
Bursaspor'la ilgili olarak söylenmesi gereken ilk şey, çok doğru bir teknik direktör seçimi yaptıklarıdır. Ertuğrul Sağlam, şu ana kadar Beşiktaş'ın başındaki dönemi hariç hep istikrarlı bir çizgide devam etmiş bir teknik adam. Hatta şöyle bir hatırlarsak ilk önce Samsunspor'da antrenör olarak başlıyor, teknik direktörlüğe terfi ediyor. Orada başarılı olup daha fazla imkanı olan Kayserispor'a geçiyor. Yani kariyer olarak ilerleme kaydediyor. Kayserispor'da başarılı olup birkaç sene çalışınca yine bir basamak atlayıp Beşiktaş'ın başına geçiyor. Bu ana kadar hep yukarı tırmanmış. Sonrasında da Beşiktaş'taki saçma yönetim anlayışının kurbanı olup Bursaspor'un başına geçiyor. Bu bir geri adım gibi görünse dahi, Bursaspor'da yaptıklarını göz önüne getirirsek, kendisini sürekli geliştirdiğini söyleyebiliriz. Ancak elbette ki eleştirilecek yanları da mevcut. Bunlara değineceğiz.
Aslında ilk yarı biterken kimse Bursaspor'dan böyle bir başarı beklemiyordu. İlk 6 iyi bir konum olacaktı ama onlar ilk yarıyı 3. bitirdiler. Hatta şansları biraz daha yaver gitse lider de bitirebilirlerdi. Yeşil beyazlılar, ilk yarı boyunca iyi bir performans sergiledi. Mücadele etti, inat etti ve kazanmayı bildi. Hatta ilk yarının büyük bir bölümünde en parlak oyuncuları olarak görünen Sercan'dan sakatlığı sebebiyle hiç faydalanamadılar ve Shin'in de takımı terketmesi sebebiyle maçlara forvette Turgay Bahadır'la çıkmak zorunda kaldılar. Ancak bu durum bile onların hızını kesemedi. Hatta zaman zaman işlerine geldi bile diyebiliriz.
İkinci yarıya başlarken, Bursaspor kalesinde Ivankov'u görmeye devam ediyoruz. Bulgar kaleci, büyükler de dahil bu ligde her takımda oynar. Yedeği de Yavuz. O da güvenilir bir isim. Bu mevki hakkında fazla da konuşmaya gerek yok. Sadece Ivankov'un yavaştan yaşlanmaya başladığını ve önümüzdeki sezon için arayışlara girilse fena olmayacağını laf arasına sıkıştırabiliriz.
Savunmanın sağ tarafında da yine ligin tecrübeli isimlerinden Ali Tandoğan yer almış ilk yarı boyunca. Başarılı olmuş da diyebiliriz. Ali'yi yedekleyen isimler Veli ve Tuna. İkisi de sağlam yedek. Tuna'yı göbekte de kullanabilirsiniz ayrıca.
Savunmanın sol tarafı, ne yazık ki kale ve sağ bek kadar sağlam değil. Sadece Mustafa Keçeli var ve Mustafa sol açık orijinli bir oyuncu. Mecburiyetten sol bek oynuyor. Sezon başında bir Amerikalı futbolcu getireceklerdi ancak son anda yatmıştı bu transfer. Devre arasında neden buraya etkili bir hamle yapmadıklarını merak ediyorum. En azından Gençlerbirliği'ne giden Alparslan Erdem düşünülebilirdi. Sol kanat çok baş ağrıtacak gibi...
Göbekteki ikili, bu sezonun istikrarlı oyuncularından Zapo ve Ömer Erdoğan. Ömer aslında çok potansiyelli bir oyuncu değildir ancak yanındaki oyuncuyla uyumu iyiyse belli bir sinerji yaratabilir. Nitekim bunu bu sene görüyoruz. Zapotocny hakkında fazlaca söze gerek yok. Beşiktaş'tan kiralık bir oyuncu ve kesinlikle takımın karakterine uygun. Hiç sırıtmadı. Tam Bursaspor'a göre bir futbolcu. Yedek olarak da Tuna, Serdar Aziz ve İbrahim var. Eğer çok sakatlık olmayacaksa bence yeterli bir rotasyon. Ayrıca Serdar Aziz'i de oldukça merak ediyorum. Daha fazla süre almalı belki de.

Neden tek forvetten yanayım? Cevabı Bursaspor forvetlerinde gizli. Sercan Yıldırım, Turgay Bahadır, Leonardo Iglesias ve Muhammet Demir... Turgay ve Iglesias, kesinlikle as kadroda düşünülecek oyuncular değil. Hatta bir de Iglesias yeni alındı. Neden alındı bilmiyorum. Ertuğrul'un eleştirileceği noktalardan biri bu işte. Gereksiz bir transfer yaptı. Onu alacağına Youla'yı bile alsa daha yararlı olurdu. Bu iki ismin haricinde bir de Muhammet Demir var. İnanılmaz yetenekli bir çocuk. Sercan'dan iyi olacak deniyor hatta. Ancak direkt ilk 11'e koymak için henüz erken. Ama mutlaka zaman zaman şans verilmeli. İşte bu sebepten dolayı, sürekli olarak ilk 11 çıkabilecek bir tek Sercan kalıyor geriye. Sercan da arkadan gelecek iyi bir destekle bu işi kotarır.

0 yorum:
Yorum Gönder