10 Temmuz 2011 Pazar

Aziz Yıldırım Tutuklandı


Şike soruşturmasında bugün en önemli gelişme yaşandı ve Aziz Yıldırım tutuklandı. Artık içinde bulunduğumuz sürecin ikinci adımına geçtik diyebiliriz.

Gerek ben, gerekse de Gelipartt (Berk), bu zamana kadar soruşturma hakkında çeşitli yorumlarda bulunduk. Kesin yargılarda pek fazla bulunmamaya çalıştık. Varsayımlar üzerinden gitmeye gayret ettik.

Bugünden itibaren bazı şeyler daha da netleşti. İhtimaller yelpazesini biraz daha daraltarak yorumlar yapacağız. Aziz Yıldırım'ın tutuklanması demek, Fenerbahçe açısından işlerin iyiden iyiye zorlaşması demek. Tabii ki henüz Aziz Yıldırım'ın suçu sabit değil. Bunu gerçeği bir kere cebimize koyup, yorumlarımızı öyle yapacağız. Ancak şu da bir gerçek ki, Aziz Yıldırım savcının kanısına göre suçlu. Dolayısıyla biz belki şike yapıldığı kesinmiş gibi görüşler bildirmeyeceğiz ama TFF şike yapılmış gibi kabul ederek karar verme durumunda. Zira davanın ne kadar süreceği belli değil. Baş şüphelilerden birinin tutuklu olması, Futbol Federasyonu'nun karar sürecindeki en önemli belirleyici ayrıntı olarak yerini alacak.

Kitap ne diyor? Kitaba göre şike yapanın düşmesi gerek. Hatta şike yapmaya kalkanın da düşmesi gerek. TFF, Aziz Yıldırım'ın tutuklu olması nedeniyle, şike suçunu işlenmiş olarak kabul edeceği için Fenerbahçe'yi düşürmek zorunda gibi bir görüntü var. Tabii şike yapmaya çalıştığı ancak parayı ayarlayamadığı için yapamadığı söylenen bir de Trabzonspor var ortada. Ancak onlarla ilgili bir gelişme yok henüz.

Peki TFF Fenerbahçe'yi küme düşürebilir mi? Genel görüntü, bunun çok zor olduğunu ancak zor da olsa böyle bir karar alınacağını gösteriyor. Yine de başka formül arayışları olacaktır. Bu alternatif yollardan birine sapılır mı gerçekten bilmiyorum. Olursa şaşırır mıyım?Açıkçası şaşırmam. Bugün Aziz Yıldırım'ın tutuklanma kararından sonra olanlar ortada. Bu gerginlik, olası bir küme düşürme kararından sonra bu kadarla da kalmaz. İşin sosyo-ekonomik boyutunu falan da düşününce bu kararın ne kadar alınması zor bir karar olduğunu daha iyi anlıyoruz. Fenerbahçe'nin rakibi konumundaki Süper Lig kulüpleri bile istemiyor böyle bir cezayı. Yayın gelirleri, ülke futbolunun dengeleri vs. gibi her şeyin yeri değişecek. Tüm taşlar yerinden oynayacak. Kolay değil. Peki tüm taşların yerinden oynaması çok mu zor hükümet için? Açıkçası ben hükümetin mevcut dengeleri korumak gibi bir derdi olduğunu düşünmüyorum. Adamlar öyle ya da böyle koskoca ülkedeki taşları yerinden oynattı ve dengeleri bozdu. Ülke futbolu mu onları durduracak? Mesele rantsa, bu rant pastası gider, yerine yeni bir rant pastası gelir. Dilimler de bıçak kimin elindeyse onun istediği gibi belirlenir. Biz Türk futbolseverler de bu yeni düzeni bir süre garipser, sonra tekrar alışır ve futbolun büyüsüne kapılırız. Hangi yeni düzene alışmadık ki?

Yine de ilk gün ortaya koyduğumuz senaryo geçerliliğini koruyor. Türkiye'de şike hep vardı ancak nedense bu sene ortaya çıkarıldı. Bu da demektir ki bu iş siyasi nedenlerle gün yüzüne çıktı. Yani olay "şike bitsin" amacından çok, "Aziz bitsin" amacına odaklı. Aziz bitecek ki Fenerbahçe'nin başına bir atanmış başkan gelebilsin. Tabii bunun için Aziz Yıldırım'ın veliahtı Mehmet Ali Aydınlar da pasifize edilmeliydi. Edildi de...

Her şeye rağmen, bugün Fenerbahçe taraftarının ortaya koyduğu tepkiyi de anlamak mümkün değil. Gazeteciye saldırmak çözüm olamaz. Şike olmadığını kimsenin iddia edemediği bir ortamda suçlu olma olasılığı yüksek bir insanın peşinden bu kadar çok gidip camia da bu işlere bu kadar müsamahalı ve yakın bir yere konumlandırılmamalıydı.

Sonuç olarak, önümüzdeki birkaç gün çok kritik ve herkesin sağduyulu olması gereken bir zaman dilimi. Umarım ki işin içindeki onca soru işareti ve mide bulandıran ayrıntıya rağmen Türk futbolu için olumlu olan şey neyse o gerçekleşir.

Bir Fenerbahçeli Olarak - 2


Daha önce şike soruşturmasına dair Fenerbahçeli bir taraftar olarak hissiyatlarımı paylaşmıştım. Bir internet sitesi bu yazıyı yayınlamış. Yorum yapan bir arkadaşımız da benden ilk yazının aksine, iddiaların asılsız olması halindeki hissiyatlarımı yazmamı istemiş, deneyelim...


Yorum yapan arkadaşımız bunu istemekle haklıdır, öncelikle onu belirtelim. Varsayım bu ise, durum budur diyorsak; aksiyse durum ne olacak sorusuna da cevap vermeliydik. Bu uyarı için teşekkür edelim ve başlayalım.


İddialar gerçek değilse, yeterli derecede kanıtlar, deliller, bilgiler sunulamazsa ve şike ya da teşvik primi gibi kirli organizasyonların içinde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetici ve çalışanlarının parmağı yoksa varsayımından yola çıkıyoruz bu yazıda. Başka takım taraftarları da bunu gözden kaçırmadan okusun...


Ne hissedeceğimi belirtmeden önce kendime göre oluşturduğum bazı tezleri de atlamadan yazayım ki eksik, gedik kalmasın artık. İlk yazıyı yazarken de bunları düşünüyordum zaten...


1- Bu operasyonun devlet tarafından gerçekleştirildiğini, iktidarın Fenerbahçe üzerinde muktedir olma çabası olduğunu düşünüyorum.


2- Fenerbahçe'nin ana sponsorlarına baktığımızda (Ülker, Türk Telekom vb.) iktidarın böyle bir çabasının olmasını, kapitalist düzenin gereği olarak görüyorum.


3- Bu sürecin başlatılmasının nedeni, Fenerbahçe'yi yönetecek isimleri değiştirmek olduğunu düşünüyorum.


4- Aziz Yıldırım'ı bitirme planının tüm unsurlarıyla(görsel ve yazılı medya, iktidar, emniyet ve rakip takım taraftarları) harekete geçirildiğini düşünüyorum.


5- Aziz Yıldırım hem kulübün tüzel kişiliğinin en önemli temsilcisi hem de futbol aleminin en "karanlık" kişisi olduğu iddia edilen bir isim olduğu için; onun ismi üzerinde bir operasyon gerçekleştirmenin en risksiz yol olduğunu bildiklerini düşünüyorum.


6- Aziz Yıldırım'ı kulüp içi seçimlerle indirmenin imkansız olduğunu bildiklerini de düşünüyorum.


7- Mahmut Özgener'e bir anda federasyon başkanlığından el ayak çektirilmesinin, Mehmet Ali Aydınlar'ın federasyon başkanlığına seçilmesinin, Fenerbahçe'nin desteklediği Göksel Gümüşdağ'ın adaylığının rafa kaldırılma operasyonuna sessiz kalmasının, kanlı bıçaklı İ. Melih Gökçek ile Aziz Yıldırım'ın, Ankaraspor tekrar haklarına kavuşsun diye birlik olmasının, Tahkim Kurulu'nun başına Hasan Gerçeker'in getirilmesinin bu operasyonla ilgili olduğunu düşünüyorum.


8- Bu yukarıda yazdıklarımdan yola çıkarak da Aziz Yıldırım'ın kendisini kurtarmak adına tüm olanakları denediğini fakat yine de hükümetin gazabından kaçamadığını düşünüyorum.


9- Bunlarının hepsinin sistem sorunu olduğunu düşünüyorum. Sistemden de kastım futbol kültürümüz, bakış açımız falan değildir. Siyaset - ekonomi düzleminin yarattığı bir tahribat olarak görüyorum.


Fakat konu şike ve teşvik primi gibi ahlaka mugayir meseleler olunca insan, vicdanına yöneliyor ve birileri bu pisliğe bulaşmışsa sonuna kadar cezasını çeksin istiyor. Aziz Yıldırım ya da Fenerbahçe özelinde değil, her kim ki bu işe gerçekten bulaşmışsa hepsi yargılansın ve cezalarını çeksin.


Giriş fazla uzadı ama zaten gelişme bölümünde yazacak fazla bir şey yok. İddiaların gerçek olmadığı ortaya çıkarsa ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yöneticileri, çalışanları bu süreçten aklanarak çıkarsa;


1- Bu memlekette; emniyet ve yargı mensuplarının iktidar eliyle yürüttükleri, medya gazıyla şişirilmiş ve insanların hayatları boyunca kurtulamayacağı tahribatlar yaratan operasyon süreçlerinden bir tanesinin iktidarın istediği amaca ulaşmadan tamamlanacağı ve Fenerbahçe'nin büyüklüğünü göstereceği ve Fenerbahçeli olmanın gururunu yaşatacağı için,


2-En önemlisi kanımca. Aykut Kocaman ve futbolcuların emeklerine kara çalınamayacağı için,


3- Fenerbahçe'nin kurumsal kimliğine bir leke sürülemeyeceği için,


4- Fenerbahçe'nin geçmişinde yer alan bütün efsanelerin, üzüntülerinin son bulacağı ve kulübün sahip olması gereken değerlere zeval gelmeyeceği için,


5- Tüm maçlarda, geçmiş birkaç seneye göre insanüstü bir performans gösteren taraftarın emeğine kara çalınamayacağı için,


6- Ekonomik olarak daha fazla mağdur duruma düşmeyeceğimiz için,


7- Hala balkonumdan sallanan Fenerbahçe bayrağının yanına bir Fenerbahçe bayrağı da asabileceğim için memnun, mutlu, bahtiyar ve huzurlu olurum.


Her ne kadar ahlaki olarak meseleye yaklaşıp, bireyleri değil sahip olduğumuz değerleri savunalım dediysem de ilk yazıda; bu operasyonun yapılış şeklini, şu ana kadarki süreci ve sonucunda tahminime göre olacakları tasvip ettiğim anlaşılmasın.


Ama şunu da görelim. Taraftar grupları yürüyüş kararı alır, emniyet yasa dışı örgütler provoke edebilir der ve yürüyüş iptal edilir. Neden suçlandıkları belli olmayan gazeteciler senelerce tutuklu kalır, Kpss'de, Lys'de şifre çıkar, kimseye bir şey olmaz. Telefonunuzda hiç tanımadığınız kişilerin isimleri yer alır, emniyet sehven der. Parkta bir polis tekmesiyle ölürsünüz, anneniz feyat eder. Annenizi, sizi öldüren polisten daha ağır bir suç istemiyle yargılarlar. Mizah dergilerini kapatırlar, gazetecileri kovarlar. Barlar sokağında bira içersiniz dayak yersiniz, yediğiniz dayakla kalırsınız. Daha anlatabilirim...


Kısacası burası Türkiye, iktidar ne isterse o olur. İktidar şike var diyorsa, o şike bir şekilde çıkar. Çıkmasa bile süreç son bulmaz. Falan filan. Yapmak istediklerini yaparlar ama bir şekilde. O yüzden yukarıda yazdığım memnuniyetleri yaşayabileceğime dair hiç umudum yok. Benim memleketten umudum yok. Tek umudum var o da Fenerbahçe! Rakibi kim olursa olsun, hangi kademede oynarsa oynasın, hangi branşta yer alırsa alsın...


Bu söylediklerimden de şike falan yok, iktidar yıkıyor bu suçlamaları dediğim anlaşılmasın. Son söz:


1- Şike varsa, tüm yapanlar cezalandırılsın. Temsil ettikleri kurumlar da dahil...


2- İktidar bir işe el attıysa, üzerinden hareket ettiği kurumu kendileştirmeye çalışıyor ve başarı oranı çok yüksek.


3- Medya bu kadar coşmuşken, Aziz Yıldırım'ın eski gücüne kavuşma imkanı yok.


4- Çok mümkün görmediğim ama tek istediğim de bu süreç sonunda kulübümüzü iktidargillere bırakmamamız.


5- Tek derdim renkler. Hiçbir şahısla ilgilenmiyorum. İlla ilgilenmem gerekiyorsa Alex'i seçiyorum. Her şey için teşekkür ediyorum. Onun emeklerine de kim kara leke sürmüşse; belasını bulsun istiyorum...

8 Temmuz 2011 Cuma

Kris Boyd Eskişehirspor'da


Şikeydi soruşturmaydı derken Eskişehirspor çok önemli bir transfere imza attı. Ünlü İskoç golcü Kris Boyd, Es-Es'le 3 yıllık sözleşme imzaladı.

Kris Boyd'u fazla anlatmaya gerek yok. Glasgow Rangers formasıyla yıllarca başarıyla forma giymiş ve 100'ün üzerinde gol atmış anadan doğma bir golcü. Geçen senelerde özellikle Kayserispor kendisiyle çokça ilgilenmiş ancak Türkiye'ye transfer olma konusunda ikna edememişti. Geçtiğimiz seneyi Championship'te Middlesbrough ve Nottingham Forest takımlarında geçirdi. İskoç ligindeki yüzdelerini tutturamasa da performansı fena değildi. En azından Türkiye'de iş yapacaktır. Gol sezgisi olarak Bursaspor'un geçen sezon devre arasında aldığı Kenny Miller'ın bir adım önündedir Kris Boyd.

İnsanın düşünmeden edemediği bir diğer ayrıntı da "acaba Halil Altıntop transferi gerçekleşseydi Boyd alınır mıydı?" sorusu oluyor. Eğer bu soruyu "alınmazdı" diye cevaplayacaksak, olaylar Eskişhirspor'un lehine işlemiş diyebiliriz.

Tabii bir de Eskişehirspor'un durumu var. Şike davasından dolayı teknik direktörleri Bülent Uygun'un, sportif direktör Ümit Karan'ın ve yeni transferleri Mehmet Yıldız'ın sözleşmelerini feshettiler. Kendileri ceza alır mı bilmiyorum. Almalı mı, onu da bilmiyorum. Açıkçası bu sözleşmelerin feshedilmesine rağmen, ben bu yapılanlardan yönetimin haberinin olmadığını sanmıyorum. Ancak Eskişehir, şehir olarak Süper Lig'de mutlaka takımı olması gereken bir şehirdir. Keşke o güzel takımlarını da yanlış ellere teslim etmeseler...

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Copa America 2011 / İkinci Maçlar / Arjantin - Kolombiya


Copa America başlıyor diye haber yaptık ama turnuvadaki maçları gördüğümüzde hayal kırıklığına uğradık. O kadar yıldız oyuncuyu bünyelerinde tutan takımların hiçbirisi adam akıllı hücum organizasyonu geliştiremediler ilk maçlar boyunca. Bugünden itibaren ikinci maçlar oynanmaya başlayacak ve özellikle güçlü takımların daha fazla ağırlıklarını koymalarını bekliyoruz. Haliyle golleri de...

Arjantin ilk maçta Bolivya engelini aşamadı. Olgun atak geliştiremiyor yıldızlar topluluğu. Bunda iki kesici orta saha ile oynamalarının etkisi büyük diye düşünüyorum. Ama teknik direktör Batista, bu seçiminden vazgeçmeyecek gibi duruyor. Mascherano ve Cambiasso'dan biri fazla oluyor takım içinde. Barca'da son dönemde stoperde hiç de fena olmayan bir performans göstermişti Mascherano. Savunmaya çekilse kendisi ve orta sahaya Pastore gibi bir yaratıcı isim konsa daha iyi mi olur diye düşünmeden edemiyorum.

Kolombiya ise sanıldığı kadar kötü bkadroya sahip değil. Yepes, Perea, Zuniga, Armero, Guarin, Falcao gibi birçok yıldıza sahipler. Ama onların da orta sahalarındaki kalite eksikliği, verimli olmaları önünde en büyük engel. Bu orta sahanın bir diğer eksiği de şeffaflığı. Aguilar ve Bolivar çok etkili kesiciler değil. Guarin de oyunun hangi yönünü oynayacağına karar veremiyor hal böyle olunca.

Benim gönlümden geçen böyle olmasa da gece şu 11'ler sahada olacak muhtemelen:

Arjantin

----------------------S. Romero-----------------------

Zabaleta------Burdisso--------Milito-----------Zanetti

---------Banega-----Mascherano----Cambiasso--------

--------Tevez-----------Messi---------Lavezzi---------

Kolombiya

----------------------L. Martinez-----------------------

Zuniga---------Perea-------------Yepes---------Armero

----------Guarin--------Aquilar--------Bolivar----------

------------------------D.Moreno------------------------

------------------Falcao---------Ramos------------------

Maç gece 03.45'te. Yayın A Haber...

Pablo Piatti Valencia'da, Ricky Alvarez Inter'de, Stefan Savic Manchester City'de...

Almeira'nın Arjantinli yıldızı Piatti, takımı küme düşünce bir başka kulübe transfer olması beklenen isimlerin başında geliyordu. Udinese'nin de istediği hücum oyuncusu, İspanya'dan çıkmama kararı aldı ve Valencia ile 5 yıllık sözleşme imzaladı. Joaquin'in takımdan ayrıldığını ve Mata'nın Liverpool'a gitme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünürsek, Valencia önemli bir transfer yapmış oldu. İki kanatta ve forvette oynayabiliyor 22 yaşındaki yetenek.

Ricky Alvarez de Velez Sarsfield'ten Inter'e transfer oldu. Arsenal ve Roma'nın istekli olduğunu biliyorduk ama son günlerdeki gelişmeler onun Inter'e imza atmak üzere olduğunun kanıtıydı zaten. 11.8 milyon euro karşılığında oyuncunun haklarının %90'ını aldı Inter. Oyuncunun kendisine de 1 milyon euro verilecek. Hücuma dönük orta saha şeklinde oynuyor Alvarez. Kadroda derinlik yaratacaktır.


Stefan Savic de beklenildiği üzere Partizan'dan City'e transfer oldu. City, 6 milyon sterlin ödemiş kendisinin bonservisi için. Savic'in imzası 4 yıllık. Stoper oynuyor Sırp oyuncu.

Fabio Coentrao Real Madrid'te


Beklenen oldu ve taraflar 30 milyon euroluk bonservis bedelinde anlaştılar. Benfica kendi resmi sitesinden duyurdu, oyuncu da bugün sağlık kontrolünden geçecek.

Coentrao, Marcelo ile gireceği forma savaşının takıma yarar sağlayacağını ve dünyanın en iyi teknik direktörü ile çalışacağı için mutlu olduğunu ifade etmiş.

Real Madrid'in bu sene nasıl bir dizilişle sahada yer alacağı merak konusu. 4-2-3-1 gibi geçen senenin çoğunda kullandıkları bir diziliş de olabilir 4-1-4-1 de... Marcelo iki sistemde de hücuma dönük sol kanat oyuncusu olarak da oynayabilir ama uzak alternatif olarak kalır. Ronaldo ve Di Maria'nın o bölgelerde oynaması garanti gibi.

Milli takıma da bir türlü seçilemeyen ve bana kalırsa son 2 sezonda gösterdiği performansının karşılığı olan saygıyı göremeyen Marcelo transfer yapmalı. Takım da söylüyorum kendisine. Clichy'nin yerine Arsenal'e gitsin...


5 Temmuz 2011 Salı

Gael Clichy Manchester City'de


Transferin gözdeleri yazı dizisinde kendisinin PSG'ye yakın olduğunu belirtmiştim ama ben o yazıyı yazdıktan sonra City devreye girdi. Muhtemelen daha güzel bir maaşla. Premier League'de de kalmak istemiş olabilir Fransız sol bek.

Arsenal'in kupasız yıldızları, dağılacaklar gibi duruyor. Nasri de her an bir başka takıma geçebilir. Arshavin, Bendtner, Fabregas, Diaby gibi isimler sürekli başka kulüplerle anılıyor. Ancak Arsenal'in Gervinho transferinde epey bir yol katettiğini de söylemek gerek.

City açısından bakarsak, bir türlü sol bek sorununu çözemediler. Bridge'i denediler olmadı. Sonra kiraladılar. Sylvinho'yu bile aldılar 34 yaşında adam sahaya çıkamadı. Elle tutulur tek isim Kolarov. Ona da çok yüksek bonservis bedeli ödendi ama beklenen seviyeye geldiğini söyleyemeyiz Sırp oyuncunun. Şimdi ligi tanıyan, tecrübeli, yetenkli bir sol beke kavuştular. Kolarov - Clichy ikilisi ile birlikte bu bölgenin sorunları giderilmiş oldu. İyi transfer...

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails