
Havalar soğudukça daha bir gereksinim duyuyoruz futbola. Her an futbol olsun, lig hiç bitmesin hisleri...
Ancak ne yazık ki bir hafta sonra ligin ilk yarısını geride bırakmış olacağız. Zirvede her hafta olduğu gibi dengeler yine değişti. Bakalım haftaya nasıl şekillenecek diyeceğim ancak Trabzonspor-Fenerbahçe maçını düşününce şimdikinden epey farklı bir sıralama görme ihtimalimiz çoğalıyor. 25 gollü 16. haftaya ait skorlar şöyle:
Antalyaspor 2 - 3 Galatasaray
İBB 1 - 2 Kayserispor
Fenerbahçe 3 - 2 Ankaragücü
Sivasspor 2 - 1 Eskişehirspor
Gençlerbirliği 1 - 1 Gaziantepspor
Diyarbakırspor 2 - 2 Kasımpaşa
Denizlispor 0 - 1 Trabzonspor
Manisaspor 1 - 1 Beşiktaş
Bu haftanın ardından Kayserispor geçen hafta oturduğu liderlik koltuğuna iyice bir kuruldu, kollarını bacaklarını daha rahat bir konuma getirdi ve "ben burada oturmaya devam etmek istiyorum" dedi. İBB ne olursa olsun zor bir rakip. Kaç gol yediklerine takılmayın. Yedikleri 25 golün 13'ünü iki maçta kalelerinde gördüklerini düşünürsek, geri kalan 14 haftada sadece 12 gol yedikleri gerçeğiyle yüzleşiriz ve savunmada aslında ne kadar başarılı olduklarını da anlamış oluruz. Buna rağmen Kayserispor bu haftayı da da kayıpsız bir şekilde atlattı ve son haftaya lider girmeyi başardı. Ariza Makukula, İBB karşısında da boş geçmedi. Gerçekten mükemmel bir son vuruşla topu ağlara gönderdi. Ancak haftanın golü başka :) Sanırım Tolunay Hoca için ayrı bir post gerekiyor. Bunu da ilerleyen zaman içinde ya ben ya da Gelipartt yapacaktır.
Bu haftanın ikincisi Fenerbahçe. Ankaragücü karşısında seyircisiz oynadıkları karşılaşmayı Güiza'nın son dakikalardaki golüyle kazanmayı bildiler. Futbol oynuyorlar mı? Hayır tabii ki ancak üst üste alınmış 3 mağlubiyetin ardından alınan bu galibiyette neden kötü futbol oynandı diye sormaz kimse. Bir an önce gideceklerin ve geleceklerin belirlenmesi lazım sarı lacivertlilerde. Bir de maçla ilgili konuşmak gerekirse, Ankaragücü'nün ikinci golünde Fenerbahç lehine verilmesi gereken ancak veirlmeyen bir faul var. Buna karşın yine Ankaragüüc tarafından son dakikada atılmış ancak çizgiyi geçmediği için sayılmamış bir de gol var. Hakemin en önemli iki hatası buydu.
Galatasaray bu hafta Antalya deplasmanından sağ çıkarak 3. sıraya çıktı. Maçın yorumunu uzunca yapmıştık zaten burada. O yüzden şimdilik geçiyorum.
Bursaspor'un bu hafta Ankaraspor'la oynaması gereken maçtan hükmen 3 puan alması nedeniyle Manisa deplasmanında 2 puan bırakan Beşiktaş, 5. sıraya gerilemiş oldu. Arka arkaya alınan bu iki beraberlik de siyah beyazlılardaki havayı biraz olsun bozdu. Camiada özellikle Nihat'a büyük tepki var ancak ben Nihat'ın o kadar da suçlu olduğuna inanmıyorum. Hele ki işin içinde Mustafa Denizli varken... Lige verilen ara, Beşiktaş için de zaman kazandırıcı nitelikte olacaktır.
