30 Eylül 2010 Perşembe

Sonuçsuz Efor / Glasgow Rangers:1 Bursaspor:0

Garip bir maç izledik dün televizyon başında. Ibrox'ta 3'lü gibi görünen ancak resmen 5'li olarak kapanan bir savunma hattı, ileride biri pırpır iki forvet oyuncusu ve yine savunma yönleri ağır basan 3 adet orta saha oyuncusu vardı Glasgow Rangers adına. Bir Rangers taraftarı olsam, kahrımdan ağlardım dünkü skora rağmen. Ki skor da şansa emanet edilmişti aslında. Golde Bursa savunmasından Ali Tandoğan ve kaleci Dimitar Ivankov'un yaptıkları hataların hakkını ödeyemez Rangers.

Bursaspor'a gelince, bildiğimiz düzende sahaya çıktıklarını söyleyebiliriz. Ortada Ergic-Svensson ikilisi yeni bir deneyim tabii. Ve bu maç için de gayet uygun seçimler. Ancak Rangers golü ve evsahibinin golden sonra oyunu kendi yarı sahasında kabullenmesinin ardından Ergic'in sakatlanarak yerini Insua'ya bırakması da Bursaspor'un işine gelmedi değil. Geride Svensson'un yanında pozisyon alan Insua, bu sezon ilk kez hakkında fikir verecek işlere imza attı ve oyunun tüm yükünü sırtlandı Bursaspor adına. Belki de Batalla'nın maçın başından bu yana yapması gereken buydu. Insua gibi sürekli olmasa da en azından zaman zaman Ergic-Svensson ikilisine yakın oynayıp orta sahadaki pas kabiliyetini arttırabilirdi. Ancak o, kalabalık Rangers savunması arasına sıkışıp kalmayı tercih etti. Insua'nın bir diğer olumlu katkısı da o oyuna girene kadar topa bir kez bile değmemiş olan ve inanılmaz silik bir oyun oynayan Ozan İpek'i de zorla oyuna dahil etmeye çalışması oldu. Ertuğrul Sağlam, Ozan'a nasıl 90 dakika katlandı anlayamadım. Adam top istemiyor, saklanıyor, soldan atakları da Vederson yapmaya çalışıyor. Turgay Bahadır çok daha erken oyuna alınıp, Ozan İpek kenara çekilmeliydi bana göre. Sercan kanat forvet görevini yerine getirebilirdi pekala.

Baskılı oynayan Bursaspor'un yaptığı bir diğer yanlış da kanatlara inmelerine rağmen hava toplarıyla gol aramaları oldu. Sercan, taş çatlasa 1.80 boyunda adam. Rakip savunma 3 tane uzun savunmacıyla oluşturmuş defansını. Kim kafa vuracak o toplara? Sercan'ın vuramadığını anlamak için 5 dakika yeter herhalde. Kanatlarda Volkan Şen bu kadar hırslı ve etkiliyken onun çizgiye kadar inmesini ve geriye, penaltı noktasıyla ceza yayı civarına top çıkarmasını sağlamak belki pozisyon zenginliğine olumlu etki edebilirdi. Nitekim, o noktaya tesadüfen düşen birkaç topta Rangers savunmasının nasıl dengesiz yakalanabileceğini gördük ancak ne yazık ki o anlarda da Bursalı oyuncular olmaları gereken noktada değillerdi.

Bir sözüm de Ertuğrul Sağlam'a. Kesinlikle ciddi bir imaj desteği alması lazım. Gayet fotojenik ve sporcu fiziğine sahip bir görüntüsü var ancak o giydiği takım elbiseler nedir öyle? Bildiğin şakirt takımı. Gereksiz derecede bol, bazen omzundan düşecek gibi görünüyor. Sanırsınız ki iri kıyım bir kardeşi var da takımı ortaklaşa giyiyorlar. İyi giyinmek zor değil. Üstelik etiket olması açısından da yararlı. Birisinin bu işlere bir el atması gerek.

Netice itibariyle Bursa baskılı oynamasına rağmen gerekli pozisyonları bulamadı. Rangers, Çanakkale geçilmezi oynadı. Maç tam anlamıyla garipti ve şanssız bir gol yüzünden Bursa kaybetti. Şimdi işleri daha da zor. Üst üste iki tane Manchester maçı. Sonra Valencia deplasmanı ve son olarak da Bursa'da Rangers maçı var. Çok zor görünüyor ama umarız ki bu maçlardan 3. olmaya yetecek puanlar çıksın.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Bir Salih Vardı

90'ların ortalarına doğru Beşiktaş altyapısı epey ışık veren bir genç çıkarmıştı. Salih Akkaya, özellikle Rasim Kara döneminde takımda şans bulup nispeten başarılı da olmuştu. Sonra ne olduysa, pek sesi çıkmaz oldu.

Benim gözümde Serdar Özkan'ın ilk sürümüdür. Aynı tarzda bir adamdır. Serdar kadar şans bulsa, kendisine fırsat tanınsa daha da başarılı olabilirdi belki. Bir şekilde olmadı.

Sonradan sonradan müziğe merak saldığını öğrendik. İyi de olmuş, fena değilmiş. Aşağıda bir video mevcut.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Bilica’ya Rağmen

Fenerbahçe, Kasımpaşa ile oynadığı lig maçını 6-2 kazandı. Fenerbahçe, kendisinden zayıf bir rakip bulduğu zaman çok fazla gol atabileceğini Manisa ve Antalya maçlarında göstermişti zaten. Gol yiyebileceği konusunda ise hiçbir şüphemiz yok. Başlıktaki adam sağolsun!..

Bilica’yı geldiği günden beri eleştiririm, Fenerbahçe’ye yakıştırmam, hem karakter hem de futbolcu olarak üst düzey bir takımda yer almasını anlayamam. Fakat bu akşam Bilica beterin beterinin de yine kendisini olacağını ispatlarcasına oyna(ma)dı.

Maç hakkında yazılacak bir şey yok aslında. İlk yarı savunma yapmayan iki takım ve daha 25. dakikada Fenerbahçe 3-2 önde. 2. Yarıda ise Alex zekasıyla 2 golü hazırladı, 1 tane de attı.

Ali Sami Yen’de kazanmak güzel, bilet-kontenjan oralara girmeden… Alpaslan Dikmen için açılan pankart anlamlı, Ultraslan’a edilen küfürlerin anlamsızlığına bulaşmadan… Dia çok etkili, Niang yüz güldürüyor, Alex’in bu sezonki en iyi maçı ve ilk 30 dakikadaki Emre dünyanın her takımında banko oynar. Golü de muhteşemdi.

Hepsini geçiyorum, bu takımda Bilica’yı istemiyorum. Resmen sabote etti maçı. O kadar adam kaçırmak nedir? Hadi onlar pozisyon hatası. Adam içinden geçiyor neredeyse, bizimkisi ayak uzatmıyor. Bilica bugün formasını bir daha almamak üzere Yobo’ya teslim etmiştir ve bu durum 6-2’lik galibiyetten daha güzeldir.

