
Bu maç ile ilgili ne yazılabilir tam bilmiyorum. Politik, psikolojik ve sosyolojik makaleler yazmak için çok uygun bir maç. Maçtan öte bir insanlık olayı. Türkiye'de pek çok kez örneğine rastladığımız olaylardan bir demet sundu bize Diyarbakırspor taraftarı.
Ne olduğu belli olmayan Kürt açılımı(!)nın, Diyarbakır'da, ülkede yarattığı oranda bir sevinç, neşe, heyecan yaratmadığı çıkarımını pekala yapabiliriz. Tekrar Süper Lig'e dönmüş Diyarbakırspor'un taraftarını bu da heyecanlandırmamış. Şehre Fenerbahçe'nin gelmesi falan da...
Maçın analizini daha sonra yaparız ama Diyarbakırspor taraftarının yaptıklarına bir anlam yüklemek boynumuzun borcu. Maça sert ve sinirli başlayan bir Diyarbakırspor vardı sahada. Hakem de müsade ediyordu buna. Hatta Emre ve Kazım ilk 10 dakikada sarı kart görmüşlerdi. Fenerbahçe çekinmeye, Diyarbakırspor yüreklenmeye başlamıştı. Nitekim ardından gol de geldi. Maç 1-0 ve oyun ortada. Sahaya çakmak yağıyor. Pet şişeleri normal karşılıyoruz. Neyse. Maç 1-1 oluyor. Bu sefer taş yağıyor sahaya. İdrar dolu pet şişesini yine normal karşılıyoruz. Domates de atılıyor sahaya. Neyse ki devre.
Maç sonunda öğrendik ki Fenerbahçeli futbolcular devre arasında toplantı yapmışlar ve sonuç ne olursa olsun, ne durumlara düşülürse düşülsün, gerginliğin parçası olunmayacak diye karar almışlar. Bunda Aziz Yıldırım'ın Diyarbakır doğumlu olması da etkendir diye umuyorum. Ayrıca yine sonradan öğrendik ki canlı yayına yansımayan, polis ile taraftar arasında çatışmalar da olmuş ilk yarı boyunca.
Gelelim ikinci yarıya. Oyun yine ortada. Derken sahaya bir taraftar giriyor ve Fenerbahçe kalesine gol oluyor. Oyun bir süre duruyor. Çünkü taş ve çakmak atımı da devam ediyor. Maça tekrar başlanınca Fenerbahçe golü buluyor. Taş ve çakmak yağmaya devam ediyor. Diyarbakırspor yoruluyor. Fener pas yapıyor. Taş ve çakmak yine yağıyor. Sonra bir penaltı ve 3 oluyor. Maç da öyle bitiyor. Taş yağmaya devam ediyor. Kazım da onlardan bir tanesini hatıra olarak İstanbul'a götürecek sanırım. Kopamadı bir tanesinden...
Maç bitiyor. Taraftar dışarı çıkıyor. Taş yağımı karşılıklı bir hal alıyor. Polis taraftara, taraftar polise. Polisin etkili başka bir silahı da var. Biber gazı. Herkes nasibini alıyor her zamanki gibi. Bayılanlar, ağlayanlar. Ve şu saatte stadtan çıkamamış bir Fenerbahçe.
Diyarbakır somut adımlar beklediğini yine gösteriyor, "biz de varız!" diye bağırıyor. Kendisine dahi zarar vermek pahasına. Yalanlara karınları tok, çok net! Belki bu gece sabaha kadar çatışacaklar ama feryat etmekten vazgeçmeyecek Diyarbakır.
Evet, takıma çok zarar verdiler ve bizi futbol dışına çıkarttılar. Evet bir futbol maçına göre çok anlamsız bir sinir içindeydiler ve gereksiz işler yaptılar. Ama zaten bunu istediler. Futbol ya da her hangi bir şeyin içinde kalmak istemediklerini açık açık haykırdılar.

İkinci yarıda Diyarbakır oyundan düştü. Fenerbahçe pas yaptı. Diyarbakır oyundan da koptu malum sebeplerden. Fener de işine baktı ve Kazımla ikinci golü buldu. Emre'nin goldeki katkısı çok büyüktü. İlk golde de Emre atağın şekillenmesinde ki en önemli etkendi ve asisti yapan adamdı. Daha sonra tartışılabilecek bir penaltı ile 3. golü buldu Fener. Kaptan Semih attı golü. Direkten dönen iki top ve kaçan 1-2 net pozisyonla döndü Fenerbahçe Diyarbakır'dan. Pardon! Hala dönemedi!!!

3 maçta 9 puan. Fenerbahçe ve Galatasaray arayı açacak gibi bu sezon.
0 yorum:
Yorum Gönder