Bu hafta Yunanistan Ligi'nde kuponlara gözü kapalı koyabileceğimiz birkaç güzel maç var. Artık durumlar ufak ufak şekilleniyor. Ligin dengeleri oturuyor. Hemen hemen herkes olması gereken yere yerleşmek üzere. Haftanın maçlarıyla ilgili gelen tahminleri sıradan verelim:239 Asteras Tripolis - Panserraikos / 1 - 1.55Asteras, zaten deplasmanlarda ligin en çok puan alan takımı. Bugün de zayıf rakibi karşısında kendi evindeki ilk galibiyetini alacaktır.240 Xanthi - Iraklis / Alt - 1.35 (Sistem kuponları için beraberlik de bir alternatif - 2.90)Iraklis deplasmanlarda ne gol atabiliyor ne de yiyor. Xanthi'nin de skorer yönünün çok iyi olduğunu söylemek güç. Alt seçeneği resmen "beni seç" diye bağırıyor.260 Olympiakos Piraeus - Panionios / 1H - 1.50Lider, kendi evinde rakibine şans tanımayacaktır. Oranı yükseltmek için handikaplı oynamakta fayda var.261 ASK Olympiakos Volou - Kerkyra / X - 2.90 (toplam 2-3 gol de riske girmek istemeyenler için ideal - 1.65)423 Aris - Larissa / 1 - 1.55Aris, ligin iyi takımlarından. Larissa da formda ama deplasman sıkıntılarını göz önüne almak lazım.424 Kavala - PAOK / 1 - 2.90Bu oranıyla asla kaçırılmaması gereken bir maç. Kavala kendi sahasında vasatın oldukça üzerinde maçlar çıkarıyor. Riske değer...426 AEK - Ergotelis /1 - 1.20Fazla yoruma gerek yok. AEK zorlanmayacaktır.427 Atromitos - Panathinaikos / 2 - 1.35Atromitos genelde kendi sahasında ligin zayıf takımlarına karşı etkili olmuş. Panathinaikos karşısında direneceklerini sanmıyorum. Ancak sürprize kaçmak isteyenler için beraberlik de 3.40'lık oranıyla bir ihtimal olabilir.
Geçtiğimiz hafta oynanan Club Brugge maçında sağ diz çapraz bağlarından sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Sinan Bolat, bugün başarılı bir ameliyat geçirmiş. Ameliyatın ardından yapılan açıklamaya göre Sinan yaklaşık 6 ay sahalardan uzak kalacak. OÇ'i de artık kimse sorgulamaz Sinan neden milli takımda değil diye.
Süper Lig'in 11. haftasına giriyoruz. Lig, zevkli olduğu kadar enteresan da bir hal aldı. Büyükler halen sahne alabilmiş değil. Anadolu takımları vurguna devam ediyor. Bu hafta güzel oranlar getirecek maçlar olduğu kadar zor ve yanılma payımızın yüksek olacağı maçlar da var. Sıradan gidelim:112 Kayserispor - GençlerbirliğiKayserispor ilk 3'te yerini her geçen hafta sağlamlaştırıyor. Ancak şunu da unutmamak lazım ki her maç işleri daha da zorlaşacak. Geçtiğimiz hafta Kasımpaşa karşısında kazanırken zorlandılar. Bu hafta da Gençlerbirliği onları zorlayacaktır. Ki Gençler de geçen haftanın kazanan takımlarından. Bir ivme yakalama peşinde olacakları kesin. Bir beraberlik bile Gençler'in moral motivasyonu açısından mühim. Kayserispor'da orta sahanın önemli ismi Santana kart cezalısı ve eksikliği hissedilir. Gençlerbirliği'nde ise Harbuzi yok. Zumdick, Harbuzi'nin yerine Oktay Delibalta veya Soner Aydoğdu'ya şans verebileceğini söylemiş. İkisi de iyi oyuncu ancak Soner'e şans verirse kendisine saygım Thomas Doll'e