Onlar, futbolun korkunç yüzleri değiller aslında. Tamam, belki gece yolda yalnız yürürken karşılaşsak kendilerinden kaçacak delik arayabiliriz ancak yine de işin içinde belli bir ölçüde kontrollü bir sevimlilik var. Kimisi bilerek çirkin olmaya çalışıyor, kimininse elinde değil. Bu yazımızda yakın tarihimizdeki en çirkin futbolcular arasında kısa bir tur atacağız...


Aslında Amerika 94 Dünya Kupası, çirkin futbolcular bakımından en zengin organizasyonlardan biriydi. Düşününce, Ivanov'la birlikte vatandaşı Iordan Letchkov, ya da Amerikalı Alexi Lalas'ın o bakmaya doyum olmayan suratları hemen gözümün önüne geliyor. Yine bir defans oyuncusu olan Lalas, aslında isminden de anlaşılabileceği üzere yunan asıllı bir amerikan vatandaşı.

Bu seriyi devam ettireceğimizi eklemekle birlikte birazcık da günümüze doğru yaklaşalım istiyorum.


Oyuncunun çirkinini bulmakta üzerine olmayan kulüplerimizden Galatasaray'a daha sonradan portekizli ünlü sarışın zenci Abel Xavier ya da Hollandalı Ulrich Van Gobbel gibi bu listeye girmesi gereken oyuncular gelmiş olsa da hiçbiri Franck Ribery'nin eline su dökemezdi. Allah Ribery'nin görüntüsünden almış, yeteneğine ve hızına vermiş galiba. Ülkemizde bulunduğu birkaç aylık zaman diliminde öyle bir futbol oynadı ki, kimse onun bu çirkinliğini kendine dert etmedi. Franck ile birlikte aşağıda birkaç futbolcunun daha fotoğrafını göreceksiniz. David James, Ronaldinho, Wayne Rooney ve diğerleri... Oynadıkları futbol ne kadar güzelse, kendileri de o derece çirkin ve renkliler...




0 yorum:
Yorum Gönder