Maça başlarken forvette Nobre, sağ kanatta Tabata'yı görünce Schuster'in rotasyonla ilgili başının ağrıyacağını düşünmüştü herkes. Tabii ben de aynı fikirdeydim. Hadi Hilbert öyle çok özel bir adam değil Beşiktaş için ve Tabata orada onun şu aralar oynadığı kadar yararlı olabilir ama Bobo'yu Nobre'yle rotasyona sokmak biraz çılgınca gelmiyor değil. Hoş, bu adamı da bir şekilde dinlendirmen lazım tabii. Ancak Bobo dinlendiğinde oynayacak olan adam Nobre olunca kimsenin içi rahat etmiyor haliyle. Nobre her ne kadar 3 sene önceki haliyle kıyaslanınca çok geriye gitmiş olsa da bazı şeylerin abartıldığını düşünüyorum. Kanattan gelen bir takımda iş yapar kanımca. Ki bugün 2 tane yan topa kafasını uzatarak da bunu gösterdi. Hoş, ikincisi faul olmalıydı ama yine de Nobre bugün etkiliydi işte.
Bu aralar zaruretten kalede gördüğümüz Cenk, Hakan ve Rüştü tam olarak hazır olunca da sahaya çıkmaya devam ederse şaşırmamak lazım. En azından şu anda takımın birinci kaleciliğini hak ediyor. Ve her şeyi geçin, Beşiktaş'ın tam da ihtiyacı olan stilde bir kaleci. Zapo, İbrahim Toraman ve Ferrari gibi ağır adamların olduğu, önde kurulan ve arkaya sık sık adam kaçırma riskiyle burun buruna bir Beşiktaş defansının arkasında oynaması gereken kaleci Cenk ve benzer stilde bir kaleci olabilir ancak. Oyunu sürekli olarak ileride takip ediyor. Ayrıca işin enteresan tarafı, hiçbir pozisyonda gereksiz derecede ileride yakalandığını da görmedim. Hani öyle olsa aşırtma gol yiyebileceği pozisyonlarla karşı karşıya kalabilirdi. Misal bir Leo Franco öyle bir kaleciydi. Cenk, savunmanın arkasını süpüren bir kaleci olduğu kadar iyi de bir çizgi kalecisi aynı zamanda. Ki bunu bugün Emenike'nin kale sahası içerisinde yere doğru vurdurarak kaleye gönderdiği sert kafa şutundaki harikulade refleksinde de gördük. Sözün özü, iyi kaleci Cenk. Çok daha iyi olacak. Geçen sezon Denizli'deki hiçbir teknik direktör kendisini nasıl göremedi de Özden gibi bir kaleciyi oynattı anlayamıyorum.
Beşiktaş'ta Cenk'in haricinde dikkat çeken bir diğer oyuncu Zapotocny'di. Özellikle ikinci yarıda Karabük'ün hemen her atağında ismini duyduk.
Ernst-Guti-Necip üçlüsü de gitgide birbirine alışıyor ve her maç daha sağlam bir oyun ortaya koyuyorlar. Özellikle Guti lige alıştıkça bu ahenk daha da artacak gibi. Necip zaten her maç daha farklı, daha özgüvenli.
Tabata alışık olmadığı sağ kanatta oynamasına rağmen fena değildi bugün. Duran topları da etkili kullandı. Delgado'nun gidişi ardından pabucun pahalı olduğunu anlamış olsa gerek. Quaresma ise ilk yarıda Kerim Zengin-Şenol Akın ikilisi tarafından başarıyla durdurulurken, ikinci yarıda bu iki oyuncunun yorulmasını da fırsat bilerek çok etkili oldu. Zaten bir penaltı yaptırıp (bu da tartışılacak bir pozisyon) bir de güzel gol atarak maçı koparan isim oldu. Ancak Schuster nedense onu her maç fazlasıyla oyunda tutuyor. Biraz dinlense fena olmayacak gibi. Mesela bugün 60'tan sonra düşünülebilirdi.
Karabükspor'u ise bugün ligde ilk kez izleyebildim. İlk 2 maçlarını çeşitli aksiliklerden dolayı izleyememiştim. Bugün beni çok da şaşırtmayan bir Karabükspor vardı sahada. Tomic iyi kaleci. Yalnız savunma konusunda Yücel İldiz'in yeni alternatifler üretmesi lazım. Deumi çok tecrübeli ancak iki golde ve penaltıda onun hataları var. Tabii 2. golün faul olduğunu yine hatırlatmak lazım. Buna rağmen o pozisyon içindeki oyuncu Deumi olduğundan, hatayı da Deumi'ye maledebiliriz. Sağ bek Kerim Zengin, özellikle ilk yarıda Quaresma'ya nefes aldırmazken, hücuma da destek olmaya çalıştı. Ancak ikinci yarı yoruldu haliyle. Yine de bu çizgiyi devam ettirirse ligin diğer maçlarında etkili olacaktır.
Karabük orta sahasını genel olarak beğendim. Şenol Akın, kaptanlığın da getirisiyle olsa gerek, epey sorumluluk alıyor ve yeteneklerini de sergileme fırsatı buluyor. Göbekteki Birol ve Tozo da hem iyi top yapabiliyorlar, hem de iyi savunmada iyiler. Ancak aynı iyimserliği Fatih Ceylan için göstermek mümkün değil. Aslında bizim bildiğimiz Fatih Ceylan, bu takımın sol kanadında çok iş yapar ancak geçen sene yaşadığı ağır sakatlık kendisini etkilemiş. Geçen sezon bu takımın sol kanadında görev yapıp bu sezon başında gönderilen Sertan Vardar'ın yarısı kadar bile verimli olamıyor Fatih. Oraya da farklı bir alternatif düşünülebilir.
Cernat da biraz daha zamana ihtiyacı olanlardan. Ligin sertliği ona sıkıntı yaratacak gibi. Ancak uzaktan atacağı bir şut ya da araya bırakacağı toplarla çok maçta skora etki edecek gibi. Ayrıca Cernat'ın alternatifinin olmaması çok hoş değil. Şenol Akın bu bölgede düşünülebilir Cernat olmadığında. Cernat'ın hemen önündeki Emenike'yi ise fazla anlatmaya gerek yok. Yine bildiğimiz Emenike. Bu sene adından bolca söz ettirecek. Bugün yine güzel bir gol attı ve birçok pozisyonda Beşiktaş defansını çokça zorladı.
Netice olarak güzel bir skor aldı Beşiktaş bugün. Karabükspor da skora rağmen kötü bir görüntü vermedi. Özellikle skor 2-1'ken uzun süre oyunun kontrolünü ellerinde tuttular ve Beşiktaş'a zor anlar yaşattılar. Ancak elde yıldızlar olunca olay birden farklı bir boyut alabiliyor bugünkü gibi. Milli maç arası öncesi gayet iyi bir sonuç bu Beşiktaş açısından. Karabük'te ise maraton tribünün bir an önce bitirilmesi şart artık. Hem görüntü kötü böyle, hem de takımın oradaki taraftara ihtiyacı var.
Son olarak, alttaki fotoğrafla da yazıyı bitirelim. Bir yanda 1994 senesinde İzmit'ten Karabük'e gelen ve 5 sene boyunca (zaman zaman farklı takımlara kiralansa da) bu takımın futbolcusu olan Beşiktaş kaptanı İbrahim Üzülmez... Diğer yanda yine İzmit'ten gelen ve şu anda Karabükspor'un en sevilen oyuncularından olan Karabükspor kaptanı Şenol Akın.
0 yorum:
Yorum Gönder