
Biraz geç bir maç yazısı oluyor ama ancak fırsat bulabiliyorum. Bu yüzden de fazlaca ayrıntıya girmeyeceğim. Ayrıntılara zaten birçok yerden ulaşmışsınızdır. Sadece ufak tefek kırılma noktaları ve benim için önemli olan maddeyi sıralayacağım:
* Maç öncesi Galatasaray taraftarında oluşan tedirginlik, maç bittiğinde yerini güven ve umuda bıraktı. Kewell, Elano, Leo Franco ve Keita gibi yıldız isimlerin olmadığı bir günde gençlere pek güvenen yoktu. Aslında Sturm Graz maçında pek de umut vermemişti bu gençler ancak Trabzonspor maçı farklı oldu.
* Arda Turan Bosna Hersek maçından bu yana kaptanlığını unutmuş, kendi sahada aklı başka yerdeydi. Dün 90 dakika müthiş oynadı. Sorumluluk aldı. Pres yaptı. Top dağıttı. Asist yaptı. Gol attı. Dün tam kıvamındaydı Arda.
* Maçın parlayan ve inisiyatif alan isimlerinden biri de Caner Erkin'di. Sol açık orijinli bir oyuncu olduğu, geldiğin günden bu yana üzerine basa basa vurgulanıyor. Dünkü maçta ilk kez mevkisinde oynadı ve neler yapabildiğini gördük. Golü harikaydı. Zaten Rijkaard da maçtan sonra Caner'in ofansif özellikleri kuvvetli bir oyuncu olduğunu vurguladı. Nasıl Sabri 25'inden sonra gerçek bir hücumcu bek olma yolunda adımlar atmaya başlamışsa, Caner'den de Sabri'nin sol bek versiyonu elbette olur.
* Kaleci Aykut da dün fena değildi. Ama olmayacak pozisyonları çıkarırken, yan toplardan başını belaya sokmuyor mu, işte o noktada tükeniyor.
* Emre Aşık futbolu bıraktıktan sonra altyapıda görev alsın. Oyunu o kadar iyi biliyor ki. Fizik olarak vasatın altında. Çabukluğu falan kalmamış ama öyle yerlerde ayak koyup öyle yerlerde araya kendini atıyor ki, hiçbir kusur bulamıyorsunuz. Bu bilgisini gençlere aktarmalı.
* Maç öncesi Galatasaray taraftarında oluşan tedirginlik, maç bittiğinde yerini güven ve umuda bıraktı. Kewell, Elano, Leo Franco ve Keita gibi yıldız isimlerin olmadığı bir günde gençlere pek güvenen yoktu. Aslında Sturm Graz maçında pek de umut vermemişti bu gençler ancak Trabzonspor maçı farklı oldu.
* Arda Turan Bosna Hersek maçından bu yana kaptanlığını unutmuş, kendi sahada aklı başka yerdeydi. Dün 90 dakika müthiş oynadı. Sorumluluk aldı. Pres yaptı. Top dağıttı. Asist yaptı. Gol attı. Dün tam kıvamındaydı Arda.
* Maçın parlayan ve inisiyatif alan isimlerinden biri de Caner Erkin'di. Sol açık orijinli bir oyuncu olduğu, geldiğin günden bu yana üzerine basa basa vurgulanıyor. Dünkü maçta ilk kez mevkisinde oynadı ve neler yapabildiğini gördük. Golü harikaydı. Zaten Rijkaard da maçtan sonra Caner'in ofansif özellikleri kuvvetli bir oyuncu olduğunu vurguladı. Nasıl Sabri 25'inden sonra gerçek bir hücumcu bek olma yolunda adımlar atmaya başlamışsa, Caner'den de Sabri'nin sol bek versiyonu elbette olur.
* Kaleci Aykut da dün fena değildi. Ama olmayacak pozisyonları çıkarırken, yan toplardan başını belaya sokmuyor mu, işte o noktada tükeniyor.
* Emre Aşık futbolu bıraktıktan sonra altyapıda görev alsın. Oyunu o kadar iyi biliyor ki. Fizik olarak vasatın altında. Çabukluğu falan kalmamış ama öyle yerlerde ayak koyup öyle yerlerde araya kendini atıyor ki, hiçbir kusur bulamıyorsunuz. Bu bilgisini gençlere aktarmalı.

* Aydın önceki maçlara nazaran istekliydi. En büyük sorunu zaten bezgin oluşu. Ancak mevkiyi yadırgadı. Son maçıydı muhtemelen Galatasaray formasıyla.
* Oyuna sonradan giren Berkin ve Çetin, geleceğe dair umut verdi. İkisi de usta ellerde bu takımın geleceği ve güvencesi olacak kapasitede.
* Taraftar harikaydı. Susmadılar... Ayrıca "büyük şef" Song oyundan çıkarken yaptıkları jest, çok şık oldu.
* 80'lerden kalma "seni sevmeyen ölsün" tezahuratını özlemişiz. Daha sık kullanılmalı.
0 yorum:
Yorum Gönder