
Lige çok kötü başladılar bir kere. Bu da aslında beklenen bir şeydi. Lige yeni çıkmışlardı ve kadroyu fazlasıyla şişirdiler. Şişirdikleri isimler de isim olarak tanıdık olsa da hep düşüşe geçmiş oyunculardı. Standart altı kalıyorlardı artık. Koray Avcı, Cenk İşler, Ali Güneş, Emre Toraman... Bu zamana kadar genelde ligde kalma savaşı veren takımlarda oynamış isimler bunlar. Bu sene de durum değişmedi tabii.
Devrenin ortalarına doğru Yılmaz Vural'ın takıma gelişiyle birlikte biraz toparlanma olmadı değil. Eh, Yılmaz Hoca da düşme hattındaki takımlarda çalışmış ve bu strese alışık bir teknik adam olarak ne yapması gerektiğini biliyor normal olarak.
Öncelikle bu takımın en büyük sorunu olarak yabancıları görüyorum ben. Şimdi TFF sitesinden eldeki yabancılara baktığımızda şu isimler var:
Andre Galiassi, Andre Moritz, Christian Keller, Diego Ruiz, Nourdin Boukhari, Petr Bolek, Petr Pavlik ve Martin Baran...
8 yabancı hakkı da dolu takımın. Peki kaçı oynuyor bunların? Benim bildiğim düzenli olarak oynayan ve katkı yapan Keller ve Moritz var. Hatta çizgileri biraz daha keskinleştirirsek Moritz haricinde adamakıllı yararlı olan bir yabancıları yok. Oysa isimler oldukça umut verici. Galiassi, takımın en büyük dertlerinden biri olan savunmaya ilaç olabilecek, Cluj takımında gayet istikrarlı bir şekilde oynamış bir oyuncu. Diego Ruiz keza doğru kullanıldığında TSL için iyi bir forvet. Nourdin Boukhari'yi anlatmaya bile gerek yok. Adamın Hollanda kariyeri yeter. Eh, madem oynatmayacaktın, kaleye Bolek denen adamı neden aldın? Say say bitmez...
Yine bu oyuncuların haricinde ligin potansiyelli oyuncuları Uğur Yıldırım ve Erhan Küçük'ü de unutmayalım. Bu ikili de şans bulamadı hiç. Oysa ikisi de yıldız adayı değil miydi? Sezon başında benim bu takım adına en çok umutlandığım oyuncuydu mesela Erhan Küçük. Şimdi sezonun ikinci yarısında büyük bir ihtimalle Bank Asya Ligi'nde oynayacak. Neden yararlanılamıyor bu adamlardan.
Neyseki Yılmaz Vural'la birlikte Moritz, Gökhan Güleç ve Cenk İşler belli bir ivme yakaladı da takım en azından orta sıralara yakın bir yerde tutunabildi. Yekta, Sancak ve Azar Karadaş'ın mücadele gücünü de es geçmeyelim. Bu çıkışta onların da katkısı var.
İkinci yarı için nasıl bir planlama içinde olduklarını tam takip edemiyoruz. Malum, medyada çok fazla yer bulamayan takımlardan biri Kasımpaşa. Ancak görülen kadarıyla şu kadro şişkinliğinden bir an önce kurtulmaları lazım. Oynamazsa huzursuz olacak çok adam var kadroda. Sedat Yeşilkaya, Yasir Elmacı, Ali Güneş... Bu oyuncular mutlaka oynamak ister. Ne kadarını oynatabilirler bilemiyorum. Bir de savunma mutlaka takviye istiyor eldeki yabancılar oynatılmayacaksa. Şu ana kadar Barış Başdaş umulandan iyi gitti belki ama alternatif olmadan nereye kadar? Bir de bugün Kayseri'nin kiraladığı kaleci Orkun, Kasımpaşa'ya cuk otururdu.
Sözün özü, Yılmaz Vural'ın işi zor olsa da elinde mücadeleci bir takım var. Kendi tecrübesi de azımsanmayacak derecede. Kasımpaşa lig sonuna kadar gelgitli bir şekilde takılır. Bence Denizlispor ligden düşecek takımlar arasında olacağına göre, geriye düşecek sadece 1 takım kalacağından dolayı Paşa'nın şansı var ligde kalma adına. Yine de düşme baskısını hep enselerinde hissedeceklerdir.
0 yorum:
Yorum Gönder