
Aslında maç boyunca Beşiktaş'tan her an gol bekledim. Oyun, o yöndeydi. Beşiktaş bastırıyor, İBB 5'li savunmasıyla direnip çabuk adamlarını kontraatağa çıkarmaya çalışıyordu. Bu kontraatak girişimleri de ağır Beşiktaş savunması sayesinde genelde tehlikeli oldu. Özellikle Erhan Güven'in, kanadını bir türlü savunamaması ve sık sık ileride yakalanması nedeniyle soldan hücum etmeye çalışan İskender Alın, gerek ilk yarıda gerekse de ikinci yarıda birçok kez savunmanın arkasına sarkmayı başardı. Bu sarkışlardan birinde de, Ferrari'nin de yardımıyla, golü bularak Abdullah Avcı'nın taktiğinin işlemesini sağladı. Erhan Güven, az önce de dediğimiz gibi bugün kötü bir performans ortaya koydu. Hücuma yeterli katkıyı veremezken savunmada da Ferrari-Ersan-Üzülmez üçlüsünden kopuk oynadı. Savunmadan bahsetmişken, Zapotocny'nin çabukluğunun bugün arandığını da ekleyelim. Ancak Zapotocny aranırken, fazlalık olarak gördüğüm isim kesinlikle Ersan değil, Ferrari'dir. Bunun da üzerinde durmak lazım. Ferrari bugün çok pozisyonda ağır kaldı. Ersan'sa ilk maç için iyiydi. Özellikle top tekniği dikkat çekti. Hücuma çıkışları da bir savunmacı için iyi seviyede. Zapo-Ersan ikilisi güzel iş yapabilir.
Bugünkü kadroya dair söylenecek şeylerden en önemlisi bana göre Beşiktaş'ın sahaya dizilişiydi. Klasik 4-4-2 sistemiyle sahaya çıktılar. Savunmayı az önce saydık. Orta sahada sağda Hilbert, ortada Ernst ve Delgado, solda ise Quaresma (biraz daha serbest) dörtlüsü çıkarken forvette Nihat-Holosko ikilisi yer aldı. Bu, sezon başından bu yana oynanan ve başarılı olan dizilişten farklı tabii ki. Normalde 4'lü savunmanın önünde 2 orta saha oyuncusu (mesela Ernst-Necip), onların önünde de 3 adet hücuma dönük oyuncu (Nihat-Delgado-Quaresma) ve tek santrfor Bobo'yla çıkıyordu Beşiktaş maçlara. Bu kez 4-4-2 olunca ilerideki 2 forvetten Nihat, fazlasıyla silik kaldı. Yani forvette bir adam fazla olması takımı bir nevi eksik bıraktı diyebiliriz. Üstelik orta sahadan da bir adamın eksilmiş olduğunu düşünün, takım direncinde ve hücumda çoğalmada ne kadar sorunlar yaşandığını tahmin edebilirsiniz. Buna rağmen ataktı Beşiktaş. Atak olmasına ataktı ama net pozisyon bulmakta zorlandı. Bu arada bugünkü 4-4-2'ye dair bir detay daha, Quaresma eski sistemde sürekli kanat değiştirebiliyordu ancak bugün Hilbert'le hiç yer değiştiremediler doğal olarak. Bu da onun yaratıcılığını sınırladı tabii.
IBB ise yine bildiğimiz IBB. Geçen sene nerede bıraktıysak, orada tutunmuşlar. Kayseri yenilgisi ölçü olmasın. Bugün ellerindeki kadro nasıl oynamalarına izin verdiyse en iyisini yaptılar. İbrahim Akın da eski takımını yine boş geçmedi. Bu da ilginç bir ayrıntı tabii. Bütün sezon yatarsa da şaşırmam artık. Hasagiç de yine aynı şekilde dört dörtlük kalecilik yaptı bugün. Ama istikrar yok işte adamda. Mental yönden eksik. Bir sonraki maçta gidip 6 falan yiyebilir.
Bu arada Delgado ve Nihat'ın ıslıklanması hoş olmadı. Tamam, ikisi de çok etkisiz ve kötüydüler ancak bir durun yahu. Bu kadar kolay asmayın adamları. Bizim türk seyircisinin de huyu bu. Neyse, bu durumlar düzelmez. Alışmıştır futbolcular da.
0 yorum:
Yorum Gönder