7 Ağustos 2011 Pazar

adipower Predator!


Adidas'ın futbol dünyasına son hediyesi adipower Predator. Adidas yaparsa bize de merakla beklemek düşer.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

United vs. City / Community Shield Sahibini Arıyor

Community Shield bizim buralardan bakınca pek de önemli bir kupa gibi durmuyor. Değil de zaten. Fakat aynı şehrin iki takımını bir araya getirmesi açısından önemli. Bir yanda, yıllardır İngiltere futboluna damga vuran ve açık ara en başarılı takımı Manchester United; diğer yanda parayla saadet arayan ve bu yolun başlangıcında hiç de kötü sinyaller vermeyen Manchester City.


FA Cup sahibi ile Premier League şampiyonunu karşı karşıya getiren Comunnity Shield'i, son 4 sezonda 3 kez kazanan United, bu sefer daha da istekli olacaktır. FA Cup yarı finalinde United'ı eleyip, kupayı kazanan City de yaptığı yatırımların karşılığını almak ve “artık biz de varız” demek isteyecektir.

Manchester United:


Manchester United'ın son durumuna bakacak olursak; iki çok önemli takviye yapıldığını görüyoruz. Kaleci De Gea, önümüzdeki 10 - 15 sene için rahatlattı Manchester United'ın kalesini. Milli takımda da oynayan Ashley Young'ın da önemli katkılar yapacağını düşünüyorum. Blackburn'den alınan Phil Jones ise ileriye dönük bir transfer. Bu sezon için fazla forma şansı bulacağını sanmıyorum.


Scholes ve Van Der Sar futbolu bıraktılar. Hargreaves serbest kaldı. Brown ve O'Shea de Sunderland yolunu tuttular.


Welbeck, Cleverley, Macheda ve Obertan gibi isimlerden bu sene faydalanılacakmış gibi gözüküyor. Hazırlık maçlarında özellikle Welbeck ve Cleverley fazlaca süre aldılar.


Yarınki maç için ise Chicharito'nun sakatlığı nedeniyle yüksek ihtimalle oynamayacağını belirtelim. Ferguson Welbeck'i düşünebilir. Fakat tecrübeyi ön plana taşıdığı takdirde Rooney'nin pertneri Berbatov olacaktır. Carrick ve Rafael de diğer önemli eksikler...

Manchester City:


35 sene sonra FA Cup'ı kazanan City ise iki senedir harcadıkları paranın önemli bir anlam kazanması adına sahaya çıkacak. Agüero transferi ile Tevez'in yarattığı sorunları biraz olsun kapatacak olan City'nin diğer önemli transferi de Clichy. Savic transferi ise alternatif yaratma açısından önemli. Adebayor da takıma fiziken dönmüş olsa da aklı, kalbi mavilerle değil. Bugün de bir kaleci transferi yaptılar. Pantilimon City'nin yedek kalecisi artık...


Vieira futbolu bıraktı, Jo ülkesine döndü. Boateng Bayern Munih'e, Given Villa'ya, Caicedo Levante'ye gitti.


Mancini aslında önemli bir yol ayrımında. 4-3-3 veya 4-2-3-1 oynatacak takımı ama ne yapacağına çok da karar verebilmiş gibi gözükmüyor. Balotelli'den faydalanmak için çok uğraşıyor ama Balotelli de bir türlü mutlu olmayı beceremiyor. Balotelli oynadığı zamanlarda orta sahayı üçlüyor Mancini, o yoksa Barry yedeğe çekiliyor.


Yarınki maçta her ikisi birden gerçekleşebilir. Orta sahada top tutmak isteyen City, ileride de sonuca gidebilecek isimlerle sahada yer alabilir. Böyle bir sistemde ise Milner yedeğe çekilebilir. City'de tek eksik Tevez...

Maç yarın saat 16.30'da, Ntv Spor'da...

AC. Milan vs. Inter / Süper Kupa Kimin Olacak?

Son 6 senedir bu kupa için mücadele veriyor Inter. 4'ünde kupayı müzesine götürmeyi başardı. Çin'de oynanan finalde 2 sene önce Lazio'ya 2-1 kaybetmişlerdi. Bunu belirtmemin sebebi yarınki(bugünkü) maçın da Çin'de oynanacak olması.


Milan geçen senenin şampiyonu. Bu sene de önemli sayılabilecek transferler yaptılar. Şu an her mevkiide en az iki alternatife sahipler. Bazı bölgelerde bu üçe çıkıyor. Hemen hemen sorunlu bölgeleri kalmadı. Yaş problemleri devam etse de gençlerin de sayısı artıyor gün geçtikçe. Milan konsantre olabilirse ve ritm tutturabilirse, Avrupa kupalarında da önemli işler yapacak gibime geliyor.


Inter de üst üste şampiyonluklardan sonra geçen sene zirveyi Milan'a kaptırdı. Kupayla yetindiler. Onların da kadroları oldukça güçlü, çünkü çok fazla değişen bir şey yok.

AC. Milan:


Savunmaya Mexes ve sol beke Taiwo gibi iki önemli ismi kadrosuna kattı Milan. Ibrahimovic, Boateng ve Amelia da kiralık oynadıkları sezon sonrasında takımda kalmaya karar verdiler. Paloschi ve El Shaarawy da çok önemli alternatifler olarak kadrodalar bu sene.


Pirlo Juventus'a, Onyewu Sporting Lizbon'a, Sokratis ve Merkel Genoa'ya, Boriello Roma'ya gitti. Legrotallie'nin sözleşmesi bitti. Jankulowski de kariyerini sonlandırdı.


Milan'ın ideal 11'i: Abbiati – Abate, Thiago Silva, Mexes, Taiwo – Van Bommel, Gattuso, Seedorf – Pato, Robinho, Ibrahimovic... Fakat öyle bir ikinci 11'leri var ki ilk 11 ile yarışır: Amelia – Zambrotta, Nesta, Yepes, Antonini – Flamini, Boateng, Emanuelson – Cassano, El Shaarawy – Paloschi. Bu iki kadroya dahi sokmadığım isimler de var. Kaleci Roma, sağ bek Oddo, stoper Bonera, orta saha Ambrosini ve forvet Inzaghi... Daha ne olsun?


Yarınki maçta Milan'da oynayamayacak tek isim Mexes. Nesta formayı kapacaktır...

Internazionale:


Inter bu sene küçük yaşlarından beri hayranı olduğum Castaignos'u kadrosuna kattı. Küçük yaşlardan beri diyorum ama adamın yaşı an itibariyle 19. Ben onu 3 sene evvel, U17 turnuvasında (Dünya Kupası mı, Avrupa Şampiyonası mı hatırlamıyorum) Hollanda formasıyla izliyordum. O zamanlar Henry hayranlığı mevcuttu bünyede. Barcelona'ya geçen Henry, Arsenal'deki günlerini özletiyordu bizlere ve bu çocuk çıktı karşıma. İşte yeni Henry bu dedim. Diğerlerinden 1-2 yaş küçük olmasına rağmen, topu ayağına aldığında farkını koyuyordu ortalığa. İyi de bir hazırlık dönemi geçirdi açıkçası. Blogumuzun diğer yazarı bilir ona olan hayranlığımı. 3 senedir Castaignos diyorum başka bir şey demiyorum. Umarım 13 sene daha güzel anarım ismini.


Nagatomo kiralık yarım sezonun ardından bonservisiyle Inter'e geçti. Viviano ve Ricky Alvarez de diğer transferler.


Materazzi serbest kaldı. Obinna, Kerlon, Suazo takımdan ayrıldılar. Santon yine kiralandı. Kharja da kiralık olarak Genoa'ya gitti.


Inter'in ideal 11'i: Julio Cesar – Maicon, Lucio, Samuel, Chivu – Zanetti, Cambiasso, Stankovic – Sneijder – Eto'o, Pazzini... Böyle yazsam da Ranocchia, Nagatomo, Motta, Muntari, Alvarez, Mariga, Pandev, Milito, Castaignos da her an ilk 11'de yer alabilecek isimler.

Viviano ve Nagatomo yarınki maçta yoklar...


Saat 15.00'da başlayacak maçı yayınlayacak bir Türk kanalı bulamadım maalesef. Rai'den izlersiniz artık...

4 Ağustos 2011 Perşembe

Luton Shelton Kardemir Karabükspor'da


Kardemir Karabükspor, Emenike'nin gidişinin ardından merakla beklenen santrfor transferini bugün gerçekleştirdi ve Valerenga forması giyen Jamaikalı golcü Luton Shelton'la iki yıllık sözleşme imzaladı.

Shelton, 26 yaşında ve 1.83 boyunda. Çok fazla izleme şansı bulabildiğimiz oyunculardan değil. Jamaika Milli Takımı'nda oynuyor ve takımın en önemli oyuncularından biri konumunda. Kısa videolarından anlaşıldığı kadarıyla sprinter bir forvet oyuncusu. Sürati en büyük avantajı. Topla birlikte akıp gidiyor. Hücum hattının en ucunda ve kanatlarında görev alabiliyor. Sol forvet olarak daha etkili. Son vuruşları iyi. Hiçbir zaman oynadığı takımların en skorer oyuncusu olmamış. Ancak görüntülerine bakıldığında bu işi de kotarabilecek bir yapıya sahip olduğu anlaşılabiliyor. Hava toplarında etkili.

Shelton'ın en büyük dezavantajı biraz zayıf olması. Bu konuda Türkiye'de sıkıntılar yaşayabilir. Hoş, fizik gücü kuvvetli oyunculardan kurulu Norveç liginde senelerdir oynuyor. Daha önce de Sheffield United formasıyla Premier Lig ve Championship'te mücadele etmiş.

En başta Emenike'nin gidişine bir gönderme vardı ancak Shelton'da Emenike'yi arayanlar büyük hayal kırıklığına uğrayacaktır. Shelton asla Emenike gibi rakibini sırtına alıp karşı kaleye kadar giden ve golünü atan bir oyuncu değil. Onun tarzı daha çok rakibi peşine takmak üzerine kurulu. Attığı gollere bakınca Thierry Henry'den izler görebiliriz. Tabii ki o seviyede değil, ancak oyun görüşü ve stili oldukça benzer.

Jamaikalı olması da ilginç bir ayrıntı. Ben daha önce Türkiye'de oynamış bir Jamaikalı oyuncu hatırlamıyorum. Varsa da bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Shelton bu açıdan da ilginç bir transfer. Umarım ki Karabük onda, o da Karabük'te aradığını bulur.

Ligue 1 Başlamadan...


Bundesliga incelemesini daha önce yapmıştık. Bu hafta sonu başlayacak olan bir başka lig de Ligue 1. Özel takipçilerinin olduğunu biliyoruz bu ligin. Ayrıca çok sayıda genç yetenek önce bu ligde boy gösteriyor daha sonra da dünyanın dev kulüplerine transfer oluyorlar. Ajaccio, Dijon ve Evian TG bu sene Ligue 1'de oynayacak yeni ekipler. Yine geçen sezonun sıralamasını dikkate alarak iddialı ekiplerin kısaca değerlendirmesini yapalım...


OSC Lille: Geçen senenin şampiyonu Lille, Marsilya'ya süper kupa finalinde 5-4 ile boyun eğmesine rağmen; geçen seneden çok da farklı olmadığını gösterdi. Fakat çok önemli sorunlarla da karşılaşabilirler bu sene. Savunmanın sigortası Rami Valencia'ya, hücumun önemli ismi Gervinho Arsenal'e, çift yönlü orta saha Cabaye Newcastle United'a, önemli hücum alternatifi Frau Caen'e sol bek Emerson da Benfica'ya gittiler. Yaptıkları en önemli transfer de Payet. Gervinho'nun boşluğunu doldurmak isteyeceklerdir. Rami'den boşalan yeri doldurmak için Basa ve Rozehnal(geçen sene kiralıktı) transferleri yapıldı ama ikisini toplasan bir Rami etmez kanımca. Cabaye'nin yerine Pedretti geldi. Emerson'un yerine Bonnart alındı. Lille nereden adam gönderdiyse oraya adam aldı kısacası. Enyeama da kaleye alternatif olarak kadroya dahil edildi.


Fransa Ligi hakkında tahmin yürütmek her zaman zordur. Takımlar birbirlerine çok yakın puanlarla dizilirler ve her karşılaşmada her türlü sonuca rastlamak mümkündür. Lille bu sene otoriteler tarafından 3. veya 4. olarak gösteriliyor genel olarak, onu söyleyelim. Marsilya ve Psg, Lille'in önünde duruyor. Lyon'dan da çıkış bekleyenler var...


Lille tahmini 11: Landreau – Debuchy, Basa, Rozehnal, Beria – Chedjou, Pedretti, Mavuba – Payet, Hazard, Sow... Beria'nın stopere çekilmesi halinde sol bekte Balmont yer alabilir. Bonnart da bekleri yedekleyebilir. Obraniak hücum anlamında harika yedek. Oyunu tutar, kurar. Asist yapar, duran top kullanır. Kanat oynar, iç oynar. Forvette ise en önemli yedek, mutsuz De Melo. Sow'un formu, De Melo'nun forma şansını zora sokmakta...

Olympique Marseille: Taiwo'yu Milan'a, Heinze'yi Roma'ya gönderdi Marsilya. Stopere N'Koulou ve orta sahaya Alou Diarra alındı. Morel de bir diğer katkı sağlayabilecek transfer.


Kanımca Fransa'nın en dengeli kadrosunsa sahipler.


Tahmini 11'leri: Mandanda – Azpilicueta, Diawara, M'bia, Morel – Diarra, Cheyrou, Lucho – Remy, Gignac, Ayew... Remy'nin ileri uçta oynayacağını, Gignac'ın yedek kalacağını ve Valbuena'nın formayı vermeyeceğini de düşünmüyor değilim. Fenni bekler konusunda ilk alternatif. N'koulou stoperlerin yedeği. Cisse orta sahada ilk alternatif. Amalfitano ve Kabare de her zaman kullanılabilecek isimler. Valbuena'dan zaten bahsettik...

Olympique Lyonnais: Üst üste şampiyonluklardan sonra son üç senedir zirveyi göremeyen Lyon bu sene de eskisi kadar güçlü değil. Yine favoriler arasındalar ama Lille, Marsilya ve Psg'nin arkasında gösteriliyorlar.


Önemli yedek Cesar Delgado takımdan ayrıldı, Meksika'ya gitti. Toulalan, Malaga'ya transfer oldu. Savunmacı Diakhate, Dinamo Kiev'e döndü kiralık sözleşmesi bitince. Mensah ve Tafer kiralık sözleşmeleri bittikleri için takıma döndüler. Lyon'un da başka bir transferi yok. Bastos da her an gidebilir.


Tahmini 11'leri: Lloris – Revelliere, Cris, Lovren, Cissokho – Briand, Gonalons, Gourcuff, Bastos – Pjanic – Lisandro... Gassama sağ bek, Kolodziezjzak sol bek ve Mensah stoper altermatifleri. Pied, Ederson ve Kallström orta sahada yedekleri olacak ama savunma yönü ağır olan hiç orta saha alternatifleri yok onu söyleyelim. Forvette ise Gomis ve Tafer, Lisandro'ya katkı verecekler...

Paris Saint Germain: Psg, kaleye Douchez ve Sirigu transferlerini yaptı. Menez, Gameiro, Bisevac, Matuidi, Mohammed Sissoko da diğer önemli transferler. Coupet ve Makalele futbolu bıraktı, Giuly serbest kaldı.


Tahmini 11'leri: Sirigu – Jallet, Bisevac, Sakho, Tiene – Bodmer, Sissoko, Matuidi – Nene, Gameiro, Menez...


Pastore takıma gelirse ki gelmesi an meselesi, Bodmer yedeğe çekilecektir. Mevlüt ve Hoarau gibi çok önemli iki forvete sahipler. Luyindula iki kanatta da oynayabilir. Ceare sağ bek, Armand sol bek alternatifleri. Chantome da ihtiyaç halinde güvenilebilecek bir başka isim.


Psg'nin kadrosu Lille'den ve Lyon'dan iyi kanımca. Marsilya'dan da aşağı kalır bir yanı yok. Ama takımın uyumu nasıl olacak hep beraber göreceğiz. Emirates Cup'ta çok kötüydüler mesela. Düzelebilmeleri halinde önemli işler yaparlar.

Bordeaux, Rennes ve St. Etienne bu takımların arkasından gelecektir. Toulouse da bu sene gençlerinin sırtında ileri noktalara gelebilir... Sissoko, Capoue, Umut Bulut... Daha ne olsun? Ayrıca Riviére'ye de dikkat!

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Göre Göre / Trabzonspor:1 Benfica:1


Benfica asla kadrosundaki oyuncuların isimlerinin büyüklüğü ölçüsünde bir takım değil. Bugün de iyi oynamadılar aslında. Maç boyunca iyi yaptıkları tek şey ön alandaki amansız baskılarıydı. Bu baskı sayesinde Trabzonspor oyun kuramadı ve bir türlü ağız tadıyla hücum edemedi. Belki de maçtan önce Benfica teknik direktörünün "rakibimizi artık tanıyoruz" diyerek anlatmak istediği şey buydu.

Trabzonspor savunmasındaki Giray ve Glowacki, topu oyuna sokma konusunda fazlasıyla yetersizler. Biri sürekli 50 metreye top atmaya çalışır, diğeri beş kişinin arasına topla dalar... Tabii hal böyle olunca Zokora bu ikilinin yanına kadar gelip top almak zorunda kalıyor. Maçı izleyenler, muhtemelen Zokora'yı beğenmemiştir. Evet, etkili olamıyor ancak bunun sebebi tamamen Giray-Glowacki ikilisinin topu oyuna sokmayı bilememesidir. Zokora normalde ne yapması gerektiğini bilen bir oyuncu. Zaten bunu da maç esnasında Şenol Güneş'e sık sık anlatmaya çalıştı ancak eldeki malzeme bu. Eh, savunmaya kadar gelip top alınca önde 25-30 metrelik kocaman boşluklar oluyor haliyle. O boşluğu geç ki Colman'a falan top atasın. Olmuyor haliyle... Ve maç boyunca da bu sorun çözülemiyor. Peki bundan sonra çözülmez mi? Çözülür. Hem de öyle kolay çözülür ki. Şenol Güneş'in tek yapması gereken, Piotr Brozek'in iyileşmesini beklemek. Brozek iyileşince de onu sol beke koyup, sol bekte harcanan Celutska'yı stopere çekmek. Celutska, müthiş akıllı bir oyuncu. Hamlesi de var. Topla da iyi. Bu takıma ilaç olur gerçek yerine geçince. Celutska girer, ağır vasıta Glowacki çıkar...

Bugün Trabzonspor ne kadar kötüyse, hakem de o kadar kötüydü. İlk yarıda özellikle Burak'ın pozisyonunda çaldığı ofsayt anlaşılır gibi değildi. Tabii Benficalı oyuncuların kasıtlı tekmeleri, çekmeleri ve sarılmaları da kartla cezalandırılmalıydı. Cezalandırılmadı, onlar da yüz buldukça abarttı. Adrian'ın gördüğü kırmızı kart ise kelimenin tam anlamıyla skandaldı. Adrian, o pozisyonda hava topuna çıkarken rakibine bir kez bile bakmadı. Pozisyon gereği dirseği rakibin suratına geldi ve hakem de aslında devam ettirdi. Ancak Benficalı oyuncuların işaret etmesiyle oyunu durdurdu. Oyuncunun yüzündeki kanı gördü ve "lan ben kırmızı kart göstereyim bari" dedi. Bu kartın bundan başka bir açıklaması yok. Bugün, aldığı kilolarla piknik tüpüne dönmüş Saviola'nın oynadığı Benfica, böyle rahat oynayamazdı bu hakem olmasa. Hoş, bugün Saviola piknik tüpüyse Serkan Balcı da cep herkülüydü. O da fazlaca kilolu ve inanılmaz kötü oynuyor.

Trabzonspor'un bugünkü en büyük sorunu herhalde inanmamaktı. İlk maçtaki 2-0'lık skor oyuncuları yeterince tedirgin etmiş. Bir de üzerine 20. dakikadaki o saçma gol gelince iyice demoralize oldular. Özellikle Burak Yılmaz çok dağıttı golden sonra. Aklıyla oynamayı bıraktı, panik yaptı. Bu arada golde Glowacki'nin uyuşukluğunu da atlamamak lazım. Tamam, o topa belki yetişemeyebilirsin ancak en azından bir hamle yap çizgiden falan çelmek için. Becerirsin beceremezsin o ayrı konu ama en azından bir gayret et. Glowacki'deki uyuşukluk, Pawel Brozek'te de gösterdi kendisini. Elde Halil Altıntop gibi takıma enerji verebilecek bir oyuncu varken Pawel'in nazlı futbolunu izlemek hakikaten zulüm. Ve o Halil'in 78. dakikada oyuna girişini görmek de apayrı bir konu. Küfretsen daha iyi adama.

Şimdi Trabzonspor'un önünde bir UEFA Avrupa Ligi şansı var. Umarım ki o maça kadar takım kendine gelir, Şenol Güneş biraz form tutar (ki onun da buna ihtiyacı var, görüyoruz ki formsuz), Sakatlar iyileşir ve takım artık oynaması gereken oyunu oynar.

Bundesliga Başlamadan...


Fransa ve Almaya'da ligler bu hafta sonu başlayacak. Ligue 1'izlemekten pek keyif almadığım için; Bundesliga incelemesi yapmayı istedim. Avrupa'da temponun en fazla yükseldiği ve genel olarak takımların pozitif oynama arzusuyla hareket ettikleri bu lig, seyir zevki açısından belki de en iyisi.


Bir çok yıldız ülke içinde yer değiştirdi, birçoğu da ülke dışına transfer oldu bu sene. Teknik direktörler arasında yapılan ankette Bayern 13 oy alarak şampiyonluğun en önemli adayı olarak gösterilmiş. 2. Leverkusen, 3. Dortmund...


Geçen seneki sıralamayla takımların son halinden kısaca bahsedelim...

Borussia Dortmund: Hepimizin bildiği gibi Borussia Dortmund, Nuri Şahin'i Real Madrid'e yollarken; İlkay Gündoğan ve Ivan Perisic transferleriyle kadroyu şekillendirdi. Dede de serbest kalmıştı, Eskişehirspor kaptı. 5'li bir orta saha kuran Dortmund'ta Nuri'nin gitmesi, oyun yapısını elbette etkileyecektir. Bender'in yanında İlkay, Da Silva, Kehl veya Leitner oynayabilir. Sağ kanatta Götze yine ilk seçim olacaktır. Alternatifi ise Blaszckzykowski. Solda ise Grosskreutz'un yedekleri Perisic ve Le Tallec olacaktır. Ofansif orta saha için ise ilk aday Kagawa ancak Zidan, Lewandowski, Le Tallec ve İlkay da bu bölge için uygunlar. Forvette ise Barrios'un yeri garanti. Zidan ve Lewandowski burayı yedekleyecek isimler.


Kısacası: Weidenfeller – Piszczek, Subotic, Hummels, Schmelzer – Bender, İlkay – Götze, Kagawa, Grosskreutz – Barrios gibi bir ideal 11 ile sahada olacaklar. Geçen senenin şampiyonu bu sene işin içine CL de girince yıpranabilir. Ayrıca rakipler bu sene daha da güçlü...

Bayer Leverkusen: Vidal'i göndermeleri onlar için iyi olmadı. Çok derinlikli bir kadroları da yok açıkçası. Gelecek vaadeden Schürrle transferi ise önemliydi. Onların da tahmini 11'i şu şeklide olacaktır:


Adler(Sakat olduğu için bir süre yeni transfer Yelldell forma giyecektir.) - Schwaab, Reinartz, Friedrich, Kadlec – Rolfes, Ballack – Castro, Augusto, Barnetta – Kießling gibi bir kadroyla sahada olacaklardır. Castro sağ bek için alternetif de oluşturuyor aynı zamanda. Stoper yedeği Ömer Toprak. Sol bekte ise yedek Ocpizka. Bender orta sahayı defansif anlamda yedekleyecek. Schürrle iki kanatta ve ileri uçta oynayabilir. Eren Derdiyok da Kießling'in ilk alternatifi...

Bayern Munchen: Bayern birçok oyuncu transferiyle girdi sezona ama en önemlileri Neuer, Rafinha ve Luis Gustavo'ydu. İlk 11'de olacaklarını düşünüyorum. Klose takımdan ayrıldı ama forvet konusunda sıkıntıda değiller. Geçen senenin ortasında Van Bommel'i kaybetmeleri onları kötü etkilemişti, Gustavo transferi oldukça önemli. De Michelis Malaga'ya, Hamit de Real Madrid'e gitti ama şu anki kadroları Almaya'nın en iyisi... Boateng transferini de unutmayalım.


Tahmini demek doğru olmaz ideal 11'leri: Neuer – Rafinha, Boateng, Badstuber, Lahm – Gustavo, Schweinsteiger – Robben, Muller, Ribery – Gomez


Butt kaleci, Van Buyten stoper yedeği. Boateng defansın her yerinde oynayabildiği için bir ekik olduğunda orayı Boateng ile dolduracaklardır ve stopere Van Buyten'i koyacaklardır. Contento sol bekte alternatif yaratacak. Pranjic de hem sol bek hem sol açık için alternatif. Tymoschuk ve Alaba da orta alanın yedekleri. Kroos forvet arkasındaki üç ismin de alternatifi. Olic de Gomez'i yedekleyecek.


Kadrolara bakınca Bayner Munchen açık ara favori. İşi sıkıya alırlarsa rakip dayanmaz karşılarında. İşi sıkıya almak da zorundalar artık. Hamburg ve Schalke bu 3 takımı en fazla zorlayacak olanlardır.

Hoffenheim da biraz daha tecrübeleşen kadrosuyla sürpriz yapabilir. Mehmet Ekici'li Werder Bremen ve Tuncay Şanlı'lı Wolfsburg'un orta sıralarda yer alacağını düşünüyorum. Hertha Berlin bu ligi özlemiştir ve düşme korkusu yaşamayacaktır ama yeni çıkan diğer takım Augusburg'un işi oldukça zor. Mönchengladbach play-out sistemiyle ligde kalmıştı ama bu sene de düşme adaylarından. Evinde aldığı puanlarla geçen sene uzun bir dönem liderlik koltuğunda da kalan Mainz 05, Fuchs'u da kaybetti ve bence bu sene işleri oldukça zor. Kaiserslautern ve Freiburg da düşmemeye oynayacaklardır. Köln için bir şey söyleyemiyorum...

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails