Daha önce dünya ve avrupa liglerinden tanınan, nispeten daha meşhur çirkin futbolcuları kısaca tanımıştık. Şimdi sıra geldi bizim içimizden çıkan, kendi öz evlatlarımıza. Tabii ki bizim çocuklarımız da en az onlar kadar, hatta onlardan da çirkin. Üstelik bu konuda, örnek vermek gerekirse, David James'in yaptığına benzer hiçbir gayretleri yok.
Bu kez günümüzden geçmişe doğru gidelim istiyorum. Genç kuşağın en çirkinlerinden biriyle başlıyoruz: Sabri Sarıoğlu... Hepimiz hemfikirizdir sanırım bu konuda. Aranızdan kim Sabri'yi yanına alıp gece kulüplerine akmak ister ki? Yalnız öyle hemen gözü kapalı reddetmeyin. Sabri kardeşimiz bu tiple Sinem Kobal'ın kalbini çalmıştı bir ara. Demek ki neymiş? Sinem kızımız dış görünüme önem vermiyormuş. Evet, sanırım bunu rahatlıkla iddia edebilirim...
Bu kez günümüzden geçmişe doğru gidelim istiyorum. Genç kuşağın en çirkinlerinden biriyle başlıyoruz: Sabri Sarıoğlu... Hepimiz hemfikirizdir sanırım bu konuda. Aranızdan kim Sabri'yi yanına alıp gece kulüplerine akmak ister ki? Yalnız öyle hemen gözü kapalı reddetmeyin. Sabri kardeşimiz bu tiple Sinem Kobal'ın kalbini çalmıştı bir ara. Demek ki neymiş? Sinem kızımız dış görünüme önem vermiyormuş. Evet, sanırım bunu rahatlıkla iddia edebilirim...

Şu anda sahalarımızda fırtına gibi esen bir diğer çirkinimiz ise Beşiktaşlı İbrahim Üzülmez. Zaman zaman yapılan anketlerde Türkiye'nin en çirkin futbolcusu seçilme onuruna erişen İbrahim, aynı zamanda röportajlardaki hazırcevap tavrı ile de bu çirkinliğine bir sevimlilik katıyor. Hatta öyle ki, "boş zamanlarında ne yaparsın İbrahim?" sorusuna "kitap okumam" diye cevap verebilmiş bir insandır kendisi... Ayrıca sima olarak kelimenin tam anlamıyla korkunç olması kendisine yetmemekte, güne giden teyzeler gibi kestirdiği saçlarıyla da bu çirkinliğini soslamaktadır.

Evet, sözü Beşiktaş'tan açmışken, öyle devam edelim derim ben. Şimdi tahminime göre içten Beşiktaşlı herkesin sevdiği bir karaktere geliyor sıra: Ali Eren Beşerler... Ali Eren, bu konuda sanırım Beşiktaş'taki gelmiş geçmiş en başarılı örneklerden birisi. Bu arada unutmadan belirtelim ki; kendisi acı ama gerçek bir şekilde Steve Vai'ye benzemekte olan bir insandır..


Aslında Ali Eren, doğal görüntüsünün dışında çirkin pozlar da verebilen bir futbolcuydu. Gazetelerde çıkan fotoğraflarına insan bıkmadan sürekli bakabilirdi. Hoş, sonunda iştah falan kalmıyor ama yine de pek fazla benzeri görülmeyecek manzaralar bu bahsi geçenler:



"Recep'ten daha yakışıklı olduğum kesin!"
İşte bu açıklama üzerine oluşan derin ve korkulu sessizliği bozacak insan tabii ki gelmiş geçmiş en çirkin Beşiktaş futbolcusu Recep Çetin olacaktı:
"Ümit yakışıklıysa ben de Alain Delon'um"
Delişmen kişiliğini bir kez daha ortaya süren Recep, tartışmaya noktayı bu şekilde koymuştu.
"Ümit yakışıklıysa ben de Alain Delon'um"
Delişmen kişiliğini bir kez daha ortaya süren Recep, tartışmaya noktayı bu şekilde koymuştu.


İşte şimdi sıra bir efsaneye geliyor. Onu çoğu kimse hatırlamaz belki. Ama biz hatırladık. Aslında kendisini ayrı bir yazımızda daha detaylı inceleyeceğiz ancak burada anmazsak olmazdı. 80'lerin ilk yarısında siyah-beyazlı formayı giymiş bir efsaneyi hatırlayacağız: Tuğrul Şener... Nam-ı diğer Kör Tuğrul... Şimdilik onun hakkında söyleyeceğimiz tek şey, bir kafa topunda kalecinin parmağının gözüne girmesiyle büyük bir tehlike atlattığı ve buna rağmen futbola devam ettiğidir. Gerisini zaten duruşu özetliyor:
0 yorum:
Yorum Gönder