3 Aralık 2009 Perşembe

Doğal İnsan Feyyaz Uçar

Türk futbolunun en gereksinim duyduğu isimlerden biri de benim nazarımda Feyyaz Uçar'dır. O dönemki futbolcuların aslında ne güzel insanlar olduklarının canlı resmidir kendisi. Kendisiyle yapılan sohbetler ve yazdığı yazılar keyiflidir. Yaptığı esprilerdeki zeka pırıltılarını zorlanmadan görebilirsiniz. Okumuş adamdır ayrıca. Futbolculuğunu zaten konuşmuyorum bile.

Bunları neden söyledim? Hemen konuya gireyim. Bugün işten eve dönerken radyoda Feyyaz Uçar'ın konuk olduğu bir programa denk geldim. Aslında programın sonuna desek daha doğru olur. İlk anda konuğun Feyyaz olduğunu anlayamadım ancak sonradan ayrıntılar gelmeye başladıkça mevzu açığa çıktı. Fenerbahçe'de oynadığı zamanlarda yaşadığı bir anısından bahsediyordu Kibar Feyzo. O sıralar Fenerbahçe'nin hocası Tomislav Iviç ve Feyyaz'ın da boğazın karşı yakasındaki ilk sezonu. Iviç, kendisine birkaç maçtır ön libero olarak görev veriyor ve tabii ki burası da alışık olmadığı bir mevki. Hocasına gidip ön libero oynamayı beceremediğini, performansından memnun olmadığını söylese de, kendi ifadesine göre Iviç onu öpüp yanağını okşayarak gönderiyor "harikasın, ben senden çok memnunum" sözleri eşliğinde. Tabii Feyyaz da ertesi günkü gazetelerde tek yıldız aldığını görünce iyice bunalıyor. Derken gün geliyor, eski takımı Beşiktaş'la bir maça çıkıyorlar. O sıralarda Beşiktaş'ın başında Christoph Daum var. Feyyaz yine maça ön libero olarak çıkmış. Maç başlar başlamaz, Alpay Özalan tepesine dikiliveriyor. Tabii Alpay'ın da toy zamanları. Yapışıyor Feyyaz'a ve adam adama savunma yapmaya başlıyor. Ön libero oynadığı için canı zaten yeterince sıkkın olan Feyyaz, Alpay'a forvet oynamadığını ve kendisini tutmak zorunda olmadığını söylüyor ancak Alpay, gençliğin de verdiği heyecanla bir yandan Feyyaz'ı tutarken diğer yandan da "abi hoca sakın bırakma dedi, kusura bakma bir yere gidemem" diyor. Tabii Feyyaz savunma önünde oynadığı için de hücumda serbest adam pozisyonuna gelen Alpay, etkili pozisyonlar bulmaya başlıyor. Hatta iki tane çok net pozisyona giriyor fakat topları ayağının altından falan kaçırınca sonuç alamıyor. Sonrasında da ikinci yarıya başlarken Daum mevzuyu görüyor ve Alpay'ı stopere çekiyor.

İşte Feyyaz da bu anısını programda anlatırken "Allahtan Alpay kazma diye tabir...!!? ımmm etmeyelim de" diye ifade ediyor kendisini. Ki bu cümle de onun ne kadar doğal bir insan olduğunun resmidir. Adama resmen kazma diyor ama onu bile öyle naif yapıyor ki, eminim Alpay duysa kızamaz kendisine. Son zamanlarda bir hışımla ekranlara çıkıp dertli dertli başkalarını çekiştiren, bir zamanların ünlü futbol yıldızlarını görünce de Feyyaz ilaç gibi geliyor insana.

Twente:0 Fenerbahçe:1 / Liderlik Halleri


İki teknik adamın da dediği gibi bir maç oldu. Daum bizi küçümsemeyin diyordu, Fenerbahe başlangıcıyla şaşırttı. McClaren çıkar topumuzu oynarız diyordu, çıktılar ve oynadılar.

