Mehmet Demirkol'un bu haritayı yayınlamasıyla ve gösterdiği tepkilerle beraber, konu gündemimize girdi. Üstüne bir de Şükrü Saraçoğlu'nun stad listesinde isminin yer almaması Fenerbahçe'yi harekete geçirdi. Ağır suçlayıcı ifadeler de barındırıyordu Fenerbahçe'nin açıklaması. TFF de hemen bir cevap yayınladı ve Fenerbahçe'nin "büyük"lüğünü sorgulamaya kalktı.
Sorun yok aslında. Bu memlekette klüpler ve TFF bazı dönemler birbirleriyle çatışırlar. Ayrıca iyidir de çatışmak. Doğruyu bulma konusunda bir kamuoyu yaratacaktır veya en azından fikir oluşturacaktır.
Sonra ortaya çıkan hadiselerden daha çok durumun vehameti ile ilgilensek iyi olacak. Bu memleketin doğusu ile batısı arasında bir gelişmişlik farkı olduğu açık. Göç oranlarından, işsiz sayılarından, bebek ölümlerinden anlaşılmıyor madem, şu yukarıdaki haritaya bakılsın bir zahmet.
Haritada nasıl bir yoğunlaşma var, görüyoruz. Güneydoğu'yu geçtim, Kuzeydoğu'dan bile ses seda gelmesine izin verilmemiş.
Stad, konaklama ve ulaşım gibi kriterlerden ötürü seçimlerin böyle yapıldığını ve normal olduğunu belirtti Mahmut Özgener. Destek bekledi.

İtalya ve Fransa rakiplerimiz. Stad, ulaşım ve konaklamaya bakılacaksa sadece, zaten şansımız yok. Ama yeni bir yüz olarak Türkiye, bu şampiyonayı hak edebilir vaziyettedir. Ama bu şampiyona yapılırsa Türkiye'nin şampiyonası mı olacaktır?
Önümüzde 6 yıl var ve biz Güneydoğu'daki karmaşayı bitiremeyeceğimizi ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz oradan gerçekleşen göçü durduramayacağımızı ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz orada yaşanan bebek ölümlerinin önüne geçemeyeceğimizi ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz oraya insanlara istihdam sağlayacak yatırımları yapacak gücümüz olmadığını ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz oraya bu süre içinde karayolu ve demiryolu ulaşımı için gerekli düzenlemeleri yapamayacağımızı ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz oraya yurtdışından çok sayıda turist geldiğinde onların konaklamasını sağlayamayacağımızı ilan ediyoruz.
Önümüzde 6 yıl var ve biz "ora"nın, "bura"larla aynı olmadığını ilan ediyoruz.
Bu elbetteki sadece TFF'nin sorunu değildir. Bu bir devlet meselesidir. Siyaset meselesidir. Spora siyaset girmeli midir? Evet.
Türkiye'yi bölmek isteyenlere karşı her gün birlik mesajı vermek değildir siyaset, 2016 Avrupa Şampiyonası'na ülkenin doğusunu da katabilmektir.
Güçlü ordu, güçlü Türkiye sloganları atmak değildir devletin gücü. İstense de istenmese de güvenliği, ulaşımı, konaklamayı sağlayabilmektir.
Siyaset işin içine girmiştir ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne(!) zarar vermiştir.
Batı Türkiye'nin Euro 2016 adaylığı hayırlı olsun!..
(Farklı düşünceleri olanlar yorumlarını paylaşırsa güzel olacaktır)
0 yorum:
Yorum Gönder