Bu arada Ali Sami Yen, 6 gol... Neyse... 2 hafta sonra başka bir deplasmanda acı çekmek üzere bugünü tamamladık... Savunma toparlanmazsa daha çok çile çekeceğiz gibi görünüyor.

BAŞARILAR...


Cüneyt Çakır için bu iyi dilekler. Kendisi, Çarşamba günü Rubin Kazan ile Barcelona arasında oynanacak Şampiyonlar Ligi mücadelesinde düdük çalacak.

Elit hakem kategorisinin altında bulunan Premier hakemler kategorisinde yer alıyor Cüneyt Çakır. Bir avantajı da Premier Gelişim departmanına yükselmesi. Yani Elit hakem kategorisine yükselmesi daha olası. Diğer Premier kategorisinde yer alan hakemler ile premier gelişim kategorisinde yer alan hakemler arasında böyle bir fark var. Yaşı itibariyle elit hakem olma şansı yüksek kendisinin.

Geçen sene Fulham – Hamburg Uefa Avrupa Ligi yarı final rövanş maçını da yönetmişti Cüneyt Çakır. UEFA kendisini çok dikkatle takip ediyor. Şampiyonlar Ligi de başka bir arena. Bir dönem Fenerbahçe maçlarını yönetemiyordu kendisi. Fakat bu sorun ortadan kalkınca, kendisinin büyük maçlardaki performansı göz önüne alındı ve yolu açıldı.

Bir Fenerbahçeli olarak kendisinden memnun olmam elbette söz konusu değil ama taraftarlığı bir kenara bırakıp futbolseverliğimle yorumluyorum gelişmeyi ve kendisine yürekten başarılar diliyorum.

Cana Kesik Yiyeceğine Mala Kesik Atılsın / Galatasaray:3 İBB:1

ilk 11'de çıkar çıkmaz farkını hissettiren, rakibi kendi yarı sahasından çıkarmayan, her yere koşmaya çalışan, mücadeleden kaçmayan, saklanmayan, sürekli dikine ve çabuk oynamaya çalışan ve bu özellikleri sayesinde yanındaki Ayhan'ın da rahatlayıp iyi oynamasını sağlayan Cana kesik yiyeceğine

Oyuna girer girmez farkını hissettiren, her aldığı topu geri pas olarak oynayan, ihtiyaç duyulduğunda birilerinin arkasına gizlenip top almaktan imtina eden, rakibe zevkle refakat eden, takımın ileride çoğalamamasının baş müsebbibi ve yanındaki Ayhan'ı da kolaylıkla bozan MALA kesik atılsın...

Galatasaray için dün akşamki maçın şifresi bana göre budur. İki oyuncu da sahada bulundu. İkisinin aynı anda sahada olmaması, aradaki farkı daha rahat görmemizi sağladı. Biri varken 3 farklı öne geçtik, diğeri girince gol yedik. Her şey bu kadar basit. Bu maçta Misimovic de her geçen gün takıma alıştığını gösterdi ve sorumluluk almaya başladı. Tabii daha yeterli değil. Şu haliyle devam edecekse pek bir faydası olmaz ancak bir performans eğrisi çizilse şu an yönü yukarı doğru olurdu herhalde. Ayrıca Serkan Kurtuluş daha çok oynasın. Sağ bek rotasyonunda Sabri ile birlikte düşünülecek yegane isim olsun. Baros bu tarz maçlarda oyun koptuktan sonra riske edilmesin, Kewell'ın yüzü gülsün, Arda dönünce ilerideki hat daha bir dengeli oynasın, Aydın böyle devam etsin vs. vs...

Unutmadan, ancak tartışmaya girdiği insanın saçını çekecek kadar erkek olabilen İBB'li Metin Depe sarı kartla resmen yırtmıştır. Hakemlerin gözlerini açması lazım artık...

25 Eylül 2010 Cumartesi

Yunanistan Ligi İddaa Tahminleri / (25-26 Eylül 2010 - 4. Hafta)

Bu sene güzel oranlar veren Yunanistan Süper Ligi'nin 4. hafta tahminlerini az önce aldım. Fena maçlar yok. Oranlar güzel. Sıradan gidelim...

261 Atromitos - Panserraikos / 1 - 1.50
280 Olympiakos - Asteras Tripolis / 1 - 1.10 (üst de denenebilir - 1.60)
281 Panathinaikos - Panionios / alt - 1.85
365 Iraklis - Kavala / 1 - 1.90
366 Larissa - Kerkyra / alt - 1.40
409 Aris - Ergotelis / alt - 1.45 (beraberlik de denenebilir - 3.50)
410 Xanthi - PAOK / X - 2.80 (daha garanti gitmek isteyenler alt yazabilir - 1.35)
433 ASK Olympiakos Volou - AEK / alt - 1.55 (ilk yarı beraberliği de yüksek bir ihtimal - 1.80)

24 Eylül 2010 Cuma

Jefferson Brezilya Milli Takımında

Brezilya milli takımı açıklandı. Yine iki tanıdık isim var. Birincisi Fenerbahçeli Andre Santos... Ancak diğeri Elano Blumer değil. Muhtemelen Dunga'nın görevden ayrılmasıyla birlikte Elano artık kolay kolay milli forma giyemeyecek.

Brezilya milli takımının ikinci tanıdık üyesi, birkaç sene önce ülkemizde Trabzonspor ve Konyaspor kalelerinde bolca çuvallayan Jefferson de Oliveira Galvao... Merak ediyorum, şimdi yine biz kıymet bilmemiş mi olduk?

STSL İddaa Tahminleri / 6. Hafta (24-25-26-27 Eylül 2010)

STSL tahminlerimizde fena gitmiyoruz. Neredeyse %80 başarı oranına sabitledik. Bu haftaki maçlara şöyle bir göz attığımızda, güzel oranlar yakalamanın hiç de zor olmadığı öngörüsünde bulunabiliriz. Sıradan başlayalım:

113 Bursaspor - Bucaspor

Bursaspor, haftaiçinde Glasgow Rangers karşısında zorlu bir Şampiyonlar Ligi maçına çıkacak. Yoğunlaşan fikstürlerini düşününce, Ertuğrul Sağlam'ın kadrosunu en ekonomik şekilde kullanmak isteyeceği sonucuna varabiliriz. O da zaten rotasyona gideceğinin sinyallerini veriyor. Ivan Ergic'in hafif sakatlığı vardı. Bu maçta oynayabilecek düzeyde ancak ben kendisinin haftaiçine saklanabileceğini düşünüyorum. Bucaspor'da ise önemli eksikler var. Sezon başından bu yana sürpriz gollere imza atan Orhan Ak yok. Orhan'ın yanı sıra Veli ve yeni transfer Dahmane de sakat. Mulemo ise şüpheli. Bülent Uygun kadro kurmakta zorlanacak bugün. Bucaspor iyi savunma yapıp evsahibini zorlayacaktır ancak Bursaspor maçı 2-0 gibi bir skorla alır diye tahmin ediyorum.

Tahmin:1 Oran:1.20


166 Gençlerbirliği - Ankaragücü

Bu hafta, sezonun ikinci teknik direktör infazı gerçekleşebilir. Cezalı Hurşut ve haftaiçi idmanda sakatlanıp 6 ay sahalardan uzak kalacak Curri olmadan sahaya çıkacak olan Gençlerbirliği, geçen hafta Kasımpaşa'ya karşı net bir galibiyet alan ve sakatların geri dönmesiyle de kendine gelmeye başlayan Ankaragücü karşısında. Bu iki takımın maçları, genelde taraftar desteğini arkasında daha çok hisseden Ankaragücü'nün üstünlüğüyle bitiyor. Bu hafta da avantajlı olan taraf sarı-lacivertliler. Gençlerbirliği'nde Ermin Zec'in durumu da belli değil. Oynamama ihtimali yüksek. Vittek'in dönüşü ve Sapara'nın da form tutmasıyla rahatlayan Ankaragücü, bu maçtan galip ayrılacaktır.

Tahmin:2 Oran:2.00


274 Beşiktaş - Antalyaspor

Beşiktaş, bu seneki güzel formuyla Antalyaspor karşısında maçın mutlak favorisi. Bunu bir kere kenara yazalım. Tabii Antalyaspor'u asla küçümsemiyoruz. Onlar da kendilerini bulmak üzereler yavaş yavaş. Özellikle Necati Ateş'in çok formda olması ve son 2 hafta alınan galibiyetlere direkt etki etmesi önemli bir ayrıntı. Beşiktaş galibiyeti işaretlenebilir ancak 1.20'lik oran biraz düşük. Antalyaspor forvet hattının bir gol bulacağını varsayarsak (ki muhtemelen bulacaklardır) bu maçın üst bitme olasılığını da ciddi ciddi değerlendirmemiz gerekir. Oranına da bakınca üst seçeneği en uygunu gibi görünüyor.

Tahmin:Üst Oran:1.50


275 Eskişehirspor - Gaziantepspor

Ligde umduğunu bulamayan iki takımın mücadelesi oldukça zor geçecek. Bahisçiler için de sonucu kolay kestirilemeyen bir maç. Eskişehirspor, kendi sahasında bir çıkış arayacak. Muhtemelen saldıracaklardır. Gaziantepspor ise en az Eskişehirspor kadar zor durumda. Üstelik bir de geçen hafta Bursaspor maçının yarıda kalmasının verdiği bir moral bozukluğu olacak üzerlerinde. Ben, bu maçın ağırlıklı olarak orta saha mücadelesi şeklinde geçmesini bekliyorum. Muhtemelen alt bitecektir. Hatta oran yükseltmek isteyenler beraberlik seçeneğini de ciddi olarak düşünebilir.

Tahmin: Alt Oran:1.60 (Beraberliğin oranı da 3.00)


363 Kayserispor - Trabzonspor

İki takım da geçtiğimiz hafta ummadıkları kayıplar yaşadılar. Bu hafta da birbirlerine düşmeleri şanssızlık oldu diyebiliriz. Kayserispor kendi evinde ancak seyirci desteğini olması gerektiği kadar alamıyor. Tribünleri doldursa da pek fazla gürültü yapmayan bir taraftar kitlesi var sarı kırmızılıların. Ayrıca 1-2 önemli eksikleri de olacak. Cangele'nin oynayıp oynamayacağı belli değil mesela. Trabzonspor'da ise Umut Bulut'a dikkat derim. Kayserispor'a karşı lig maçlarında toplam 8 golü var Umut'un. Bence ilk yarı beraberliği çok olası. Hatta maç da berabere biter.

Tahmin:X Oran:3.00 (Daha az risk için ilk yarı beraberliği 1.90'lık oranla oynanabilir)


364 Konyaspor - Kardemir Karabükspor

Karabükspor, bu senenin en önemli çıkış yapan 1-2 takımından biri. Golcüleri Emenike'ye çare bulabilen çıkmadı henüz. Geçen seneden öngördüğümüz bir durumdu tabii bu. Konyaspor da evinde etkili bir takım. Kendi sahalarında kolay kolay kaybetmeyeceklerdir. Muhtemelen sahadaki mücadele seviyesi üst düzey ve sert olacak. Üç ihtimale de açık bir maç ancak konuk takımın gol bulacağını varsayarak maçın da 2.5 gol üstüne taşınacağını tahmin ediyorum.

Tahmin:Üst Oran:1.75


423 Galatasaray - İBB

Son 3 maçını zor da olsa kazanan Galatasaray, kendi sahasında İBB karşısında da fire vermemek için oynayacaktır. İBB, Ali Sami Yen'de Galatasaray'ı zorlayan bir takım. Genelde iyi kapanarak oyunu beraberliğe bağlıyorlar. Galatasaray bu maçı tahminime göre zor da olsa kazanacaktır ancak bu sene hiçbir maçın ilk yarısını önde kapatmadıklarını ve İBB'nin de iyi savunma yaptığını düşünürsek ilk yarı beraberliği çok olası bir sonuç gibi duruyor.

Tahmin:İYX Oran:2.30


424 Manisaspor - Sivasspor

Manisaspor, geçtiğimiz hafta teknik direktör değişikliğinin meyvelerini aldı ve Trabzonspor'u deplasmanda 3-1 yenme başarısını gösterdi. Bu, şüphesiz hiçbirimizin beklemediği bir durumdu ancak takımın üzerine de olumlu etkileri olacağını kestirmek güç değil. Sivasspor, ilk haftalarda iyi başladığı ligde vasat sonuçlar almaya devam ediyor. Hissedilir bir düşüş içindeler. Manisa bence Aziza Makukula'nın da büyük ölçüde etksini arttırdığı hücum gücü sayesinde bu maçı kazanacaktır.

Tahmin:1 Oran:1.90


473 Kasımpaşa - Fenerbahçe

Haftanın enteresan maçlarından biri olmaya aday bir mücadele bekliyorum ben iki takımdan. Fenerbahçe'de küçük de olsa bir kadro sıkıntısı var. Yobo'nun iyileşmesi, Volkan, Semih ve Emre'nin sakatlıkları en önemli ayrıntılar. Aykut Kocaman için bir fırsat maçı bu. Aynı şekilde Yılmaz Vural da kurtuluşu bu maçta bulabilir ve kendisi hangi takımda olursa olsun, oyuncularını Fenerbahçe maçlarına iyi motive eden bir hocadır. Ben, bu maçta Kasımpaşa'nın bir sürpriz yapma olasılığının ciddi ciddi ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyorum. Evsahibi yenilmez seçeneği, 2.34'lük güzel bir oran sunuyor. Ancak daha da garanti bir sonuca varmak gerekirse üst seçeneği değerlendirilebilir.

Tahmin:Üst Oran:1.35 (Riske girmek isteyenler 2.34'lük 1X çifte şans seçeneğini oynayabilir)

23 Eylül 2010 Perşembe

Emenike Türk Vatandaşı Olsun...

10 Mayıs 1987 doğumlu... Yani 23 yaşında...

Geçen sezon Kardemir Karabükspor'a transfer edilirken gözetilen kriterlerden biri de yaşının Bank Asya 1. Lig'deki yabancı oyuncu kriterlerine uymasıydı. Peki bu kriterler neden mevcut? Ülkemize belli bir geleceği olan, potansiyelli ve mümkünse de uygun olması halinde devşirilip milli takımımızda oynatabileceğimiz yabancıların gelmesi için...

Milli takımda oynama prosedürü nedir, tam olarak ayrıntısını bilmiyorum. Ancak benim bildiğim kadarıyla Emenike, Nijerya milli takımının herhangi bir kategorisinde hiç forma giymemiş. Yani kendisinin de istemesi halinde Türk milli takımında forma giymesi için hiçbir engel yok. Ki kendisi de isteyecektir. Sonuç olarak hem Türkiye'yi, hem de formasını giydiği Karabük'ü çok seviyor. Üzerindeki ilgilden memnun ve en önemlisi henüz potansiyeline ulaşabilmiş değil. Yani gerçekten eğitmen ellerde, çıtayı yükselttikçe futbolunun üzerine koyabilecek bir oyuncu.

Baksanıza, adamın çektirdiği fotoğraf bile safi Türk işi :))

Türk yapılmaması için hiçbir sebep yok. Aynı şeyleri Orduspor formasıyla savunmanın ortasında ve sağında forma giyen, 22 yaşındaki Ganalı Jerry Akaminko için de düşünüyorum. Bank Asya 1. Lig'deki yabancı oyuncu kriterlerinin tüm amaçlarına uygun, mutlaka değerlendirilmesi gereken isimler bunlar. Emenike konusunda ısrarımı bu iş netliğe kavuşana kadar sürdüreceğim. Muhtemelen aynı durum, Akaminko için de geçerli olacak... Bu adamlar bize lazım...

22 Eylül 2010 Çarşamba

Aziz Yıldırım Cumhuriyeti

Fenerbahçelilerin bir Fenerbahçe Cumhuriyeti ifadesi var ya hani? İşte o ifadeyi artık Aziz Yıldırım Cumhuriyeti olarak değiştirebilirler gönül rahatlığıyla. Bugün Fenerbahçe Spor Kulübü'nün resmi sitesinden Aziz Yıldırım'ın ağzıyla yapılan açıklama bunu gerektiriyor.

Olay, bugün basını takip eden çoğu insanın duyduğu üzere Volkan Demirel'in düğünü ve Aziz Yıldırım'ın Ali Şen kaprisi üzerine kurulu. Bilmeyenler için tek cümle geçelim: Aziz Yıldırım, düğüne Ali Şen'in de katılması halinde gelmeyeceğini ve şahitlik yapmayacağını söylemiş, Volkan da Fenerbahçe'nin eski başkanı Ali Şen'i aramış ve düğüne katılmamasını rica etmiş. Olay baştan sona şımarıklık. Bu kompleksli ve medeniyetsiz hareketlerle hem spor camiasına rezil oluyorsunuz, hem de Volkan'ı arada bırakıyorsunuz.

Ancak Aziz Yıldırım Cumhuriyeti ifadesini kullanmamızı gerektiren durum daha başka. Bugün Fenerbahçe resmi sitesinde şu açıklama yer aldı:

"Milli kalecimiz Sayın Volkan Demirel’in dün akşam gerçekleştirilen düğün törenine, Fenerbahçe Spor Kulübü eski Başkanı Sayın Ali Şen’in katılmaması ile ilgili basında bazı haberler yer almaktadır. Öncelikle şunun net olarak bilinmesini isterim ki; "Düğüne Sayın Ali Şen gelmesin " gibi bir isteğim kesinlikle olmadı.

Sayın Şen’in de düğüne katılacağını ve aynı masada oturacağımı duyduğumda, bunu Sayın Volkan Demirel’e sordum, o da doğrulayarak kendisinin de düğüne davetli olduğunu söyledi. Ben de bunun üzerine; Sayın Şen davetli ise düğüne katılmayacağımı belirttim. Daha sonra Sayın Volkan Demirel beni aradı; Sayın Ali Şen’in düğüne gelmeyeceğini belirtip benden mutlaka katılmamı rica etti. Ben de bunun üzerine düğün törenine iştirak ettim.

Sayın Ali Şen, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski başkanlarındandır. 2007 yılında yaptığı bir açıklamada kendi deyimiyle benim kendisinden de büyük Başkan olduğumu ilan etmiştir. Ancak o tarihten sonra her fırsatta açık açık beni sevmediğini dile getirmiş ve bunun da ötesinde Profesyonel Futbol Takımımızın aldığı her kötü sonucun ardından basın karşısına geçen Sayın Şen, gerek şahsıma gerekse kulübümüze karşı zarar verir nitelikte, saygısız açıklamalarda bulunmuştur. Son olarak, camiamızın önemli bir değeri olan Sayın Aykut Kocaman’ı göreve getirme kararımızın ardından yaptığı açıklamalar, düğün günü de Sayın Kocaman ile ilgili sarf ettiği yakışıksız sözler ve yorumlar, hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır.

Kulübümüze zarar verecek nitelikte davranış sergileyen kişi her kim olursa olsun ben her zaman karşısındayım. Sayın Ali Şen’in, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski bir başkanı olarak belirli noktalarda her Fenerbahçeli gibi elbette ki eleştiri hakkı vardır. Bugün sadece Sayın Ali Şen değil diğer eski başkanlarımız da bazı noktalarda bizleri eleştirmektedirler. Ancak hiçbirisi Sayın Şen gibi bunu kulübe zarar verir nitelikte yapmamakta ve eleştirilerini basın karşısında bir şova dönüştürmemektedirler.

Eski bir yöneticimizin düğünü de dâhil olmak üzere bir takım davetlere Sayın Şen’in iştirak edecek olmasından dolayı katılmadım. Ama bunların hiçbirinde bu durumu basına haber verip malzeme yapmadım.

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne zarar verdiğini düşündüğüm insanlarla aynı ortamda olmak istememem benim en doğal hakkımdır. Bu olayı bunun dışında yorumlamak olukça da yanlış ve saygısızlıktır.

Saygılarımla,

AZİZ YILDIRIM
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ BAŞKANI"

Yazıya şu linkten ulaşabilirsiniz. Sonradan silinebilir tabii.

Şu hareket, Aziz Yıldırım'ın kendisini camianın nasıl da üzerinde gördüğünün kanıtıdır benim gözümde.

Laflara bakın:

"Zaten kendisi benim ondan büyük başkan olduğumu söylemişti"

"Beni sevmediğini açık açık dile getirdi"

Olay nasıl da şahsileştirilmiş. Nasıl bir ego savaşına döndürülmüş. Resmi site, kişisel bir husumet uğruna nasıl kullanılmış. Hoş, Aziz Yıldırım'dan daha rasyonel bir hareket beklemiyoruz tabii. Ancak bu kadarına da ayıp denir herhalde.

-Ali Şen düğüne gelmesin!
+Neden?
-Çünkü beni sevmiyor... O yüzden kulübe zarar veriyor.

Olay bundan ibaret...

Karşınızdaki insan, Ali Şen... Haa, Ali Şen'in şahsi bazı özelliklerini hiç tasvip etmiyorum ancak konu Fenerbahçe başkanlığıysa, iyi bir başkandı Ali Şen. Yani Fenerbahçe'ye zarar veren bir insan olarak gösterilmeye çalışılmasın da saçma. Aziz Yıldırım eğer mensubu olduğu camiaya zarar veren birilerini görmek istiyorsa Galatasaray camiasına, Hakan Şükür'e, Hakan Ünsal'a, Faruk Süren'e falan baksın önce...

20 Eylül 2010 Pazartesi

STSL'de Yılın Transferi Anket Sonuçları

Yılın en iyi transferi anketimiz sona erdi. Benim de oy verdiğim Ricardo Quaresma, yılın transferi olarak görünüyor şu anda. İşin aslını sezon sonunda göreceğiz. Tabii liglerin başlamasıyla birlikte futbol bloglarına olan ilginin de düşmesi, oylamaya katılımı olumsuz etkilemiş gibi görünmekte. Yine de elde ettiğimiz sonuçları yazalım.

1. Ricardo Quaresma - %40
2. Zvjezdan Misimovic - %28
3. Guti ve Mamadou Niang - %8

İlk 3 bu şekilde. Q7 oylamanın başından bu yana ilk sırada gitti. Misimovic'le birlikte en yakın rakiplerine epey bir fark attılar. Şimdilik gösterilen performanslara bakarsak da Quaresma hakikaten en isabetli olanıymış gibi duruyor.

Haftasonundan Kalanlar...

Gerek, evdeki internetin sorunlu oluşu, gerekse de haftasonu bilgisayarın başına pek oturamamış olmam nedeniyle pek bir şey yazamadım. O yüzden değinmek istediklerime tek bir başlıkta değineyim istiyorum.

Cumartesi akşam, Galatasaray üst üste üçüncü galibiyetini aldı Bucaspor karşısında. 4-2-3-1 falan yalan. Resmen 6-4 oynuyorlar. Mustafa Sarp ve Ayhan o kadar fazla gömülüyor ki, Bucaspor gibi bir takım bile çıkartmıyor Galatasaray'ı yarı sahasından. Peki kimle çıkarmıyor? Hemen Bucaspor orta saha elemanlarına bir göz atalım. Ragıp Başdağ, İbrahim Dağaşan ve Jerko Leko. Elle tutulur bir tek Leko var. Diğer ikisini at çöpe. Ancak bu adamlar Galatasaray'ı kendi sahasına hapsedebiliyor. Neden peki? Tamamen Mustafa Sarp ve Ayhan'ın vizyonsuzluğundan, korkaklığından ve beceriksizliğinden. Bakmayın Ayhan'ın gol attığına. O golde bile adamın ayağı bozuk zemine takılıyor da öyle dengeli bir şut atabiliyor. Yoksa kimbilir nereye gidecek o top. Kaldı ki, aslında işlerin nasıl da farklı olabileceğini Lorik Cana'nın oyuna girişiyle gördük. Cana oyuna girdikten sonraki 10 dakikada 3 pozisyon buldu Galatasaray. Maç başından bu yana toplam 3 pozisyonu var mıydı acaba? Bir de zeminin bahsi açılmışken biraz daha üzerine gitmeden olmaz. Adamlar sahada çim olmayan bölgeleri, kestikleri çimlerle kapatmışlar. Ve zemin fazlasıyla kayganlaşmış. Yama desen değil, takviye desen hiç değil. Tamamen kirlileri halının altına süpürmek gibi bir şey. Rezalet kısaca... Sonra "Misimovic kendini gösteremedi" oluyor. Ayrıca Rijkaard'ı Serkan Kurtuluş tercihinden dolayı kutlamak lazım. Ali Turan oynayacak diye aklım çıkmıştı. Serkan böyle oynasın, Sabri'yi de zorlar benim gözümde.

Dün, Karabükspor-Gençlerbirliği maçını da izlemeye çalıştım. Blogu takip edenler bilir, geçen sezon Karabükspor'un Bank Asya 1. Lig maçlarından bazılarını yazmıştım burada. Hemen hemen tüm maçlarını izlemiştim ve STSL'ye çıkacaklarına da emindim. Şimdi şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu seneki takım da geçen seneki havayı yakalamak üzere. Yeni futbolcuların çokluğundan dolayı bocalayan sistem, haftalar geçtikçe tekrar oturmaya başlamış. Çokça eleştirilen futbolcular bile bu sisteme uyum sağlıyor ufak ufak. Mesela Kerim Zengin... İlk haftalarda taraftardan tepki alan bir oyuncuyken şimdi o da aynı ahenge katılmış durumda. Yücel İldiz, şu anda ligde adamakıllı pas futbolu oynayan 2-3 takımdan biri yapmış durumda Karabükspor'u. Herkes Cernat-Emenike ikilisine takmış durumda. "Bu ikili, takımın %80'i. Birine bir şey olursa takım tepetaklak gider" mantığındalar. Böyle bir şey kesinlikle yok benim gözümde. Çünkü takır takır işleyen bir pas sistemi var. Evet, takımın girdiği pozisyonların çoğunda bu isimlerin imzası var ama ben bu ikilinin olmadığı maçları da biliyorum. Golü bir şekilde buluyor Karabükspor. Önemli olan savunmaları. İyi savunma yapsınlar yeter.

Bu arada Emenike mutlaka milli takıma kazandırılması gereken bir oyuncu. Henüz 23 yaşında ve bu ülkeye çok alışmış durumda. Oluru var mıdır, varsa nasıldır bilmiyorum ama türk yapılabiliyorsa yapılmalı muhakkak.

Haftanın maçı dün Kadıköy'de oynandı. Fenerbahçe çok iyi başlamadığı maçta 26. dakikada öne geçti ve golden ilk yarının sonuna kadar 4-5 tane daha çok önemli fırsatı harcadı. Derken yine bir "Aykut Kocaman Show" izledik. Saçma saçma oyuncu değişiklikleri ve rakibe 30 metrede top oynama imkanı vermek, Beşiktaş'a gol davetiyesi çıkardı. Neyseki kalede Volkan Demirel vardı. Kendisini sevmem ama şahane kaleci işte, yapacak bir şey yok. Beşiktaş da fazla gergindi dün. İlk yarıda 2 mecburi değişiklik yapmaları da Schuster'in planlarını değiştirdi. Nihat çok kötü. Aurelio tecrübeden dolayı doğru tercih. Eğer sakatlıklar falan olmasaydı Necip'le değişirlerdi herhalde. İnanmazsınız, Nobre bile bence doğru tercih. Bobo çok yıpranırdı dün ilk yarıda. Nobre daha dayanıklıydı ve Lugano-Bilica ikilisinin çıkamamasını sağladı. Fenerbahçe de özellikle ikinci yarıda geriye gömüldükçe gömüldü. Hatta bir anda Ankaraspor geldi gözümüzün önüne. Aykut da eski günleri özlemiş olsa gerek. Bir de maç sonunda "bu futbolla ligde her takımı yenebiliriz" demiş. Aykut Kocaman'ın saha kenarından ne gördüğünü ve bu şekilde nereye kadar dayanacağını merak ediyorum.