Uzun zaman sonra bir maçtan çok fazla keyif aldım. Fenerbahçe'de Gökhan'ın etkisiz kaldığını söylemeliyim. Gökhan hem hücumları iyi bitiremedi hem de görev yerini çok boş bıraktı. Bu düşüşü önlemesi gerekiyor.

Alex oyun içinde hiç görünmedi ama 3 tane net pozisyonu harcadığını, bunun da Alex'e yakışmadığını belirtelim. Bir tanesinde kaleci gerçekten çok başarılıydı o ayrı. Maçıın 1-0 bittiğini ve golün Lugano'dan geldiğini söyleyelim. 5-5 bitebilecek bir maç izlediğimizi de söyleyebiliriz. Yine de daha fazla pozisyon bulan takıım Fenerbahçe'ydi.

İki ayrı kaleci de gördük bu arada. Twente kalecisi Bosckher, hatasız oynadı. Önemli toplar çıkardı. Hollandalı spiker "Her yerinden öpüyorum Bosckher" demiş midir bilemiyorum ama fazlasıyla haketti. Bizim Volkan ise hemen hemen her pozisyonda çaresiz kaldı. Yan topları alamadı vesaire. Üstelik adamların 2 topları da direkten döndü. 1 toplarını da Carlos çıkardı.


Fenerbahçe'de Bilica, Carlos ve Cristian çok başarılıydılar. Bunlara Lugano eklenebilir. Twente'de ise kaleci Bosckher, ön libero Tiote ve sol açık Stoch mühiş oynadılar. Ayrıca Perez'in de etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Güiza çıkarken artistlik yaptı yine. İşler kopma noktasına gelebilir. Cristian ile Semih tartışmışlar ama durum tatlıya bağlanmış sanırım.


Güzel bir gece, güzel bir futbol ve garantilenen liderlik. Zor oldu ama iyi oldu! Tebrik ediyoruz Fenerbahçe'yi ve diğer temsilcimiz Galatasaray'dan da aynı başarıyı bekliyoruz bu akşam.

Galatasaray - Panathinaikos / Düğüm Günü...

UEFA Avrupa Ligi'nde grupları lider kapatmak için düğüm niteliğinde bir maç var bu akşam Ali Sami Yen Stadı'nda. Galatasaray, yunan takımı Panathinaikos'la saat 22:05'te karşılaşacak ve maçı Star TV naklen verecek.

Sezon başındaki hızlı girişinden eser kalmayan Galatasaray için, geri dönüş anlamında bir fırsat niteliğinde bu maç aslında. Rakibi karşısında iyi bir futbolla elde edebileceği başarılı bir sonuç, hem futbolcuların kendilerine güvenlerini yerine getirecek, hem de ligde kalan 3 maç için olumlu etki gösterecek.

Tabii bir de liderliğin getirileri olacak. Galatasaray eğer grubu lider tamamlarsa, Şampiyonlar Ligi'nden UEFA Avrupa Ligi'ne gelecek olan 8 takımın, puanı düşük olan (dolayısıyla kalibresi düşük olan) 4'ünden biriyle ya da diğer grupların ikincilerinden biriyle eşleşecek. Yani işi bir sonraki turda nispeten daha kolay olacak. İşte bu avantajın da bir an önce yakalanıp kafaların rahat etmesi için, bu akşam galibiyet şart.

Rakipte ilk maç cezası nedeniyle oynayamayan Djibril Cisse de büyük ihtimalle bugün sahada olacak. Ancak ilk maçın etkili ismi Leto sakat durumda. Onların durumu da pek iç açıcı değil ve maça sonuna kadar asılacak gibi duruyorlar. Bana göre Galatasaray orta sahasında Mustafa Sarp ve Mehmet Topal'ın bugün kesinlikle yan yana oynamaması gerekiyor. Oraya top yapabilecek bir Ayhan ya da Barış tarzı oyuncu şart. Ayrıca o 3'lüden biri Arda ya da Elano olmalı. Şöyle bir kadro öngörüsünde bulunabiliriz bu akşam için;

---------------------------Leo Franco
Sabri---------Gökhan-------------------Servet-----------Hakan(Caner)
--------------------------Mehmet Topal
----------------Ayhan(Mustafa)--------Arda
Elano-----------------------------------------------------Kewell
-----------------------------Nonda

2 Aralık 2009 Çarşamba

2010'a Doğru / Kura Çekimi



Dünya Kupası gruplarının belirlenmesine 2 gün kala torbalar belli oldu. Seri başları ekim ayı performanslarına göre belirlendi. Kasım ayında playoff oynamış takımlara ayrıcalık olmasın diye böyle bir uygulamaya gidilmiş. FIFA'nın kasım ayı sıralamasının pek de bir önemi olmamış anlayacağınız. Biz hemen torbaları yazalım.

1. torba

Arjantin, Brezilya, İngiltere, Almanya, İtalya, Hollanda, Güney Afrika, İspanya

2. Torba (Asya, Okyanusya, Kuzey ve Orta Amerika)

Avustralya, Honduras, Japonya, Kuzey Kore, Meksika, Yeni Zelanda, Güney Kore, A.B.D.

3. Torba (Afrika ve Güney Amerika)

Cezayir, Kamerun, Şili, Gana, Fildişi Sahilleri, Nijerya, Paraguay, Uruguay

4. Torba (Avrupa)

Danimarka, Fransa, Yunanistan, Portekiz, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, İsviçre.


Arjantin ve Brezilya'nın 3. torbadan Güney Amerika'dan bir takımla eşleşemeyeceğini, G. Afrika'nın A Grubunda yer alacağını, onun da 3. torbadan Afrika'dan bir takımla eşleşemeyeceğini belirtelim.AVrupa takımları için böyle bir şey diyemiyoruz, oldukça fazlalar :)


Charlize Theron ve David Beckham'ın sunuculuk yapacağı kura çekimi 4 Aralık'ta. Türkiye saati ile 19.00'da. Muhtemelen Eurosport'ta...

Golcü Ivesa!

Fanatik Gazetesi'nde bugün bir haber dikkatimi çekti. Habere göre haftasonu oynanacak olan Eskişehirspor - Fenerbahçe karşılaşmasında Eskişehir kalecisi Ivesa forvet olarak sahaya çıkabilirmiş. Mehmet Yılmaz ve Ümit Karan'ın sakatlıkları sonucunda bir tek Youla'nın forvet olarak kalması, Rıza Çalımbay'ı böyle bir arayışa itmiş. Hatta Ivesa'nın formasının dahi hazırlandığı söyleniyor.

Artık böyle bir şey gerçekleşir mi bilemiyorum ancak eğer gerçekleşirse, 2.05'lik kaleciyi Fenerbahçe ceza sahasında gol ararken görmek, enteresan olacaktır. Haftasonunu da iple çekiyoruz bu durumda.

FC Twente - Fenerbahçe SK / En zoru!

Kazananın liderliğe yükseleceği maç. Büyük ihtimalle de grubu lider bitireceği düşünülürse gayet önemli.

Temsilcimizden başlayalım. Fenerbahçe iyi bir form grafiğiyle gelmiyor bu maça. Ligde oynadığı son 6 maçta; 3 yenilgi, 1 beraberlik aldılar. Deplasmanda 2 mağlubiyet, 1 beraberlik aldıklarını düşünürsek, Twente maçının zorluğu hakkında bize net fikirler veriyor.

Takımın içine geçersek de, trafik kazası geçiren Kazım'ın ve sakatlığı bulunan Emre'nin eksiklikleri önemli. Kazım'ın rakibe baskı kurmada, Emre'nin ise topu defanstan alıp ileriye taşımadaki meziyetlerinden yoksun kalan Fenerbahçe'yi, Beşiktaş maçının ikinc yarısında ve Kasımpaşa maçının tamamında gördük.


Daum biraz sinirlenmiş. Bizi kimse küçümsemesin demiş. Eyvallah. Fenerbahçe küçümsenecek bir takım değil elbette. Ama sen ne oynadığı belli olmayan bir takım yaratıp da sonra posta koyamazsın kimseye. Kazanma şansları sorulduğunda %100 demiş Alman teknik adam. İlk defa bu kadar güvenli. Ben de ilk defa bu kadar güvensizim ama... Kazanmanın yolunun, mücadele etmekten geçtiğini söylemiş Daum. Bu da orta sahada defansif yönü kuvvetli oyuncuların ağırlıklı olacağını gösteriyor bize.

Fenerbahçe'de Önder de sakatlığı yüzünden kadroda yok. Bekir ve Ali Bilgin de Hollanda'ya götürülmeyenlerden...

Twente ise Fenerbahçe'nin tam tersine inanılmaz bir form grafiğine sahip. Ligde oynadığı son 10 maçı kazandı. Zaten oynanan 15 maçta da yenilgisi yok. Sadece 2 beraberliği var. Avrupa Ligi'nde de ilk maçta Fenerbahçe'yi 2-1 yenmişlerdi. Sheriff'e deplasmanda mağlup olmaları onları sıralamada aşağıya aldı. Yine de bu maç onlar için önemli bir fırsat. Sheriff tehlikesini bertaraf etmeleri için kazanmaları önemli.


McClaren de form grafiğini bir önemi olmadığını ve bunun Avrupa düzeyinde bir maç olduğunu söylemiş. En iyi olanın kazanacağını vurgulamış ve elimizden geleni yapacağız demiş.

Fenerbahçe'ye başarılar dileyelim ve muhtemel 11'leri yazalım...

Twente:

-------------------------Boschker------------------------

Stam-----------Douglas----------Wisgerhof-------Kuiper

--------------------------Tiote---------------------------

-----------------Brama------------Perez-----------------

-----------Stoch---------N'Kuf0-----------Ruiz-----------


Fenerbahçe:

-------------------------Volkan-----------------------

Gökhan G.---------Bilica--------Lugano-------R. Carlos

Mehmet T.--------C. Baroni-----Selçuk-------Vederson

--------------------------Alex-------------------------

-------------------------D. Güiza----------------------

20.00'da maç... D-Smart üzerinden izlenilecek.

Haftanın Ardından 09/10 - 14


Turkcell Süper Lig'te tam 14 haftayı geride bıraktık. Bu hafta da enteresan skorlar, değişen sıralamalar ve güzel goller izledik. Tartışmalar yaşandı, polemiklere girildi... Skorlar şöyle:

Bursaspor 1 - 0 Galatasaray
Antalyaspor 2 - 0 Gençlerbirliği
İBB 1 - 1 Gaziantepspor
Fenerbahçe 1 - 3 Kasımpaşaspor
Manisaspor 0 - 1 Kayserispor
Trabzonspor 2 - 1 Eskişehirspor
Ankaragücü 1 - 0 Denizlispor
Sivasspor 0 - 1 Beşiktaş