yakın bir hal alır. Ben bu maçta sürpriz bir sonucun çıkabileceğini düşünüyorum ancak toplamda 2-3 gol barajı aşılmaz.Tahmin:2-3 gol Oran:1.75159 Kardemir Karabükspor - BucasporKarabükspor teknik direktörü Yücel İldiz, bu maç için şu ana kadar oynayacakları en zor maç tanımlamasını yapmış. Bu, Karabükspor için güzel bir ayrıntı. Rakiplerini ciddiye alacaklar ve bir sürprize karşı da önlem alacaklar demek ki. Bucaspor artık kazanmak istiyor ancak onların da durumu sıkıntılı. Sakatlıklar ve Tomas ile Dady gibi oyuncuların kadrodışı kalmaları Samet Aybaba'nın alternatiflerini kısıtlamış durumda. Karabükspor Cernat'ın yokluğuna rağmen kendi evinde kuracağı baskıyla zorlanarak da olsa maçı kazanır.Tahmin:1 Oran:1.50172 Antalyaspor - BursasporCL yorgunu Bursaspor, ligin zor deplasmanlarından birine çıkıyor bu hafta. Sercan ve Ergiç'in sakatlıkları var ancak oynayıp oynamayacakları belli değil. Ertuğrul Sağlam'ın bu ikiliyi dinlendirmesini bekleyebiliriz. Antalyaspor'da ise Necati sakat. O da oynamayabilir. Ancak sahada görürsek şaşırmayalım. Antalyaspor bu maçta kendi sahasında direnç gösterecektir. İlk yarı beraberliği ile birlikte toplam 2-3 gol seçeneği cazip duruyor. Sistem kuponları için beraberlik de iyi bir alternatif.Tahmin:İY X Oran:1.90 (2-3 gol seçeneği 1.70'lik oranıyla makul)238 Ankaragücü - GaziantepsporHaftanın zor maçlarından biri daha. Ben şahsen uzak durma yanlısıyım bu maçtan. Ne yapacağı belli olmayan iki takım. Her ikisi de kazanabilir. Beraberlik de oranı nedeniyle sistem kuponlarında tercih edilebilir ancak bana göre en olası ihtimal 2,5 gol altı seçeneğinin gerçekleşmesi olacak.Tahmin:Alt Oran:1.55254 Fenerbahçe - EskişehirsporBu hafta güzel oran yakalanabilecek maçlardan biri. Eskişehirspor'da hafaiçi adı illegal menajerlik olayına karışan teknik direktör Bülent Uygun ve kaptan Ümit Karan, tedbirli olarak disiplin kuruluna sevkedildikleri için bu maçta takımlarını sahada yalnız bırakacaklar. Ümit Karan neyse de, Bülent Uygun'un eksikliği muhakkak hissedilecek. Ayrıca takımın moralinin de çok iyi olduğunu sanmıyorum. Fenerbahçe'de Niang'ın oynayıp oynamaması önemli. Bu durum net değil ancak ben oynayacağını sanmıyorum. Yine de sarı lacivertliler, zor günler geçiren Eskişehirspor karşısında handikaplı bir galibiyet alacaklardır.Tahmin:Handikaplı 1 Oran:1.65334 Sivasspor - İBBHaftanın zor maçlarından biri daha... Ben yine bu maçı da kuponuma almamayı düşünüyorum. Alırsam alt oynarım. Sivas, Rıza Çalımbay'ın gelişinin ardından artık çıkış arıyor. İBB her zamanki çizgisinde. Ekstrem bir durum yaşamıyorlar. Bu maçta olay Sivas'a bakar. Eğer Rıza Çalımbay kazanmak için oynar ve takımını motive edebilirse, Beşiktaş maçının ikinci yarısında gösterdikleri etkiyi gösterebilirler ve maç için iddialı konuma geçebilirler. Eğer tam tersi yine savunma ön plana çıkar da korkak bir futbol sergilenirse de İBB 2-0 falan kazanabilir. Her halükarda alt seçeneği ön planda...Tahmin:Alt Oran:1.50358 