isimlerle takviye etmesiyle birlikte istikrar da yakalanmış oldu. 

Siyah beyazlı kulübün ilk ciddi başarısı 1996-97 sezonunda geldi. O dönemde takımın teknik direktörlüğünü üstlenen Alberto Zaccheroni ile Serie A'yı Juventus ve Inter'in ardından üçüncü sırada bitirerek UEFA Kupası'na katılmaya hak kazandılar. Avrupa mücadelesine çıkan çıta, 2004-05 sezonunda Luciano Spaletti'nin teknik direktörlüğünde Şampiyonlar Ligi katılımıyla daha da yükseldi. 



Biraz da Gino Pozzo'ya dönelim. Giampaolo Pozzo'nun oğlu olan Gino Pozzo, 1994-95 sezonundan itibaren Udinese'de scouting organizasyonunun temellerini atan adam. Zaten yukarıda da okuduğunuz Zaccheroni ve Spaletti dönemiyle yukarıya doğru ivmelenen başarı eğrisinin altında da düzgün ve planlı scouting organizasyonu, dolayısıyla da Gino Pozzo'nun çalışmaları yatıyor. Şu anda kulüp bünyesinde ve outsource olarak 100'ün üzerinde scout görev yapıyor. Tabii ki scouting ile gelen planlı transfer yönetimi ve istikrar, Giampaolo Pozzo'ya bireysel bir başarı olarak da döndü ve 2007-08 sezonunda Serie A'da yılın en iyi kulüp başkanı ödülünü getirdi. 

Peki bu işin rakamsal boyutu nerede? Bunun tahmini tespitini yapabilmek için maalesef 90'lı yıllara kadar inemiyoruz. Transfermarkt sitesindeki verilere göre son on yılda ne olup bittiğine kabataslak bir bakalım.

2005-06 sezonundan itibaren Udinese'nin yaptığı transfer harcaması toplamda yaklaşık olarak 195 milyon Euro. Aynı sezondan itibaren yapılan oyuncu satışlarından elde edilen gelir ise yaklaşık 408 milyon Euro. Aradaki fark 213 milyon Euro. İşte bu muazzam bir başarının rakamsal boyutu.

Elde edilen bu gelirin ana kalemlerine de kısaca bir göz atalım:

Oyuncu                Alış Bedeli       Sonraki Kulübü     Satış Bedeli     Kiralama Gelirleri
Alexis Sanchez      3 Milyon €         Barcelona               26 Milyon €       Toplam 1.15 Milyon € 
Gökhan İnler          1 Milyon €         Napoli                     18 Milyon €        -
Kwadwo Asamoah  1 Milyon €        Juventus                  18 Milyon €        -
Antonio Candreva   500 Bin €          Lazio                       8,2 Milyon €      Toplam 3 Milyon €
Christian Zapata     500 Bin €         Villarreal                   9 Milyon €         - 
Mauricio Isla          525 Bin €          Juventus                  13,9 Milyon €      -
Medhi Benatia       Bedelsiz            Roma                      13,5 Milyon €      -
Samir Handanovic  Bedelsiz            Inter                       12 Milyon €         -
Luis Muriel            1,5 Milyon €      Sampdoria               10,5 Milyon €      - 
Roberto Pereyra     2 Milyon €        Juventus                  14 Milyon €        1,5 Milyon €
Allan                     3 Milyon €         Napoli                     11,5 Milyon €      -

Tabii ki bu isimler Udinese'nin yaptığı önemli transferlerin sadece bir kısmı. Bu tarz örnekleri çoğaltabiliriz. Ayrıca şu an kadroda bulunan Silvan Widmer, Emmanuel Badu, Bruno Fernandes ve Lucas Evangelista gibi oyuncular da kulübün elinde nasıl bir potansiyel olduğunu ortaya koymak için yeterli. 


Udinese'ye burada bir ara verelim ve gelelim işin Granada boyutuna... Giampaolo Pozzo'nun Granada'yı satın aldığı 2009 senesinde takım 3. ligde ve finansal sorunlarla boğuşuyordu. Pozzo'nun elinin değmesiyle birlikte daha ilk seneden (2009-10) 2. lige çıkmayı başardılar. Bir sonraki sene ise 2. ligde play-off oynadılar ve İspanya'nın en üst seviyesi olan La Liga'ya terfi ettiler. Bu transit geçiş, herhalde Granada'ya dokunan elin ne denli güçlü olduğunun göstergesi olsa gerek. 

Şu anda Udinese ve Granada arasında yoğun bir futbolcu alışverişi var. Aslen Udinese'nin oyuncusu olup kiralık olarak forma giydiği Granada'da parlayan oyuncular arasında Allan Nyom, Odion Ighalo, Guilherme Siqueira, Luis Muriel ve Orestis Karnezis gibi isimler var. 

Granada, sadece Udinese'den aldıklarını parlatmıyor. Kendi bulduğu potansiyelli oyuncuları da parlatıp Udinese'ye gönderiyor. Bunların arasında Gabriel Silva, Allan, Douglas Santos, Silvan Widmer, Naldo, Alexis Zapata ve Molla Wague gibi isimler var.

Tüm bunların haricinde bir de Udinese'ye hiç uğramadan Granada'nın bulup, daha yüksek bedelle doğrudan dışarıya sattığı oyuncular var. Bunların en önemlileri Yohan Mollo, Mikel Rico, Brayan Angulo, Yacine Brahimi ve Jeison Murillo... Bu, şu anlama geliyor: Granada sadece Udinese'nin oyuncularını parlatan, ekonomik olarak da sadece Udinese ve dolayısıyla Pozzo ailesine sırtını dayayan bir kulüp değil. Kendi başına değer yaratan ve bunu gelire dönüştüren bir kulüp. Tekrar rakamlara bakacak olursak, Granada'nın Pozzo ailesi tarafından satın alındığı yılın bir sonraki sezonundan itibaren (2010-11) transfere yaklaşık olarak toplam 40,7 milyon Euro para harcadığını, buna karşın oyuncu satışlarından da yaklaşık 44,1 milyon Euro kazandığının altını çizelim. Üstelik burada bir ayrıntı daha var. Örneğin Granada'ya 3 milyon Euro karşılığında kazandırılan Udinese'ye gönderilirken de 3 milyon Euro'ya gönderilmiş. Yani arada gösterdiği performansla değeri artmış olmasına rağmen bu değer artışı Udinese'ye yapılan satışa yansıtılmamış. Bu tarz oyuncular başka bir kulübe gönderilse Granada çok daha fazla gelir elde edebilirdi. 


Dönelim bir diğer yatırım olan Watford'a... Pozzo'ların Watford'u satın aldıkları 2012 yılında yaptıkları yatırım yaklaşık olarak 15 milyon Pound civarındaydı. Kulübün stadının yenilenmesi için de yaklaşık 18 milyon Pound tutarında bir para harcadılar. Gino Pozzo'nun başında bulunduğu bu projede üç yıl geride kaldı ve takım 2014-15 sezonundaki başarılı performansıyla İngiltere'de futbolun zirvesinde yer alan Premier Lig'e çıkmayı başardı. Şu anda Watford'un geldiği nokta rüya gibi. Gino Pozzo, henüz Championship'teyken yaptığı açıklamalarda Watford'un bir pilot takım değil, başlı başına bir proje olduğunu söyledi. Ki bu da Premier Lig ve Serie A'nın yayın ve reklam gelirleri, dünya çapında izlenirliği düşünüldüğünde işin gittiği doğal nokta aslında. Şu an Watford, önceliği Udinese'den alıp Pozzo ailesinin birinci önceliği haline gelmiş durumda. Tabii ki bunun etkilerini gözlemleyebilmek için takımın önce Premier Lig'de kalıcı olması gerekiyor. 

Watford da aynı Granada gibi bu zamana kadar Udinese'nin oyuncularının tecrübe kazanmasına yardımcı oldu. Ve fakat yine aynı Granada gibi kendi yetiştirdiği oyuncuları da ihraç etti. Bunun haricinde Watford'la Granada arasında da bir oyuncu trafiği var. Şu anda projenin para harcanan, yatırım yapılan ayağı Watford. Çok zorlu bir ligde tutunmaya çalışıyorlar ve kısa vadede para kazanmaktan çok, kalıcı olup uzun vadede kazandırma misyonu üzerlerine yüklenmiş durumda. Gino Pozzo için zor ancak başarılabilir bir sınav. Neler olacağını önümüzdeki dönemde göreceğiz.

Bir gün bir Türk kulübü de benzer işlere bu rollerden herhangi birini üzerine alarak girer mi bilemiyorum. Girerse doğru organizasyon ve planlı bir çalışmayla kalkınacağı kesin...

30 Temmuz 2015 Perşembe

Kardemir Karabükspor - Alanyaspor Maç İzlenimleri


Kardemir Karabükspor, yeni sezon öncesi Afyon'da sürdürdüğü ikinci etap hazırlık kampının ikinci hazırlık maçını Afyon Zafer Kupası kapsamında Alanyaspor'la oynadı. İlk maçta Giresunspor karşısında alınan bir yenilgi vardı fakat neredeyse tamamına yakını U21 takım oyuncularından kurulu bir kadroyla maça çıkıldığı için bu yenilgi çok da ölçü niteliği taşımıyordu. As oyuncuları ilk kez bir arada görmek ve uyumlarını test etmek açısından asıl önemli sınav Alanyaspor karşılaşmasıydı. 

Önce genel olarak yorumlayacak olursak, Karabükspor'un bu maçta sezon için umut verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle ilk yarıdaki etkili ve baskılı futbol, takımın fiziksel durumu daha iyi geldikçe maçların geneline yayılabilirse bu sezonu üst sıralarda tamamlamak mümkün olacak gibi gözüküyor. Teknik direktör Hüseyin Kalpar'ın elinde birçok hücum silahı var ve o da bu çeşitliliği inanıyorum ki en verimli şekilde kullanacaktır. Bu kadroyla çok değişik varyasyonlar, B ve C planları yapmak ve en önemlisi de bu planları oyuncu değişikliği yapmadan sahada uygulamaya koymak mümkün. Çünkü oyunculara baktığımızda tek bir mevkinin adamı olmadıklarını, birden fazla mevkiden oynayan versatil oyuncular olduklarını görüyoruz. Örneğin Simon Zenke'yi kanatta

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails