Malum, şu günlerde Mehmet Topuz sayesinde, uzun yıllardır şahit olmadığımız bir transfer hikayesiyle karşı karşıyayız. Hani o iki kulübün, yıldızı parlayan genç futbolcu için kapışıp arada futbolcunun kaçırıldığı, zaman zaman el değiştirdiği ve en sonunda paraya kıyanın galip geldiği günler... İşte bu transfer öyküleriyle ilgili küçük bir yazı dizisi yapalım dedik. Kısa kısa değineceğiz hepsine.
Yazı dizimize 90'ların bir anda parlayıp sönen yıldızı Tarık Daşgün'le başlayacağım. Gençlerbirliği fabrikasından çıkan Tarık, 1994-95 sezonunda Ankara ekibiyle neredeyse kusursuz bir sezon geçirmiş ve Fenerbahçe'yle Galatasaray'ın transfer listelerinde ilk sırayı almıştı. Sezon bitince futbolsuz kalan bünyelerin doyum kaynağı olan transfer haberlerinde de hep Tarık'ı izledik. Bir gün Galatasaray'da, ertesi gün Fenerbahçe'deydi. Zaten bu çekişme sırasındaki klasik süreci hepimiz biliriz. Sonunda dönemin Fenerbahçe yöneticisi Yavuz Kayral'ın, Tarık'ı bir gece kaçırdığı haberi geldi. Birkaç gün boyunca Tarık'ın nerede olduğunu kimse bilemedi. Sonradan yine aynı dönemde Fenerbahçe yönetiminde olan Şadan Kalkavan'ın villasında olduğu ortaya çıktı ve çok da zaman geçmeden Fenerbahçe'ye imza attı genç futbolcu. O dönemin parasıyla tam 123 milyar TL, yani yaklaşık 4 milyon $ bonservis ücreti ödenmişti ve İlhan Cavcav'ın en büyük pazarlama başarılarından birisi oldu bu transfer.
Bu tarz aksiyonlu transferlerde futbolcunun tercihinin ne kadar önemli olduğunu Tarık Daşgün sayesinde hepimiz görmüş olduk. Bunu belki de en acı şekilde kendisi tecrübe etti. Fenerbahçe'de geçirdiği ilk günlerde özellikle Brezilya kampındaki başarılı oyunu sayesinde brezilyalı futbolcularla bile kıyaslanır olmuştu ancak lig başladıktan sonra işler ters gitmeye başladı ve Tarık da düşüşe geçti. Anadolu'dan İstanbul'a gelen futbolcularda rutin olarak baş gösteren gece hayatı düşkünlüğü Tarık'ı da esir almıştı ve sonunda beklenen oldu, Tarık'a da tekrar Anadolu yolları gözüktü. Kocaelispor, Ankaragücü, Yozgatspor derken araya bir Çin transferi de sıkıştı. Daha sonra tekrar Türkiye'ye dönerek Sakaryaspor, Karabükspor ve bir maç sonrası yapılan kontrolde idrarından esrar kullandığı tespit edildiği Yozgatspor'da sürünmek zorunda kaldı. Bu dönem kendisi için o kadar karanlıktı ki, Karabükspor'da oynadığı dönemde maç devam ederken, ayağındaki topu bırakıp seyirciyle dalaştığı bile oldu Tarık'ın. En son olarak Bingöl Belediyespor'a kadar düştüğünü biliyorum. Şimdilerde ise yine erken sönmüş bir yıldız olan Vedat İnceefe ile alemlere akarken görüntülenmiş basında.




0 yorum:
Yorum Gönder