İlk olarak liderden başlayalım. Fenerbahçe, Kadıköy'de seyircisiz oynadığı maçta Kasımpaşa karşısında kötü bir futbolla 3 puanı kaybetti. Aslında birçok yerde de söylendiği üzere, Fenerbahçe'nin kötü oyunundan çok Kasımpaşa'nın mükemmel futbolu sonucu tayin etti diyebiliriz. Yılmaz Vural dediklerini yapmaya başladı. Bakalım milli takım konusundaki temennilerinin sonu nereye varacak. Sarı lacivertlilerde kaleci Volkan'ın yediği ilk gol tam bir rezalet. Volkan ne zamandır yapmıyordu böyle bir hareket. Hani elinden kaçırırsın, ıska geçersin bir şey yaparsın da, böylesi çok fazla olmuyor. Hata konusunda çığır açtı Volkan bu maçta. Bir de maç esnasında 360'a gidip eğlenen Kazım konuşuldu Fenerbahçe'de. İngiliz futbolcunun bir de ertesi sabah trafik kazası geçirmesiyle birlikte eleştiriler de iyice yüksek sesle dillendirilmeye başladı. Bugün radyoda dinlediğim bir programa bağlanan bir Fenerbahçe taraftarı, 360 denilen mekanda Kazım'la karşılaştığını, halini hatrını sorduktan sonra Fener maçının ne olduğunu bilip bilmediğini de sorduğunu ve Kazım'ın da "I have no idea" şeklinde yanıtladığını söyledi, ki doğruysa çok vahim.

Beşiktaş, haftalardır yakalamış olduğu başarılı seriyle birlikte ligde 2. sıraya ulaşmış oldu. Mustafa Denizli'nin kehanetleri her hafta gerçekleşiyor. Şimdi de devreyi lider kapatacaklarını iddia etmiş. Gayet mantıklı bir iddia tabii ki. Ayrıca Sivasspor bu sene ne kadar kötü olursa olsun, Sivas'ta yenilmesi çok zor bir takımdır. Beşiktaş bu deplasmanda kazandığı 3 puanın ne kadar kıymetli olduğunu ilerleyen haftalarda daha iyi görecek gibi.

Üçüncünün maçı hakkında yorumlarımızı daha önce yazmıştık. Tabii üçüncüden kastım Galatasaray değil. Ligin yeni üçüncüsü artık Bursaspor. Evlerinde Galatasaray'ı yenerek sıralamada tırmandılar. Maçta futbol adına pek de bir şey yoktu aslında. Galatasaray'ın tipik Bursa deplasmanı mağlubiyetlerinden biri benim gözümde.

Kayserispor, Manisa deplasmanını kayıpsız geçerken, golcüsü Makukula'nın eksikliğini de hissetti diyebiliriz. Neyseki Gökhan Emreciksin zamanında sahneye çıktı ve kritik bir golle maçı sarı kırmızılılara kazandırdı.

Gençlerbirliği, Antalya deplasmanından puansız dönerken gollerin de eski futbolcuları Jedinak'tan gelmesi oldukça manidardı. Ligin başında koydukları hedefin oldukça üstünde bulundukları için çok da sorun değil bu skor.

İBB ve Gaziantepspor, Olimpiyat Stadı'nın o kasvetli atmosferinde 1'er puanı 1'er golle paylaştılar. Cesar Souza gollere devam ediyor Antep'te.

Hugo Broos'u gönderen Trabzonspor, Ünal Karaman nezaretinde çıktıkları Eskişehirspor maçını 2-1 kazanarak en azından moral buldu diyebiliriz. Bugün de Şenol Güneş'le sözleşme yaptılar. Çıkışa geçecekleri aşikar. Ancak tabii Güneş'in aklındakileri ancak ligin ikinci yarısında uygulanırken görebileceğiz.

Ankaragücü de Denizlispor'u evinde geçerek biraz nefes aldı diyebiliriz. Hoş, Denizlispor'u yenemeyeni dövüyorlar ama yine de zamanlama olarak iyi bir galibiyet. Bunu da sanırım Baki'ye borçlular. Güzel gol atmış.

Haftanın Takımı: Kasımpaşaspor
Haftanın Futbolcusu: Mile Jedinak (Antalyaspor)
Haftanın Golü: Serkan Balcı
Haftanın Hayal Kırıklığı: Fenerbahçe ve Galatasaray
Haftanın Olayı: Colin Kazım'ın geçirdiği trafik kazası

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails