
İlk olarak Beşiktaş'a maçı kazandıran faktörden söz edelim. En uçta Bobo, Arkasında da Nihat, Tabata ve Yusuf'la başladı Beşiktaş maça. Haftalardır söylediklerimizden sadece birisiydi bu. Nihat en uçta tek başına bırakılmaz demiştik, bırakılırsa kaleye sırtı dönük olarak oynamak zorunda kalacağını ve doğal olarak etkisiz olacağını söylemiştik. Nitekim bizi hiç yanıltmamıştı. Tabii bu süreçte hem takım, hem de kendisi yıpranmış ve demoralize olmuştu. Nihat'ın önünde Bobo'nun oynaması durumunda hücum gücü olarak takımın sınıf atlayacağını savunmuştuk. Bugün öyle de oldu. Nihat topu aldığında yüzü kaleye dönüktü ve haftalardır beklediği golü atıp taraftarla bir nevi tekrar barışmış oldu. Tabii önünde oynayan Bobo da güzel bir golle şanssızlığını kırdı bu gece. Ayrıca Tabata'nın her geçen maç üzerine koyduğunu ve daha derli toplu oynadığını da ekleyelim. İstikrarlı kadro seçimleri olursa (yani Bobo sol açık, Nihat ileride tek santrfor çıkmazsa mesela) bu çıkış sürecektir.
Şimdi sıra hatalarda. Aslında tek bir hata, diğerlerinin de zincirleme gelmesine ve maçın son dakikalarda krize girmesine neden oldu Beşiktaş adına. O hata da orta sahada çift ön liberoda İbrahim Toraman'la başlanmış olmasıydı. Hemen kritik soruyu soralım: Michael Fink'in suyu mu çıktı? Beşiktaş eğer çift ön libero oynayacaksa bu mevkide oynayacak iki oyuncunun biri Fabian Erns, diğeri de Fink'tir. Eğer bu ikiliden biri yoksa da Uğur İnceman'dır. İbrahim Toraman, çok esktrem durumlarda düşünülebilir. Ancak her nedense bugün sahadaydı. Mustafa Denizli İbrahim Toraman'ı çok fazla oynatmak istiyorsa bunun yeri stoper olmalı. Ki haftaya eli mahkum öyle oynatmak zorunda kalacak. Malum Sivok da Ferrari de cezalı olacak. Böylece Mustafa Hoca istemeden de olsa başka bir doğruyu gerçekleştirmek zorunda kalacak.
Eh bu yanlışın getirdiği dezavantaj da kendisini dizilişte gösterdi doğal olarak. Savunma dörtlüsünün önünde Ernst-İbrahim Toraman ikilisi, onların önünde de hücum yönleri ağır basan Yusuf-Tabata-Nihat üçlüsü yer alınca orta sahada tüm yük Ernst'in omuzlarına çökmüş oldu. Neticede İbrahim stoper gibi oynamaya çalıştı orta sahada. Toplara basamadı, top ayağındayken hep kısa mesafede yanında kim varsa onu gördü ve orta sahadaki köprü görevini yerine getiremedi. Her şeye Ernst koşunca da adam doğal olarak yoruldu ve sinirlendi. Bu sinir de yorgunlukla birleşince ona kırmızı kart olarak geri döndü. Oysa oyunun bu yükünü onunla biraz paylaşabilecek bir oyuncu olsaydı yanında, Ernst de çok daha efektif olabilirdi nihayetinde.

Hakeme gelecek olursak, öncelikle Hüseyin Göçek, benim hiç beğenmediğim bir hakemdir. Daha doğrusu kendisinin hakemlik vasıflarına sahip olmadığını düşünüyorum. Ki bugün kendisi için çok kolay geçmesi gereken, belli bir yere kadar da kolay geçen maçı içinden çıkılmaz hale getirdi. İki tarafı da çileden çıkardı. Kendisiyle ilgili sözlükteki bir yazımıza şuradan ulaşabilirsiniz. Bugünkü maçın kontrolünden çıkması da Kasımpaşaspor ataktayken İbrahim Toraman'a göstermek istediği bir sarı kart nedeniyle 4'e 3 pozisyondaki avantajı kesmesi oldu. Orada Andre Moritz topla dripling halindeydi ve Beşiktaş ceza sahasına kadar inmişti neredeyse. İşte olay burada koptu. Bu pozisyonun etkisinde kalması nedeniyle, olmayacak yerde bir avantaj oynatmaya kalktı başka bir pozisyonda. Oysa oynattığı pozisyonda da herhangi bir avantaj durumu yoktu. Top Beşiktaşlılar tarafından kapılmıştı bile. Oyun durunca da gitti Sivok'a sarı kart gösterdi. Bunun dışında iki tarafın da canını sıkacak kararlar verdi maç boyunca.
Netice itibariyle zevkli bir karşılaşma oldu. Taraftar yönetime tepkisini yine dile getirdi. Nihat tribünle barıştı. Rüştü yaptığı kritik kurtarışlarla başarılı bir görüntü çizdi. Beşiktaş da ligdeki istikrarı açısından kritik bir galibiyet almış oldu. Tabii haftaya işleri zor. Eskişehirspor deplasmanına gidecekler ve Sivok'la Ferrari cezalı. Bakalım orada nasıl bir kadro göreceğiz.
0 yorum:
Yorum Gönder