Manisaspor - KonyasporKonyaspor deplasmanlarda kayıp. Manisa da kendi sahasında etkili bir takım. Özellikle Simpson, Isaac ve Makukula'dan kurulu hücum üçlüleri sayesinde gol bulmakta zorlanmıyorlar. Zayıf Konya savunmasını da aşmak onlar için kolay olacaktır. Manisa rahat kazanır diye tahmin ediyorum.Tahmin:1 Oran:1.45394 Trabzonspor - GalatasarayHaftanın maçı bizi yine zorlayacak maçlardan biri. Trabzonspor sezon başından bu yana istikrarlı skorlar alıyor. Geçen hafta kazanırken zorlandılar. Kendi sahalarında etkililer. Glowacki bu maçta büyük ihtimalle görev alamayacak. Galatasaray'da ise Arda, Baros, Serkan Kurtuluş ve Hakan Balta gibi isimler sakat. Hakan ve Serkan oynayabilecekler mi bilmiyorum. Ancak oynamamaları durumunda da Sabri ve Insua yeterli katkıyı sağlar. İyileşen Kewell oynayacak durumda. Hagi, kendisini ikinci yarıda da olsa mutlaka değerlendirecektir diye düşünüyorum. Galatasaray, sert savunmasıyla Alanzinho, Burak ve (oynarsa) Yattara gibi oyuncuları sindirebilir. Umut Bulut'la boğuşurlar. Orta sahayı ele geçiren kazanır. Bu maçtan sürpriz bir sonuç bekliyorum.Tahmin:2 Oran:2.70429 Beşiktaş - KasımpaşaUEFA yorgunu Beşiktaş, artık bir şekilde kazanması gereken Kasımpaşa'yla oynayacak. Kasımpaşa ilk anlarda direnç gösterebilir. Quaresma büyük ihtimalle bu maçla birlikte takıma dönecek. Her şeye rağmen Beşiktaş'ın zorlanmadan kazanmasını bekliyorum. Handikaplı 1 seçeneği oynanabilirTahmin:Handikaplı 1 Oran:1.55
30 Ekim 2008 tarihinde Real Union takımıyla oynanan Kral Kupası maçında kalbindeki rahatsızlık nedeniyle yere yığılıp kalan Real Madrid'in 1985 doğumlu futbolcusu Ruben De La Red, aradan geçen süre içerisindeki tüm çabalarına rağmen futbolu bırakmak zorunda kaldığını açıkladı.25 yaşındaki bir futbolcu için çok kötü bir durum tabii. Hem yaşınız genç, hem de Real Madrid gibi bir takımın parçasısınız. Ve erken yaşta karşılaştığınız bir sağlık sorunu yüzünden işinizi yapamayacak duruma geliyorsunuz. Fazla yoruma gerek yok.De La Red'in bu zor kararını açıklamasının ardından güzel haber Valdano'dan geldi bu arada. Valdano'nun verdiği bilgiye göre, 25 yaşındaki eski futbolcu bundan sonra Jose Mourinho'nun yanında çalışacak ve bir teknik adam olacak. Bakarsınız, genç yaşında kazanacağı bu deneyimlerle önümüzdeki yılların en başarılı teknik direktörlerinden biri ortaya çıkar...
Nedense birden aklıma düştü bu ikili. Özellikle 90'ların ilk yarısında futbola ilgi duyanlar hatırlayacaklardır. O dönemde İsveç milli takımının çok iyi bir kadrosu vardı. Ravelli, Blomqvist, Kenneth Anderson, Nilsson ve bir ara Galatasaray'da da oynayan Roger Ljung gibi oyunculardan kurulu, taş gibi bir takımdı İsveç.Ancak bu takımda öne çıkan Tomas Brolin ve Martin Dahlin bambaşka bir uyum içerisindelerdi ve takıma ayrı bir tat katıyorlardı. Futbol kariyerleri boyunca belki hiç aynı kulüp takımında oynamamışlardı ancak aralarındaki uyum, 10 yıl yan yana oynamış oyuncuları aratmayacak cinstendi.
Brolin, Nörkkoping'te yetişmiş, sonra Parma'da yıldızı parlamış bir oyuncuydu. O dönemlerde HBB diye bir kanal vardı ve Parma'nın maçlarını veriyordu ağırlıklı olarak. Bugün düşünüyorum da, gayet iyi seçim yapmışlar. Türk futbolseverinin Brolin'e olan ilgisi bu dönemde tavan yapmıştı.Dahlin ise yıldızını Borussia Mönchengladbach takımında parlatmış bir oyuncuydu. Ancak daha öncesinde Malmö forması giyerken Recep Çetin'e belki de hayatının en güzel golünü attıran rövaşatanın ortasını yapan isim olarak Türk futbolseverleriyle tanışmışlığı vardı. Mönchengladbach'tan sonra Roma ve Blackburn Rovers gibi takımlarda şansını denediyse de pek tutunamadı. "Ulan İsveçli zenci mi olur?" bilincinde olduğumuz yıllardı ve Dahlin çoğumuzun sempatisini kazanmıştı.Amerika 94'te bu ikili formlarının zirvesindeydi ve gerçekten iyi bir turnuva geçirdiler. Dahlin 4 gol, Brolin 3 gol atmış ve İsveç de turnuva 3.'lüğünü kazanmıştı. Aynı zamanda Brolin turnuvanın en iyi 11'ine seçilmişti.
Sonraki zaman diliminde Brolin, milli takımda talihsiz bir şekilde bileğini kırınca bir daha toparlayamadı. Parma'dan ayrılıp Leeds United'a transfer oldu. Sakatlık sürecinde felaket kilo almıştı ve İngiltere'de bu kilolar yüzünden "fıçı" lakabıyla anılır olmuştu.2000'li yıllara yaklaşırken eski çizgilerini yakalayamayan ve kariyer olarak düşüşe geçen bu ikiliden Brolin 1998'de, Dahlin ise 1999'da sakatlıklarının da izlerini silemedikleri için futbolu bırakmak zorunda kaldı. Şimdilerde Brolin yine fazla kilolarıyla dikkat çekiyor ve kendisini pokere vermiş durumda. Dahlin ise moda sektöründe ve en az futbol oynadığı yıllardaki kadar fit.
Kardemir Karabükspor'un stadının ne halde olduğunu bilmeyen yoktur. Sezon başından bu yana maraton tribün inşaatının olduğu yere sarı bir branda gerilmiş ve üzerinde koca koca puntolarla "Kardemir Emin Ellerde" yazılarak Çelik-İş Sendikası'nın reklamı yapılıyor. Televizyondan bu takımın maçlarını izleyen herkes de bu garip reklama 90 dakika boyunca katlanmak zorunda. Oysaki o brandanın yerine, takımlarını hınca hınç destekleyen taraftarların oluşturduğu renkli görüntülere ihtiyacımız var. Bu hepimizin malumu.Maraton tribünün hikayesi biraz enteresan ve acı. Önceki halini hatırlayanların gözünün önüne gelecektir. Tamamen çağdışı, güvensiz bir beton ve çelik yığını vardı orada. 4-5 basamak, derme çatma, tam bir baraka tadındaydı. Kale arkaları halen aynı durumda mesela. Geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru takım Süper Lig'e çıkmaya yaklaşınca tribünlerin yeniden inşa edilerek stadın kapasitesinin arttırılması ve modern bir görünüme kavuşturulması amacıyla bir ihale açıldı. İnşaat, maraton tribünle başlayacak, lig bitmeden bu tribün yıkılacak ve yaz boyunca da yeni tribün yapılarak sezon başlangıcına yetiştirilecekti. Tabii işler hiç de planlandığı gibi gitmedi. Maratonun yıkılması yaklaşık bir 1-1,5 ay civarında gecikti. Hasbelkader başlayan inşaat ağır ağır devam etti ve tabii ki sezon başına yetiştirilemedi. Şu an sezonun 11. haftasına girmek üzereyiz ve halen daha da bitmiş değil. Üstelik bu tribünde bir kapasite arttırımı da söz konusu değil. Eskiden de 2000 kişilikti şimdi de 2000 kişilik olacak. Haa, sorsanız stadın genel kapasitesi artacak. Nasıl olacağını ve Karabüklüleri nasıl bir garabetin beklediğini çok merak ediyorum. Umarım korktuğum gibi olmaz da güzel, modern bir stad çıkar işin sonunda ortaya. Bu arada çoktan ihaleye çıkarılması gereken kale arkası tribünlerinin yeniden yapılmasıyla ilgili işin de henüz çeşitli nedenlerle ihale edilemediğini ve bu konuda da derin bir belirsizlik içinde bulunulduğunu ekleyelim.Maraton tribüne geri dönmek istiyorum. Şu an uzun uzun çatı direklerinin altında güdük bir beton yığını olarak gözüken bu garip ve bitmemiş yapıyla alakalı olarak kulüp yöneticileri, şehirdeki bürokratlar ve milletvekilleri de çeşitli zamanlarda umut dolu ve çelişkili açıklamalarda bulundular. Kimisi Galatasaray maçına yetişir dedi, sonra planlar değişti ve Eskişehir maçı dendi. Bu şekilde birkaç değişik tarihten sonra en son "Kasım başında Buca maçına yetişir" denmişti ki bu hafta bunun da mümkün olmadığını gördük. Şimdi elimizdeki son tarih Kasım sonu...Ayrıca bu durumun bahanelerinin sıralandığı ve AKP Karabük milletvekili Mehmet Ceylan tarafından yapılan son açıklama da komedi ötesi. Daha doğrusu trajikomik diyelim. Mecliste şehri sözümona temsil eden vekilin sözleri şu şekilde:"Maraton Tribünü yaklaşık iki bin kişilik kapasitelik kapasite ile bitme aşamasına gelmiş durumda. Tabi gönül isterdi ki daha önce bitmiş olsun ama bu bir inşaat süreci tabiî ki projenin uygulamaya geçmesi konusunda aksaklıklar oldu. Müteahhit firmanın vermiş olduğu bilgiye göre projede bazı tadilatlar oldu. Uygulama safhasında sıkıntılar çıktı ve onlar da zaman aldı ve kış mevsim şartları da bu noktaya getirdi ama bitme aşamasına geldi. Her şeye rağmen güzel bir eser ortaya çıkıyor. Hayırlı olsun. Yaklaşık 3 Milyona yakın bir fiyata mal olmaktadır. Aydınlatma projesi ihale edilmiş durumda. Diğer kalan tribünlerin tamamı Gençlik Spor Genel Müdürlüğü tarafından ihale ediliyor. Şu anda inceleniyor. O da yıl sonu bitmeden stadyumun geri kalan kısmı ihale edilecek. Tabiî ki sadece Stadyumla kalmıyor, kapalı ve açık otoparkları olacak. Kardemir Karabükspor’a yakışan bir stadyuma kavuşmuş olacağız. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz"Bugün Kasım ayının başındayız. Adam kış şartlarından gecikme yaşadık diyor. Halkı aptal yerine koymak da bu olsa gerek. Tekrar ediyorum: Henüz Kasım başındayız. Daha ışıklandırma işinin yeni ihale ediliğini ve diğer konuların incelendiğini söylemiş. Daha neyin incelemesi allah aşkına? Bu kadar amatör ve bu kadar işbilmez olunamazdı herhalde. Karabükspor'dan sonra inşaata başlayan Kasımpaşa bile koskoca maraton ve kale arkası tribününü bitirip hazır hale getirmiş, Karabükspor bir maraton tribünü yapamamış. Üstelik Kasımpaşa'nın stadının bulunduğu yer inşaat için daha elverişsiz ve yer problemi olan bir nokta. Ama oraya koskoca sarı renk (sarıyla kulübün renkleri arasında nasıl bir alaka varsa artık) bir branda gerip sendika reklamı yapmak daha cazipti herhalde.Velhasılkelam, şu anda Karabük Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadı'nın inşaatıyla kim ilgileniyorsa büyük çuvallama içerisindedir. Bakalım müteahhit firmaya bu gecikmelerden dolayı yaptırım uygulanacak mıdır yoksa diğer tribünler de onlara mı peşkeş çekilecektir. Hepsini ilerleyen günlerde göreceğiz...
Dün akşam oldukça enteresan haberler aldık. Ancak nedendir bilinmez, bugün basında çok da fazla yer bulmadı bu olaylar. Konu, Bülent Uygun, Murat Şahin ve Koray Avcı hakkında açılan TFF soruşturması.TFF'den yapılan açıklamaya göre bu isimler illegal olarak menajerlik yaptıkları gerekçesiyle tedbirli olarak soruşturmaya sevkedilmiş. İmam Rıza Ağacıklı isimli TFF tarafından tanınan menajerlik lisansına sahip şahısla ortak firmaları varmış. Hatta bu durum bir iddiadan da öte. Murat Şahin konuyla alakalı açıklamalar yapıp iddiaları doğrulamış ve hatalı olduğunu belirtmiş. Muhtemelen en kötü ihtimalle futbolu bırakıp işin içinden sıyrılacaktır. Koray Avcı'dan henüz bir ses yok. Bülent Uygun'dan da aynı şekilde.Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil. Şaşırtıcı olan bu gibi durumlarla ilgili ilk kez somut bir adımın atılmış olması. Gerçi Süha Sıdal'ın açıklamalarının ardından bu somut adımın atılmaması mümkün değildi. Bugün Türkiye'de (ve hatta dünyada) birçok futbolcunun ve teknik adamın transferlerden komisyon aldığı bir gerçek. Ortada dönen para kayıtdışı para olduğu ve alınan komisyonlar resmen ispatlanacak gibi olmadığı için de bu konuda pek bir şey yapılamıyor. Muhtemelen prosedür de çok iyi bilinmiyor olacak ki Murat Şahin ve Koray Avcı açık açık kendi isimleriyle böyle bir şirkete ortak olabiliyorlar. Yani muhtemelen adamlar bunun yasak olduğunun farkında bile değil. Bülent Uygun'un organizasyondaki yeri nedir bilmiyorum ancak yıllardır kendisinin transferlerden pay aldığı çok da kesin ifadeler içermeden konuşulagelir. Hatta kendisinin geçen sene Gaziantepspor'a imza atıp bir gün sonra da ayrılmasının nedeninin de bu menajerlik hikayeleri olduğu iddialarını hatırlayanlar olacaktır. İddiaya göre Gaziantepspor başkanı İbrahim Kızıl'ın kardeşinin bir menajerlik şirketi varmış ve kulübün tüm transferlerinden bu şirket para kazanıyormuş. Bülent Uygun da transferleri kendisi yapmak isteyince iş bozulmuş falan... Ne kadar doğrudur bilemem.Su götürmeyen tek gerçek, Bülent Uygun'un bir dönem menajerlik işini açıkça yapmış olması. Hatırlayın, Sivasspor'un başına teknik direktör olarak gelmeden önce kulübün menajeriydi. Ondan önce futbolcu menajerliği yaptığı da olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. Belki resmi olarak bir lisansı yoktu ama tanıdık çok ne de olsa... Benim bildiğim, Olcan Adın'ın Kartal'dan Fenerbahçe'ye transferinde etkisinin olduğu... Hatta Olcan'ın ilk idmanında antrenman sahasına kadar gidip Fenerbahçeli futbolculara hitaben "bu çocuğu ezmeye kalkanın a.... s....m ulenn" diye bağırdığını bilirim.Bu isimlerin dışında başka tanıdık isimlerinde bu menajerlik işlerinde gizli ortaklıklarının bulunduğundan söz edilir. Mesela Ahmet Bulut'un patronunun Emre Belözoğlu-Okan Buruk ikilisi olduğu söylenirdi bir ara. İnsan neden olmasın diyor tabii düşününce.Bakalım bu işin sonu nereye varacak. Göstermelik cezalarla unutturulacak mı yoksa caydırıcı önlemler mi alınacak? Ortada büyük bir pasta ve kocaman bir rant kapısı olduğunu düşünürsek pek de caydırıcı şeyler olacağı öngörüsünde bulunmak mümkün olmuyor. Göreceğiz...