Trabzonspor, Şenol Güneş'le birlikte gözle görülür bir özgüven kazandı. İki haftadır da kazanıyorlar. Ayrıca Şenol Hoca kadroyu daha efektif kullanıyor. Daha cesur. Hatta eski Şenol Güneş'ten de cesur. Meslek hayatının en olgun döneminde belli ki. Kenarda bir ağırlığı olduğunu her halinden belli ediyor. Bu çok büyük bir avantaj. Bu hafta da Fenerbahçe'yle oynayacaklar. Galibiyet gelirse Trabzonspor'da kendisini bir anda potanın içinde bulacak. Lige asıl zevk o zaman gelecek.
Haftanın en enteresan eşleşmelerinden biri de Gençlerbirliği ile Gaziantepspor arasında yaşandı. İki takıma da sempatim var. İkisi de güzel futbol oynamaya çalışıyor ve başlarında değerli futbol adamları var. Eh, maçın sonucu da kimseyi üzmeyecek cinsten. Ayrıca Gaziantepspor'da Beto'nun haftalar sonra bir şeyleri hatırlamaya başladığını görmek güzel.
Sivasspor, nihayet kazandı. Eskişehirspor karşısında 2 savunma oyuncusuyla 2 gol buldular ve 3 puanı hanelerine yazdırdılar. Böylelikle kümede kalma hattıyla aralarındaki fark da 3'e inmiş oldu. Muhsin Ertuğral, lige alıştıkça ve verilen arayı iyi değerlendirip yararlı transferler yapabilirse bu takımı ligde tutacaktır.
Haftanın denk güç mücadelelerinden biri de Kasımpaşa ve Diyarbakırspor arasındaydı. Zevkli geçmiş skordan anladığımız kadarıyla. Son dakika golü Kasımpaşa'yı üzmüş olmalı. Ayrıca son haftaların formda oyuncusu Cenk de kırmızı kart görerek Yılmaz Hoca'yı hayal kırıklığına uğratmış.
Haftanın Takımı: Galatasaray
Haftanın Futbolcusu: Abdul Kader Keita
Haftanın Golü: Bobo
Haftanın Hayal Kırıklığı: Nihat Kahveci'nin üzerinde kurulan psikolojik baskı
Haftanın Olayı: Colin Kazım'ın bahis skandalına adının karışması
Ancak ne yazık ki bir hafta sonra ligin ilk yarısını geride bırakmış olacağız. Zirvede her hafta olduğu gibi dengeler yine değişti. Bakalım haftaya nasıl şekillenecek diyeceğim ancak Trabzonspor-Fenerbahçe maçını düşününce şimdikinden epey farklı bir sıralama görme ihtimalimiz çoğalıyor. 25 gollü 16. haftaya ait skorlar şöyle:
Antalyaspor 2 - 3 Galatasaray
İBB 1 - 2 Kayserispor
Fenerbahçe 3 - 2 Ankaragücü
Sivasspor 2 - 1 Eskişehirspor
Gençlerbirliği 1 - 1 Gaziantepspor
Diyarbakırspor 2 - 2 Kasımpaşa
Denizlispor 0 - 1 Trabzonspor
Manisaspor 1 - 1 Beşiktaş
Bu haftanın ardından Kayserispor geçen hafta oturduğu liderlik koltuğuna iyice bir kuruldu, kollarını bacaklarını daha rahat bir konuma getirdi ve "ben burada oturmaya devam etmek istiyorum" dedi. İBB ne olursa olsun zor bir rakip. Kaç gol yediklerine takılmayın. Yedikleri 25 golün 13'ünü iki maçta kalelerinde gördüklerini düşünürsek, geri kalan 14 haftada sadece 12 gol yedikleri gerçeğiyle yüzleşiriz ve savunmada aslında ne kadar başarılı olduklarını da anlamış oluruz. Buna rağmen Kayserispor bu haftayı da da kayıpsız bir şekilde atlattı ve son haftaya lider girmeyi başardı. Ariza Makukula, İBB karşısında da boş geçmedi. Gerçekten mükemmel bir son vuruşla topu ağlara gönderdi. Ancak haftanın golü başka :) Sanırım Tolunay Hoca için ayrı bir post gerekiyor. Bunu da ilerleyen zaman içinde ya ben ya da Gelipartt yapacaktır.
Bu haftanın ikincisi Fenerbahçe. Ankaragücü karşısında seyircisiz oynadıkları karşılaşmayı Güiza'nın son dakikalardaki golüyle kazanmayı bildiler. Futbol oynuyorlar mı? Hayır tabii ki ancak üst üste alınmış 3 mağlubiyetin ardından alınan bu galibiyette neden kötü futbol oynandı diye sormaz kimse. Bir an önce gideceklerin ve geleceklerin belirlenmesi lazım sarı lacivertlilerde. Bir de maçla ilgili konuşmak gerekirse, Ankaragücü'nün ikinci golünde Fenerbahç lehine verilmesi gereken ancak veirlmeyen bir faul var. Buna karşın yine Ankaragüüc tarafından son dakikada atılmış ancak çizgiyi geçmediği için sayılmamış bir de gol var. Hakemin en önemli iki hatası buydu.
Galatasaray bu hafta Antalya deplasmanından sağ çıkarak 3. sıraya çıktı. Maçın yorumunu uzunca yapmıştık zaten burada. O yüzden şimdilik geçiyorum.
Bursaspor'un bu hafta Ankaraspor'la oynaması gereken maçtan hükmen 3 puan alması nedeniyle Manisa deplasmanında 2 puan bırakan Beşiktaş, 5. sıraya gerilemiş oldu. Arka arkaya alınan bu iki beraberlik de siyah beyazlılardaki havayı biraz olsun bozdu. Camiada özellikle Nihat'a büyük tepki var ancak ben Nihat'ın o kadar da suçlu olduğuna inanmıyorum. Hele ki işin içinde Mustafa Denizli varken... Lige verilen ara, Beşiktaş için de zaman kazandırıcı nitelikte olacaktır.
Trabzonspor, Şenol Güneş'le birlikte gözle görülür bir özgüven kazandı. İki haftadır da kazanıyorlar. Ayrıca Şenol Hoca kadroyu daha efektif kullanıyor. Daha cesur. Hatta eski Şenol Güneş'ten de cesur. Meslek hayatının en olgun döneminde belli ki. Kenarda bir ağırlığı olduğunu her halinden belli ediyor. Bu çok büyük bir avantaj. Bu hafta da Fenerbahçe'yle oynayacaklar. Galibiyet gelirse Trabzonspor'da kendisini bir anda potanın içinde bulacak. Lige asıl zevk o zaman gelecek.
Haftanın en enteresan eşleşmelerinden biri de Gençlerbirliği ile Gaziantepspor arasında yaşandı. İki takıma da sempatim var. İkisi de güzel futbol oynamaya çalışıyor ve başlarında değerli futbol adamları var. Eh, maçın sonucu da kimseyi üzmeyecek cinsten. Ayrıca Gaziantepspor'da Beto'nun haftalar sonra bir şeyleri hatırlamaya başladığını görmek güzel.
Sivasspor, nihayet kazandı. Eskişehirspor karşısında 2 savunma oyuncusuyla 2 gol buldular ve 3 puanı hanelerine yazdırdılar. Böylelikle kümede kalma hattıyla aralarındaki fark da 3'e inmiş oldu. Muhsin Ertuğral, lige alıştıkça ve verilen arayı iyi değerlendirip yararlı transferler yapabilirse bu takımı ligde tutacaktır.
Haftanın denk güç mücadelelerinden biri de Kasımpaşa ve Diyarbakırspor arasındaydı. Zevkli geçmiş skordan anladığımız kadarıyla. Son dakika golü Kasımpaşa'yı üzmüş olmalı. Ayrıca son haftaların formda oyuncusu Cenk de kırmızı kart görerek Yılmaz Hoca'yı hayal kırıklığına uğratmış.
Haftanın Takımı: Galatasaray
Haftanın Futbolcusu: Abdul Kader Keita
Haftanın Golü: Bobo
Haftanın Hayal Kırıklığı: Nihat Kahveci'nin üzerinde kurulan psikolojik baskı
Haftanın Olayı: Colin Kazım'ın bahis skandalına adının karışması
0 yorum:
Yorum Gönder