2000'lerin başında Paraguaylı Roque Santa Cruz ve Brezilyalı Giovanni Elber ve Perulu Claudio Pizarro'dan oluşan Bayern Münih hücum hattını yaşı müsait olup da hatırlamayan pek yoktur herhalde. Bu üçlüden Elber futbolu bırakalı belli bir zaman oldu ancak Santa Cruz ve Pizarro halen daha yeşil sahada görevlerini yapıyor.
Yazıyı yazma sebebim aslında Santa Cruz'dan öte Pizarro'nun yaptıkları. 2007-2008 sezonunda bir hevesle gittiği Chelsea'de beklediğini bulamayıp ilk çıkış yaptığı Werder Bremen'e tabir-i caizse her şeye sıfırdan başlamayan dönen Pizarro, bu yeni başlangıcı çok iyi değerlendirerek bugün içinde bulunduğu şartlara göre zirve olarak kabul edilebilecek bir noktaya ulaşmayı başardı. Chelsea'deki kabus gibi sezonun ardından tekrar Bundesliga'ya dönüp kendini baştan ispat etmek, bu süre içinde 4 sezonda 100 civarı gol atıp tekrar Almanya futbolunun zirvesi olara kabul edilebilecek Bayern Münih'e transfer olmak, üstelik bu transferi 34 yaşında gerçekleştirmek hiç de kolay bir iş değil.
Aslında Bayern'de de sezona çok iyi bir başlangıç yapamamıştı Perulu futbolcu. Hücumdaki iki "Süper Mario", Mandzukic ve Gomez'le girdiği rekabet zaten yeterince yıpratıcıydı ve forma giydiği ilk haftalarda gol bulamamıştı sezona başlarken. Sonra





