
Yani günümüzde Sabri Sarıoğlu, Tayfun Cora veya Selçuk Şahin, taraftarları için ne ifade ediyorsa, kendi döneminde de Hakan Keleş odur. Edirnespor'da profesyonel olduktan sonra asıl çıkışını yaptığı Bursaspor'a transfer olup Ercüment'li Baljiç'li kadroda yer bulur ve Anadolu futbolunda Hakan Keleş fırtınası başlar. Bursa günleri güzeldir ancak stil olarak Galatasaray'lı Arif Erdem'e benzeyen bu futbolcu, soluğu 6,5 sezon oynayıp bir nevi bayrak adam olacağı Ankaragücü'nde almadan önce kısa birer Kayserispor ve Şekerspor turu yapar. Arif Erdem, benim gözümde Hakan Keleş'in biraz daha şanslı olanıdır. Şansı da genç yaşta Galatasaray'a gitmesidir. Tabii ki büyük takımda oynamanın faydasıyla mental olarak Hakan'dan gelişmiş olduğu için futbolunu da daha fazla gelişmiştir diyebiliriz. Ancak Hakan'ın da sezon boyunca ortalama 6-12 gol gibi bir ortalama tutturması, gerektiğinde sağ kanat, sıkışıldığında forvet oynaması, direkt rakip kaleye yönelmesi ve sürati gibi özellikleri, onu da oynadığı takımlarda Arif Erdem rolüne soyundurmuştur. 2001 senesinde bir ara Galatasaray'a transferi gündeme gelse de takasa gireceği oyuncu Ahmet Yıldırım'ın Beşiktaş'a gitmeyi tercih etmesi nedeniyle bu hayali gerçekleşememiş, Ahmet Yıldırım'la takasa giren oyuncu da Ayhan Akman olmuştur.
Hakan Keleş, Ankaragücü sonrası Antalyaspor ve Dardanelspor'da oynayıp futbol hayatına Çanakkale'de nokta koyduktan sonra 2007 senesinde tekrar yuvası Ankaragücü'ne dönüp, o dönemki teknik direktör, adaşı Hakan Kutlu'nun yardımcılığını yapmış fakat sonradan istifa etmek zorunda kalmıştır. Şimdi ne yapar bilinmez. Ancak yine de günümüzde özellikle Anadolu takımları için eksikliği hissedilen, kendi çapında istikrarlı, sarı saçlı ve (terleyince) kırmızı yanaklı bir futbolcudur.
1 yorum:
Benim gözümde Anadolu takımlarında oynamış en iyi futbolculardan biridir.
Yorum Gönder