18 Eylül 2010 Cumartesi

Yunanistan Ligi İddaa Tahminleri / (18-19 Eylül 2010 - 3. hafta)

Yunanistan Süper Ligi 3. haftası bugün başlıyor. İlk 2 hafta tahminlerimiz %50 üzeri bir başarı oranı tutturmuş durumda. Çok da parlak sayılmaz aslında ancak sürpriz sonuçlar alındı. Bu da bahanemiz olsun. Bu haftanın tahminlerine geçelim...

263 Ergotelis - Xanthi / alt - 1.35
264 Iraklis - Larissa / X - 2.90
281 Kavala - Panathinaikos / 2 - 1.30
351 Kerkyra - Atromitos / 1 - 2.30
397 PAOK - Ask Olympiakos Volou / 1 - 1.20
395 Panionios - Aris / alt - 1.35
396 Panserraikos - Olympiakos Pireaus / 2 - 1.20
432 AEK - Asteras Tripolis / 1 - 1.20

Return Of The King / Trabzonspor:1 Manisaspor:3

Bugün Trabzon'da çoğumuzu yanıltan bir skorla karşı karşıya kaldık. Maç öncesinde tahmin yazımda Trabzonspor'un rahat kazanacağını ve hatta farka gideceğini yazmıştım, rezil oldum... Enteresan bir durgunluk vardı Trabzonsporlu futbolcularda. Belli ki Hayrettin Hacısalihoğlu'nun istifasıyla başlayan kriz takıma yansımış. Gerçi yansımaması da zor. Çünkü Şenol Güneş'i de yönetimin son anda istifadan vazgeçirdiği söylentileri mevcut. Umarız kısa sürede atlatırlar bu buhranı.

Şenol Hoca bugün biraz hatalı değişiklikler yaptı diyebiliriz. 2-1 mağlup durumdayken baskı kurması gerekirdi. Bunun için de oyunu kanatlara yaymalıydı. Ancak o, kanatlara daha yakın oynayan Jaja-Yattara ikilisini çıkarıp yerlerine Alanzinho ve Burak Yilmaz dahil edildi. Hadi Burak Yilmaz neyse de Alanzinho bence iyi bir seçim değildi. Jaja en azından bir 20 dakika daha kalmalıydı. Burak da Yattara kadar destek veremedi kanat hücumlarına. Genelde Manisa savunmasını göbekten delmeye çalıştılar. Doğal olarak da başarısız oldu bu denemeler.

Manisaspor'a gelince, teknik direktör değişikliğinin kendilerine yaradığını ve geçen sezonun gol kralı Aziza Makukula'nın Türkiye'ye yeniden gollerle merhaba dediğini gördük. Ayrıca Hikmet Karaman sistemi değiştirip cesur bir 4-3-3 hamlesi yapmıiş. Kalabane uzun bir aradan sonra sahada ve başarılıydı. Makukula daha çok gol atacaktır. Kaldığı yerden devam ediyor. Daha önceden de dediğim gibi, yeter ki kendisine top getirebilsinler.

17 Eylül 2010 Cuma

Süha N'oluyor? ..... Oynuyor!

Malum, Kasımpaşa sezona berbat bir başlangıç yaptı. Durumları şu anda epey vahim. Bir an önce bir çıkış arıyorlar ve üstelik stadlarında da bakım çalışmaları olduğu için iç saha maçlarını İnönü Stadı'nda oynuyorlar. İnönü Stadı'nın zeminin durumu malum. Patetes tarlasından hallice... Bu sebeple artık stadlarında oynamak istediklerini belirtip, federasyon yetkililerini RTE Stadı'nda teftişe çıkarmışlar. Ancak stadın durumu futbol oynamaya uygun bulunmamış. Bu durum, Kasımpaşa'nın her şeyi Süha Sidal'ın canını sıkmış ve beyefendi, Fenerbahçe maçını Ali Sami Yen Stadı'ndan oynamak istediklerini açıklamış. Hani şu zemini halı gibi olan ve geçen sene Süha Sıdal'ın gecekonduya benzetme terbiyesizliğini yaptığı stad... Şimdi ister istemez insanın içinden "n'oldu Süha?" diye sormak geçiyor. Daha dün çamur attığın stada işte böyle muhtaç olursun. İleri geri konuşmadan önce kendi çapını bir düşüneceksin.

Ha, bu arada belli ki Süha Sidal unutmuş ama Kasımpaşa'nın geçen sene çıkış yaptığı maçlarda da RTE Stadı zemininin berbat olduğunu bir köşeye not düşelim. Yani keramet zeminde değil sevgili Süha...

STSL İddaa Tahminleri / 5. Hafta (17-18-19-20 Eylül 2010)

Geldik 5. hafta maçlarına. Geçtiğimiz haftanın tahminleri başarılıydı genel olarak. Yalnızca 2 maçta yanılmışız. Diğer maçlarda güzel oranları tahmin etmişiz. Tabii bir de burada yaptığımız tahminleri iddaa kuponumuza yansıtmış olsaydık daha güzel olacaktı. Bundan sonra burada yazdıklarımı kuponuma da yazma konusunda daha hassas olmaya karar verdim. Geçelim bu haftanın tahminlerine...

118 Trabzonspor - Manisaspor

Trabzonspor, bu sezonun iyilerinden ve istim üzerinde bir takım. Formları her geçen hafta yükseliyor. Takım içi uyum had safhada. Hemen hemen her hafta güvenerek kuponlarımıza dahil ettiğimiz bir takım. Ki Şenol Güneş bizden de çok güveniyor olsa gerek, felaket derecede hücumcu bir kadro sürdü geçen hafta sahaya. Muhtemelen bu hafta da hücuma dönük bir takım izleyeceğiz. Manisaspor ise henüz puan alamadı ligde. Hakan Kutlu'nun istifası onlar için faydalı bir gelişme. Ancak yerine getirilen isim Hikmet Karaman... Mobil teknik direktör dediklerimizdendir kendisi. Kısa vadede bazı yaralara iyi gelebilir ancak uzun vadede daha büyük deformasyonlara yol açabilir. İlk maçında takım geçtiğimiz haftalara göre daha dirençli olacaktır ancak Trabzonspor karşısında direnebileceklerini zannetmiyorum. Gollü bir galibiyet alacaktır Trabzonspor.

Tahmin:1 Oran: 1.15 (Handikaplı 1 de oynanabilir. Oranı 1.65)


267 Ankaragücü - Kasımpaşa

İki takım da istedikleri sonuçları almakta zorlanan takımlar. Zaten puan cetvelindeki yerleri de bu durumu belli ediyor. Ankaragücü nispeten rahat tabii rakibine göre. Ancak kendi evlerinde henüz kazanabilmiş değiller. Kasımpaşa'nın da şiddetle puana ihtiyacı var. Savunma zaafı yaşayan iki takım da hücuma yönelik oynayıp gol bulacaktır. 3 ihtimale de açık bir maç ve üst seçeneği en uygun seçim gibi duruyor.

Tahmin:Üst Oran: 1.70


268 Sivasspor - Eskişehirspor

Lige iyi başlayıp kötü devam eden Sivasspor, kötü başlayıp kötü devam eden Eskişehirspor'u konuk edecek bu hafta. Zor maç. İki takım da bu maçı bir fırsat olarak görecektir. Bu durum maçı kilitleyebilir de. Beraberlik olasılığını daha kuvvetli görmekle beraber, dengenin de bozulabileceğini düşünüyor ve toplam 2-3 gol diyorum.

Tahmin:2-3 gol Oran:1.70 (ilk yarı beraberliği de 1.90'lık oranla tercih edilesi)


291 Antalyaspor - Kayserispor

Kayserispor, Şota'nın gelişiyle üzerindeki ölü toprağını atmaya başladı. Etkili ve göze hoş gelen bir oyun oynuyorlar. Sonuca gitmekte zorlanmıyorlar. Geçen seneki gibi tek adama da bağlı değiller. Antalyaspor ise sıkıntılı bir başlangıç yaptı. Aslen iyi kadroları var. Taraftarları önünde galibiyet almak isteyeceklerdir ancak stres hata getirir. Bu maçta zor da olsa Kayserispor'un kazanmasını bekliyorum.

Tahmin:2 Oran:2.10


292 Bucaspor - Galatasaray

İki tarafta da bolca eksik var sakatlıklardan dolayı. Ancak iki takım da dengeli kadrolara sahip bu sezon. Girenlerle çıkanlar denk gibi. Bucaspor fena takım değil ama yapabilecekleri sınırlı. Hücum oyuncuları arasında henüz tam bir uyum olmadığından gol bulmakta zorlanıyorlar. Galatasaray ise kazandıkça kendine geliyor. Bu hafta da İzmir'de Atatürk Stadı'nda hasret giderecekleri taraftarları önünde bir şekilde kazanacaklardır.

Tahmin:2 Oran:1.65


394 Kardemir Karabükspor - Gençlerbirliği

Karabükspor, yine kimsenin pek beklemediği performanslar sergiliyor. İlk 4 hafta itibariyle 2 galibiyet, 2 mağlubiyetleri var. Bu 2 mağlubiyetten biri Beşiktaş'a, diğeri de deplasmanda Kayserispor'a karşı. Yani normal ve ligdeki her takımın alması olası mağlubiyetler. Kendi evlerinde ne kadar etkili olduklarını ve Gençlerbirliği'nin de henüz ritmini yakalayamamış olduğunu düşünürsek, evsahibi galibiyeti 2.00 oranıyla cazip bir seçim olacaktır.

Tahmin:1 Oran:2.00


431 Fenerbahçe - Beşiktaş

Derbide tahmin olmaz derler ancak Beşiktaş gümbür gümbür geliyor. Çok fazla teknik taktik yazacak değiliz bu maç üzerine. O gün iyi olan kazanacaktır ancak şu anda iyi olan Beşiktaş gibi. En azından gollü bir maç izleyeceğimizi öngörebiliriz.

Tahmin:2 Oran: 2.70 (Riski azaltmak isteyenler 1.55'lik üst seçeneğine yönelebilir)


434 İBB - Konyaspor

Ali Sami Yen Stadı'nda yeni taraftar grubuyla ilk kez sahaya çıkacak İBB. Konyaspor, benim umduğumdan iyi gidiyor. Yeni bir takımlar ama Ziya Doğan etkisiyle güzel sonuçlar alıyorlar. Henüz kadro uyumu fazlaca sağlanmış değil ama. İki taraf da savunmacı yönüyle öne çıkıyor. Muhtemelen az gollü bir maç ve beraberlik göreceğiz.

Tahmin:X Oran:3.20 (İkinci seçenek tabii ki alt - 1.55)


475 Gaziantepspor - Bursaspor

Son şampiyon Bursaspor, yine Pazartesi-Cuma mesaisine devam ediyor. Enteresan bir durum bu. Federasyonun garip uygulamaları işte. Maça dönecek olursak, Gaziantepspor'un yine fazla hücum yapmadan, kontrollü oyun ve kontraataklarla gol arayacağını öngörebiliriz. Klasik Tolunay Kafkas ürkekliğinde bir oyun sergileyeceklerdir. Bursaspor ise haftaiçi aldığı ağır Valencia mağlubiyetinin yaralarını sarma derdinde olacak. Avrupa'da sonuçlar ne olursa olsun, ligde istikrarı bozmamaları gerektiğinin bilincinde bir hocaları var. Bu maçta da galibiyete yakın taraf olduklarını, en azından yenilmeyeceklerini düşünüyorum.

Tahmin:2 Oran: 2.05

Büyük Takım Olma Bilinci / Beşiktaş:1 CSKA Sofya:0

Bu akşam hepimiz çok rahat bir galibiyet bekliyorduk Beşiktaş'tan. Schuster de aynı şekilde düşünüyordu ki kadroda rotasyona giderek sahaya çıkardı takımı. Haftasonu oynanacak Fenerbahçe maçını düşününce mantıklıydı da bu rotasyon. Quaresma ve Bobo kenarda, Cenk tribünde; Hakan Arıkan, Hilbert ve Nobre gibi isimler sahadaydı.

İlk yarıdan çok fazla bir şey anlamadık. Rakip kapanan, çok koşan ve delicesine savunma yapan bir takım görünümündeydi. Beşiktaş da "maçı nasıl olsa alırım" havasındaydı. Savunmada fazla zorlanmadan, çok çok önemli pozisyonlar da bulamadan koca 45 dakikayı harcadılar. Tabii bunda sadece rakibi hafife almanın rolü yok. Quaresma olmadan oynayınca bu tarz bir boş bulunma hali normal. Ankaragücü maçında farklı galip gelmelerine rağmen yine bu tarz bir bocalama yaşamışlardı. Tabii Guti takıma alıştıkça bu sorun da aşılacaktır. Yeter ki sahada sorumluluk alan oyuncu alternatifi çoğalsın. Biri olmazsa diğeri sahneye çıksın. İlk yarıda Hilbert ve Holosko gibi isimler de aksayınca taraftar zaman zaman homurdandı. Biraz daha sabırlı olsalar iyi olacak aslında. Böyle giderse oyuncular strese girecek. Hata yapma lükslerinin olmadığını düşündükçe gerilecekler.

İkinci yarıda takım biraz daha toparlanmış bir hal aldı. Hilbert daha derli topluydu. Tek aksayan Ekrem'di. Ekrem sanırım bugün bir konsantrasyon sorunu yaşadı. Adam kaçırmalar, topu kontrol edememeler, dengesiz paslar... Hepsinden bir demet sundu bize. Gol geciktikçe takım biraz daha kendine geldi. Oyuna Quaresma ve Bobo alındı. Rakip, 60. dakikadan sonra yorgunluğun da etkisiyle epey bir oyundan düştü. Ve Beşiktaş özellikle bu dakikanın ardından sağlı sollu gelmeye başladı. Yalnız yalandan bir baskı değildi bu. Böyle maçlarda bir büyük takım nasıl oynamalıysa öyle oynadı Beşiktaş da. Gerçek anlamda baskı kurdu. Son zamanlarda böylesine bir baskıyı diğer büyüklerimizden fazla görememiştik. Zaman zaman bireysel hatalarla geride pozisyonlar verilse de aslında kontrollü bir baskıydı bu. Rakip ceza sahasına yakın alanda sabırla top çevirdiler. Guti-Ernst-Quaresma üçlüsü topu çok hızlı bir şekilde bir sağa bir sola çevirerek rakibi iyice sersemletti. Aslında gol için son dakika beklenmezdi ama rakibin kalecisi Mbolhi (ki Dünya Kupası'nda Cezayir kalesini de başarıyla korumuştu) buna izin vermedi. Çok zor pozisyonlarda harika kalecilik örnekleri verdi. Türk kalecilerinin %90'ında bulunan yan top sorunu konusunda ders niteliğinde çıkışlar yaptı. Ve bu kaleci Bulgar liginde. Bir an önce bizim takımlarımızın da el atması lazım bu adama. Mesela bir Kayserispor'a cuk oturur. Souleymanou gibi kaleci oynuyorsa Mbolhi gibisi gözü kapalı oynar.

Neyse, dönelim maça diyeceğim ama dönecek yer de kalmamış. Sabırla hücum ede ede son dakikada Ernst'in kafasıyla golü buldu Beşiktaş. Değerli bir galibiyet ancak ne olursa olsun, İnönü'nün zeminine derhal bir çare bulmak lazım. Böylesi teknik bir takımınız var ve iki pası düzgün yapana kadar gözünden yaş geliyor oyuncularınızın. Yapılan yatırıma, teknik ekiple futbolcuların da emeklerine yazık. Zemin düzgün olsaydı bu kadar zorlanmazdı Beşiktaş. Bakalım haftasonu nasıl bir derbi bizi bekliyor. Beşiktaş cephesi bugün yine ne kadar dengeli ve tehlikeli olduğunu gösterdi. Fener'i de pazar göreceğiz.

16 Eylül 2010 Perşembe

Koynumuzda Ajan Beslemişiz

Bugünkü gazetelerde ilginç bir haber var. 1993-94 sezonunda Fenerbahçe forması giyen Andreas Wagenhaus'un, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından önceki dönemde Doğu Almanya'nın istihbarat servisi Stasi için ajanlık, daha doğrusu muhbirlik yaptığına dair bu haberler...

Daha önce de Türkiye'de Galatasaray forması giymiş olan aynı jenerasyonun oyuncusu Torsten Gütschow'un ajan olduğunu öğrenmiştik. Wagenhaus, o ara Galatasaray'ın Falco Götz, Reinhard Stumpf ve Torsten Gütschow transferlerinde yakalanan başarı neticesinde Fenerbahçe'ye transfer edilmiş ancak bekleneni verememişti o dönemi görenlerin hatırlayacağı üzere... Enteresan günlermiş. Şimdi yine Doğu Alman kökenli Falco Götz'ün ülkeden ve rejimden kaçmak için milli maçın devre arasında arazi oluşunu, sonra bu tarz planlar yapan futbolcuları gammazlayan Gütschow'la Galatasaray forması altında buluşmasını falan düşününce "ne günlermiş" diyor insan ister istemez. Duvar yıkılınca ipini koparan soluğu burada almış belli ki...

Not: Gütschow da Hakan Şükür'ün başını yediği ilk santrfordur. Bu konuda bir derleme geliyor kısa zaman içinde...

12 Eylül 2010 Pazar

Sen Gittin Ya, Herkes Sana Benzedi!...

Leo Franco, bugün takımı Zaragoza'nın kendi sahasında oynadığı maçta Malaga'dan 34 dakikada 5 gol yemiş. 5-3 bitmiş maç.

Afiyet olsun....

Aykut da onun gidişinin ardından pek farklı işler yapmadı hani.

Stoperi Selçuk Şahin Olanın... / Kayserispor:2 Fenerbahçe:0

İşin kolayına kaçıp madde madde yazacağım.

* Bu haftanın maç tahminlerini yaptığımız yazıda bu maçla ilgili olarak yeni transfer Yobo'nun katılımıyla daha sağlam bir Fenerbahçe savunması izleyeceğimizi ve maçın ilk yarısının berabere bitebileceğini yazmıştık. Ayrıca ilk yarı beraberliğinin yanısıra toplam 2-3 gol bahsini önermiştik. İki tahminimiz de tuttu :)

* Yobo'nun katılımı, Fenerbahçe savunmasını daha dengeli ve güçlü hale getirdi ama bu durum Aykut Kocaman'a biraz gereksiz bir güven vermiş olacak ki, Kayseri'ye yedek stoper getirme gereği duymamış. Yobo sakatlanınca da stopere Selçuk Şahin'i aldı mecburen tabii. Tamamen saçma sapan bir teknik direktör hatası. İlhan, Bekir ve Bilica neden yok? Yoksa Aykut Kocaman "Önder orada olacak nasıl olsa" diye mi düşündü acaba...

* Alex yine ilk yarı oynayıp ikinci yarıya başlarken kenara alındı. Bu durum, Alex'in tüm dengesini alt üst ediyor belli ki. Bir maç var, diğerinde yok, bir sonrakinde 45 dakika vs... Bir türlü ritmini bulamıyor adam doğal olarak. Ve her geçen hafta daha da etkisiz.

* Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe taraftarı yakın bir gelecekte Alex ile Aykut Kocaman arasında bir seçim yapmak zorunda kalabilir. Aykut Kocaman tabii ki camianın en önemli isimlerinden, Fenerbahçe'nin efsane futbolcularındandır. Ancak gerek oynadığı süre, gerekse de takıma yaptığı katkı düşünülürse Alex, Aykut Kocaman'dan daha efsanedir. Lefter ayarındadır hatta...

* Alex çıkınca Fenerbahçe topa sahip olma konusunda büyük sıkıntı çekti. Emre hadi yine oyun karakteri nedeniyle bu açığı en çok kapatabilecek isimdi ama Cristian Baroni ne işe yaradı, neden sahadaydı bilemedim.

* Stoch ve Issiar Dia çok savruk. Stoch yine biraz daha gayretli. Savunma da yapmaya çalışıyor ama Dia sadece ayağına top geldiğinde koşuyor.

* Kayserispor çok güzel takım olmuş. Şota, geçen seneki takımın çehresini tamamen değiştirmiş, özgüven aşılamış.

* Jonathan Santana felaket etkili bir adam. Bugün Fenerbahçe orta sahasında oynuyor olsaydı skor tam tersi olabilirdi.

* Kayserispor'un 2. golünü çok beğendim. Ofsayttaki oyuncu, durumu farkedip topa hamle yapmadı. Geriden gelen Troisi de bunu sezip çok akıllı ve etkili bir koşu yaparak topu aldı, asistini de gayet güzel bir şekilde yaptı. Troisi ayrıca kilo almış, güçlenmiş ve yere sağlam basan bir oyuncu olmuş.

Netice olarak güzel maç oldu ve Kayserispor hak ederek kazandı. Fenerbahçe'de sorunlar genelde aynı. Aykut Kpcaman da ısrarla bunları çözmemekte direniyor. Bakalım nereye kadar gidecek böyle...

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails