
Bugün sıra beni en çok zorlayan takımda. Hem şu anda okuduğunuz yazıyı yazarken zorlanıyorum, hem de geçen sezonun ikinci yarısında ve bu sezonun ilk yarısında aldıkları sonuçları anlamakta zorlanmıştım. Bunun da sebebi tabii ki alınan sonuçlarla kadro zenginliği arasındaki ters orantı ve bu ters orantının mimarı Mehmet Özdilek...
Kadro zenginliği dedim, sakın yanlış anlaşılmasın. Antalyaspor kadrosunun zengin olduğu falan yok. Gayet dar ve hatta ıskartaya çıkmış oyuncuları da içinde bolca barındıran bir kadro var Şifo'nun elinde. Aslında bu belki de kulüp adına doğru bir adımdı. Süper Lig'e çıkar çıkmaz bir dünya borcun altına girerek pahalı oyuncuları doldurmayı da biliyorlardır muhtemelen. Ne de olsa Antalya güzel şehir. Oyuncuların sıkılması imkansız. Bir Sivas değil mesela. Adı üzerinde. Antalya... İşte şehrin bu fiziksel avantajına rağmen, çok fazla para harcamadan kadro oluşturmayı tercih ettiler ve ekonomik olarak bir istikrar yakalama yoluna gittiler. Bugün yapılan naklen yayın ihalesinin ardından muhtemelen daha da artacak olan gelirleri sayesinde seneye daha cesur hamleler yapacaklarını öngörebiliriz.
Mehmet Özdilek'ten biraz bahsedecek olursak, genç teknik adamın kariyerindeki şu ana kadar yaşadığı en verimli dönemde olduğu gerçeğini inkar etmemiz imkansız. Öyle çok ahım şahım bir futbol oynatmıyor ancak tamamen gerçekçi bir taktik anlayışı var. Sert ve etkililer. Gerektiğinde oyuna tempo yüklemesi yaparak sonuca gitmeye çalışıyorlar, gerektiğinde de her şeyi ağırdan alıp rakibi uyutma yoluna gidiyorlar. Tabii ki her zaman tutmuyor hesapları ama elde daha ehil bir kadro olursa Mehmet Özdilek de düşündüklerini daha rahat bir şekilde yansıtacaktır sahaya.
Şimdi kadroyu ele alıp her şeyi ideal seviyede olacak şekilde revize etmeye kalkarsak, neredeyse tüm takımı baştan kurma planları kurabiliriz. Fakat devre arasında olduğumuz için ve Antalyaspor da bu sezonu bu şekilde geçirip ilk 10'a girerse çok başarılı sayılacağı için yorumlarımızı da mevcut şartlara uydurmaya çalışacağız.
Kaleden başlayalım. Elde 3 tane çok güvenilir kaleci var. İlk olarak yılların Barthez Ömer'i Ömer Çatkıç karşımıza çıkıyor; ki ilerleyen yaşına rağmen tecrübesini konuşturup kalede vasat üstü performans sergiliyor. Yedekleri de Hasan Sönmez'le Polat Keser. Hasan şu anda Süper Lig'de büyükler hariç her takımın kadrosunda bulundurması gereken tipte bir "yedek" kaleci. Eğer as kalecinizin başına bir hal gelmişse gözünüz kapalı teslim edersiniz kaleyi Hasan'a. Ancak asla ilk alternatif olarak düşünülemez. Bu bakımdan yeterli. Polat da en az Hasan kadar güvenilir, ancak yaşı daha genç olduğu için kendisini geliştirme şansını kaybetmemiş ve ilerleyen zamanlarda potansiyeline ulaşabilirse takımın kalesi için ilk alternatif olabilecek kalibrede bir oyuncu. Kısacası kale emin ellerde...
Sağ bek olarak Kerim Zengin, Musa Nizam ve gerekirse de Sedat Ağçay gibi isimler var. Aslında burada normalde sağ bek orijinli vasat üstü bir oyuncu olsa iyi olurdu derken Beşiktaş'tan Erhan Güven'i kattılar kadrolarına. Sezon başında takımdan ayrılan Uğur'un yeri dolmuş değil. Bakalım Erhan nasıl bir katkı yapacak. Kerim bu bölgede başarılı olabiliyor ancak ondan sağ açık olarak daha fazla faydalanılabilir. Genç oyuncu Musa Nizam da oynadığı zaman belli bir standardın altına düşmüyor. Aynen üstüne de çıkamadığı gibi...
Kadro zenginliği dedim, sakın yanlış anlaşılmasın. Antalyaspor kadrosunun zengin olduğu falan yok. Gayet dar ve hatta ıskartaya çıkmış oyuncuları da içinde bolca barındıran bir kadro var Şifo'nun elinde. Aslında bu belki de kulüp adına doğru bir adımdı. Süper Lig'e çıkar çıkmaz bir dünya borcun altına girerek pahalı oyuncuları doldurmayı da biliyorlardır muhtemelen. Ne de olsa Antalya güzel şehir. Oyuncuların sıkılması imkansız. Bir Sivas değil mesela. Adı üzerinde. Antalya... İşte şehrin bu fiziksel avantajına rağmen, çok fazla para harcamadan kadro oluşturmayı tercih ettiler ve ekonomik olarak bir istikrar yakalama yoluna gittiler. Bugün yapılan naklen yayın ihalesinin ardından muhtemelen daha da artacak olan gelirleri sayesinde seneye daha cesur hamleler yapacaklarını öngörebiliriz.
Mehmet Özdilek'ten biraz bahsedecek olursak, genç teknik adamın kariyerindeki şu ana kadar yaşadığı en verimli dönemde olduğu gerçeğini inkar etmemiz imkansız. Öyle çok ahım şahım bir futbol oynatmıyor ancak tamamen gerçekçi bir taktik anlayışı var. Sert ve etkililer. Gerektiğinde oyuna tempo yüklemesi yaparak sonuca gitmeye çalışıyorlar, gerektiğinde de her şeyi ağırdan alıp rakibi uyutma yoluna gidiyorlar. Tabii ki her zaman tutmuyor hesapları ama elde daha ehil bir kadro olursa Mehmet Özdilek de düşündüklerini daha rahat bir şekilde yansıtacaktır sahaya.
Şimdi kadroyu ele alıp her şeyi ideal seviyede olacak şekilde revize etmeye kalkarsak, neredeyse tüm takımı baştan kurma planları kurabiliriz. Fakat devre arasında olduğumuz için ve Antalyaspor da bu sezonu bu şekilde geçirip ilk 10'a girerse çok başarılı sayılacağı için yorumlarımızı da mevcut şartlara uydurmaya çalışacağız.
Kaleden başlayalım. Elde 3 tane çok güvenilir kaleci var. İlk olarak yılların Barthez Ömer'i Ömer Çatkıç karşımıza çıkıyor; ki ilerleyen yaşına rağmen tecrübesini konuşturup kalede vasat üstü performans sergiliyor. Yedekleri de Hasan Sönmez'le Polat Keser. Hasan şu anda Süper Lig'de büyükler hariç her takımın kadrosunda bulundurması gereken tipte bir "yedek" kaleci. Eğer as kalecinizin başına bir hal gelmişse gözünüz kapalı teslim edersiniz kaleyi Hasan'a. Ancak asla ilk alternatif olarak düşünülemez. Bu bakımdan yeterli. Polat da en az Hasan kadar güvenilir, ancak yaşı daha genç olduğu için kendisini geliştirme şansını kaybetmemiş ve ilerleyen zamanlarda potansiyeline ulaşabilirse takımın kalesi için ilk alternatif olabilecek kalibrede bir oyuncu. Kısacası kale emin ellerde...
Sağ bek olarak Kerim Zengin, Musa Nizam ve gerekirse de Sedat Ağçay gibi isimler var. Aslında burada normalde sağ bek orijinli vasat üstü bir oyuncu olsa iyi olurdu derken Beşiktaş'tan Erhan Güven'i kattılar kadrolarına. Sezon başında takımdan ayrılan Uğur'un yeri dolmuş değil. Bakalım Erhan nasıl bir katkı yapacak. Kerim bu bölgede başarılı olabiliyor ancak ondan sağ açık olarak daha fazla faydalanılabilir. Genç oyuncu Musa Nizam da oynadığı zaman belli bir standardın altına düşmüyor. Aynen üstüne de çıkamadığı gibi...

Orhan Ak ve Şenol Can, sol bek pozisyonundaki alternatifler. Sakatlık olmadığı sürece götürürler burayı. Ancak seneye bu oyuncularla yola çıkılmaz. Çok büyük bir yoklukta Korhan Öztürk de düşünülebilir bu bölgede.
Gelelim, ilk yarıda en umulmadık katkıyı gördükleri bölge olan orta sahaya. Burada takımın en büyük güvencesi Mile Jedinak ismi karşımıza çıkıyor. Avustralyalı oyuncu, Gençlerbirliği'nden kiralık ve ilk yarıda enfes bir performans ortaya koydu. Mutlaka bonservisiyle alınmalı. Savunmaya katkı yaptığı yetmezmiş gibi, takımın en çok gol atan oyuncusu da oldu yanlış hatırlamıyorsam. Kritik gollere imza attı. Yanında oynayabilecek oyuncu olarak pek bir alternatif yok. Sedat Ağçay, Hakan Özmert ve Ertuğrul Arslan oynayabilir göbekte Jedinak'ın yanında. Buraya da bir oyuncu alınmalı. Alınmayacaksa da benim önerim o devasa cüssesiyle Djiehoua'nın o bölgede değerlendirilmesidir. Antalyaspor'un Baptista'sı olabilir bu oyuncu. Bu meziyetleri var gibi duruyor. Enteresan bir oyuncu.
Kanatlara bakacak olursak, sol tarafta sakatlıktan başını alamayan, ligin kaliteli oyuncularından birisi Fatih Ceylan, Fenerbahçe'den kiralık Gürhan Gürsoy, Korhan Öztürk ve gerekirse Pini Balili'yi alternatifler arasında sayabiliriz. Yeterlidir. Lig sonuna kadar gider. Ancak seneye yeter mi bilemem. Bunu Fatih'in sakatlık durumu tayin edecek gibi. Sağ kanatta da Ali Zitouni var ilk alternatif olarak. Antalyaspor için bir nimettir Zitouni. Yedeği olaraksa Korhan düşünülebilir yine. Tabii Kerim Zengin'i de es geçmeyelim.
Forvet mevkisi enteresan isimlerden oluşuyor. Necati Ateş, Veysel Cihan, Tita, Djiehoua, Ahmet Kuru ve Balili... Say say bitmiyor. Bu kalabalıktan kurtulmaları lazım. Tita kiralık gelmişti Ankaraspor'dan. İlk yarıda katkısı da olmadı hani. Necati Ateş, beklenenden iyi bir performans sergiledi diyebiliriz. Açıldıkça daha iyi olacaktır. Djiehoua ile Necati bu bölgenin ilk alternatifleri bana göre. Tabii Djiehoua'yı orta sahada değerlendirirsek, Veysel'i de o bölgede düşünebiliriz. Ancak Veysel bu saatten sonra oyun sıkıştığında sonradan sahaya girip çilingir görevi görse daha makul olur. Balili de kontraatak futbolu oynanacak olan maçlarda düşünülmesi gerek bir isim. Hiç kimse olmadı, koyarsınız Ali Zitouni'yi, sizi hiç üzmeden görevini yapar.
Netice olarak, bu sezon bu çizgiyi sürdürmek için 1-2 transfer, bu takımı rahatlatır. Çok fazla tepeye de tırmanamazlar ama 12-13'ün altına da kolaylıkla düşeceklerini zannetmiyorum. Kısır, ama istekli bir kadro var. Mehmet Özdilek de Lucescu ekolüyle işi iyi götürüyor. Bence aynı çizgiyi koruyup, hafiften de önümüzdeki senenin hesaplarını yapmaları lazım.
0 yorum:
Yorum Gönder