
Hatırlarsanız, yönetim yaz aylarında Şenol Güneş'le görüşmüş, ardından Şenol Hoca'nın aralık ayına kadar boşa çıkamayacağı anlaşılınca Samet Aybaba ile anlaşma yoluna gitmişti. Bu durum, takımın aralık ayına kadar Samet Aybaba'da emaneten duracağının açık bir göstergesiydi ve bu yönde öngörüler geliyordu. Tabii Samet ismine de sert eleştiriler... Bunun üzerine geri adım atan Sadri Şener, bana göre doğru bir hamleyle Hugo Broos'u getirdi. Bugün halen daha Hugo Broos'un yararlı olabilecek bir teknik adam olduğunu savunurum. Ancak Belçikalı hocanın da aralık ayına kadar stepne olarak göreve getirildiğini belki de düşünemedik. Her türlü imkansızlık, yönetsel huzursuzluk, dışarıdan müdahele kendisine yaşatıldı. Netice itibariyle de yazın kurulan senaryo gerçekleşti ve Şenol Güneş takımın başına getirilmiş oldu. Şurası net: Şenol Güneş, bu kulübe en yararlı olabilecek hoca. Bakın, en iyi hoca demiyorum. Daha iyilerini de bulursunuz ancak şu anda Şenol Güneş'ten yararlısını bulabilmek için çokça kumar oynamanız gerekiyor.
Neyse, takıma geçelim ufak ufak. Aslında Şenol Hoca da birçok konuda doğruları bularak başladı işine. Şimdi de kadrosunu şekillendirmeye çalışıyor. İşte o kadroyu kademe kademe inceleyeceğiz şimdi.
Kalede 3 adet alternatif var. Tony Sylva, Tolga Zengin ve Onur Recep Kıvrak... Sylva, artık yaşını başını almış bir oyuncu olarak, iyice hantallaşan vücudunun da etkisiyle formsuz bir ilk yarı geçirdi. Son maçlarda da yerini gelecekte çok parlak bir kariyeri olacak olan Onur'a bıraktı. Önceki dönemin gözde ismi Tolga Zengin de alamadı kaleyi Onur'dan. Eh, kaleci mevzusundan da Şenol Güneş anlar herhalde bu ülkede en iyi. Muhtemelen ikinci yarıda Onur'la devam edip verim alacaktır. Hatta bu oyuncuyu daha üst kademelere de taşıyacaktır lig bitene kadar. Kalede sorun yaşanacağını sanmıyorum.
Savunmanın sağ tarafı çok sıkıntılı iken, bir anda düzeltildi ilk yarıda. Taraftarın günah keçisi Tayfun, Serkan Balcı derken bir türlü istikrar sağlanamamıştı. Sonradan alınan Ömer Aysan, burayı iyi kotardı. Tayfun sakatlandı ancak ihtiyaç halinde Serkan Balcı orayı gayet güzel yedekler. Hatta zorlanılırsa Song ve Giray da sağ bek oynatılabilir. Burası da sorunsuz. Sol bek olarak da iki iyi alternatif var. İlki Bundesliga takımlarının gözdesi Cale, diğeri de Galatasaray altyapısından yetişen Ferhat Öztorun. Lig ve kupa için yeterli bir rotasyon.
Savunma göbeği Song, Egemen, Giray ve ihtiyaç olması halinde Ceyhun Gülselam'a emanet. Burası biraz risk arz ediyor. Song ve Egemen, kadro dışıyken tekrar affedildiler mesela. Gençlerbirliği'nden İlhan Eker, tam Trabzon'a göre bir oyuncu bana göre. Buraya bir takviye yapılmalıydı. Song'un Afrika Kupası'nda olduğunu da düşünürsek, ikinci yarının ilk birkaç haftası baya zorlanacaktır Trabzonspor. Bu bölge için Galatasaray'dan Emre Güngör de düşünülebilirdi devre arasında. Bu şekilde belki de Emre ve Song arasında tarihin tekerrür etmesi de sağlanabilirdi.
Orta sahaya bakınca, bu bölgede bir hareket yaşandığını görüyoruz. Bir türlü verim alınamayan Tjükuzu, Diyarbakırspor'a kiralık verildi. Orta sahadaki boşluk da Sivasspor'dan Sezer Badur'la doldurulmaya çalışıldı. Sezer iyi oyuncudur. Koşar, hırslıdır, Trabzonspor taraftarının seveceği tarzda adamdır. Yaşı da müsaitken, uygun denilebilecek bir fiyata alınmıştır. Muhtemelen futbol bilincini de geliştirecektir. Aynı bölgede Ceyhun, Selçuk ve Colman alternatifileri de var tabii. Colman bu takımda kesinlikle kesilmemesi gereken bir oyuncu. Ligin en iyi çift yönlü orta sahalarından. Yanına da ilk alternatif olarak Selçuk yakışır. Göbekte 3 kişi kullanılacaksa da Colman ve Selçuk, Sezer'le desteklenir ve rakibe de top mop göstermez. Gerekirse de Ceyhun ve Serkan Balcı'yı kullanırsın hatta.

Takımın en büyük sorununu en sona sakladık. İlk yarıdaki maçlarda bol pozisyon bulan, ancak golü bulamayan bir Trabzonspor izlemiştik. Hatta UEFA'dan da bu yüzden elenilmişt diyebilirim. Umut ve Gökhan ikilisiyle sezona başlamak, çok cesur ve riskli bir karardı. Zaten risk de gerçekleşti ve bu ikili büyük tepki gördü. Gökhan zaten bir türlü takıma ve taraftara ısınamamıştı. Gönderilmesi yerinde bir karar oldu. Umut ise her şeye rağmen benim beğendiğim, sahada bulunduğu süre zarfından elinden gelenin en iyisini vermeye çalışan, ilk 11 için güvenilecek bir oyuncu olmasa da kadroda bulunması faydalı olan bir futbolcudur. İkinci yarıda aynı standardıyla oynayacaktır. Bir de Kolombiya'dan bir golcü alınmış. Teofile Gutierrez diye bir oyuncu. Normalde tanımıyorum ancak görüntülerine bakılınca, hem gol pozisyonuna girişi, hem de gol vuruşu olarak kendisinden çok söz ettirecek gibi. Tabii biraz fiziği zayıf. Bunu da belki süratiyle aşar. Neticede önceki takımında 52 maçta 41 gol gibi bir istatistik tutturmuş. Boş bir adam olmasa gerek. Bir de Fatih Tekke lafları var. Şu yazıyı yazarken "olmak üzere" diyordu haberler. Bilmiyorum, belki olmuştur bile. Ki bu transfer gerçekleşirse takımın sınıf atlayacağı bir gerçek.
Ben, ikinci yarının Trabzonspor açısından iyi geçeceğine inanıyorum. Savunma oyuncuları sakatlanmaz ya da sık sık cezalı duruma düşmezse lig bittiğinde sıralamadaki yerleri ilk 5 içerisinde olacaktır bana kalırsa.
0 yorum:
Yorum Gönder