
Aslında benim gözümde, puan cetveli üzerinde hak ettikleri noktanın altındalar. Yani bir Antalyaspor, bir Kasımpaşaspor, bir İBB'den daha çok hak ettiler üst sıraları. Üstelik sezon başından bu yana yaşadıkları kadro sıkıntısına rağmen oldu bunlar. Takımın başındaki hoca Mesut Bakkal, yerliler içinde bu tarz takımlar için en ideal olanlardan biri. Ufuk Ceylan ve Sezer Öztürk konusunda yaşanan sıkıntıları da en güzel aşabilecek, takım oyununa önem veren bir hoca ve bu özelliğini de ilk yarı boyunca olumlu anlamda gördük.
Öncelikle kaleden başlayalım. Orkun ve İlker Avcıbay, takımı ligde taşıyabilecek kapasitede isimler. Gerçi Orkun'da bir uyum probleminden bahsediliyor ancak İlker de umulandan daha etkili çıktı. Orkun tekrardan tam randımanlı olarak kendisini takıma verebilirse sorun yaşanmaz bu mevkide.
Savunmaya bakınca, biraz sıkıntılı bir durum olduğu sonucuna varabiliriz ancak aşılmayacak bir durum yok. Oumar Kalabane, Dixon ve Burak Özsaraç bu bölgedeki birincil alternatifler. Aslında yeterli diyebiliriz bu oyuncular için ancak tabii ki sezon sonunda bir ayar çekilebilir. Defans bölgesindeki en büyük sorun, sol bek Eren Aydın'ın güvenilir bir yedeğinin olmayışı. Galatasaraylı Alparslan o bölge için iyi bir alternatif olabilirdi ancak o da Gençlerbirliği'ne gitti. Devre arasında çözülmesi gereken problemlerden biri sol bek problemi. Sağ tarafta Ferhat Çökmüş var ve bir istikrar yakaladığını söyleyebiliriz bu oyuncunun. Hatta Diyarbakırspor'dan da Şener Aşkaroğlu'nu aldılar. Bu bölgede yararlanılabilecek bir oyuncu Şener. Tabii ilk olarak orta sahada kullanılmaya çalışılacaktır.
Orta saha demişken, takımdaki en sorunsuz bölgelerden birinin orta saha olduğunu söyleyebiliriz. Tabii bu durum, klasik 4-4-2 oynanırsa geçerli. Neden diyecek olursanız, takımın bir forvet arkası oyuncusu yok. Aslında Sezer var. Ama o da "var ama yok" durumlarında. Kadro dışı olduğu için kendisinden yararlanılamıyor ve gönderilecek büyük olasılıkla. Mesut Bakkal kendisinden yararlanma yoluna girer ve Sezer de gerekli özveriyi gösterirse büyük güç katar Manisaspor'a. Ön liberolar gayet yeterli. Yiğit İncedemir, Güven Varol, Mehmet Nas ve Mehmet Güven... Hatta yeni transfer Şener burada da değerlendirilebilir. Mücadeleci bir orta saha rotasyonu var kısacası.

Yani bu oyuncular 4-4-2 için biçilmiş kaftan. Eğer ki tek forvet oynanacak olup, 4-2-3-1 gibi bir sistem benimsenecekse bir tane forvet arkası oyuncusu şart. Sezer bu iş için son derece yeterliydi ancak az önce de belirttiğim gibi, kendisini "şimdilik" bu kadro alternatiflerinde düşünemiyoruz.
Mesut Bakkal da Sezer'i kadro alternatiflerinde düşünmüyor olacak ki, 4-4-2'ye uygun bir santrfor olan Ersen Martin'i aldı geçtiğimiz hafta. Bu demek oluyor ki, Ersen'in oynaması halinde Manisaspor kanatları bol bol çalışacak ve gerek Ersen'le gerekse de Ersen'in indirdiği topları takip edecek olan İsaac, Ergin ve Yaser gibi oyuncularla sık sık gol aranacak. Böylece forvet hattını da az çok işlemiş olduk bu örnekle.
Olması gereken bu mudur yoksa değil midir bilemiyorum ancak bu kadro yapısı ile olabileceklerin en doğrusu bu gibi görünüyor. Üzerine düşülürse iş yapabilecek, bu sene ligde tutunabilecek bir kadro ancak oyun şablonu olarak seçeneklerin çoğalması için bir 10 numara transferi de fena olmaz gibi duruyor ilerleyen zamanlarda. İkinci yarıda muhtemelen çizgilerini fazla bozmayacaklardır.
Not: Bu arada bir de Gabriel adında bir oyuncu almak üzereler sanırım Malmö takımından. Transfermarkt'ta henüz kadroda görünmüyor. Ayrıca savunma oyuncusu ve sol ayaklı olduğu yazıyor. Stoper-solbek alternatiflerinden biri olarak düşünülüyor belli ki.
0 yorum:
Yorum Gönder