8 Ekim 2010 Cuma

Almanya Maçı Öncesi



Maça artık 7 saatten daha az bir süre kaldı. Bizim sahaya çıkartacağımız 11 hakkında ise değişik görüşler hakim. Bizim burada belirttiğimiz kadrolar da sahaya çıkabilir ama sanıyorum ki bazı değişiklikler olacak.

Önce Almanya'dan söz edelim. Ben dünkü basın toplantısından sonra Löw'ün sol bekte gerçek bir sol bekle oynayacağını düşündüğüm için kadroya Jansen'i yazmıştım. Fakat Almanya'da bulunan bütün televizyon kanalları o bölge için Boateng tercihini ön planda tutuyor. Maç ile ilgili ilk yazıda Mertesacker'in partnerliğini Westermann'ın yapmasını bekliyordum. Fakat dünkü basın toplantısında Löw'ün Badstuber'in oynadığı maçlarda iyi performans gösterdiğini söylemesi üzerine muhtemel kadroda onun ismini verdim. Şimdi yine televizyon yayınlarında görüyorum ki Westermann'ın oynama ihtimali daha yüksekmiş. Çok ufak bir ihtimal de şu. Muller orta sahanın ortasına çekilip, sağ kanada Marin konulabilirmiş.

Türkiye'nin kadrosu konusunda ise Ntv Spor ve Lig Tv iki önemli spor kanalı birbirleriyle çok ayrı noktadalar. Ntv muhabiri Haluk Yürekli verdiği ilk 11'in sahaya çıkacağından çok emin. Ve bu 11'de Sabri sol bek, Özer Hurmacı sol açık. Lig Tv ise, Hakan Balta'nın sol bekte oynayacağını, Tuncay ya da Sercan'ın sol açıkta olacağını söylüyor. Özer ihtimaller dahilinde bile değil. Muhtemel 11'lerle ilgili şöyle bir grafik yaparak işin içinden çıkalım:


Kazanan liderliğe yükselecek ve daha üçüncü maçlar sonunda Euro 2012'ye gitmek için önemli bir avantaj elde etmiş olacak. Almanya kendi sahasında oynuyor ama gelen haberlere göre stadın %65'ini Türk seyirciler dolduracakmış.

Alman basını iyimser ama çekingen. Bayern Munih'in formsuzluğu ve Schweinsteiger'in sakatlığıyla ilgili bu çekingenlik. Fakat Löw, Almanya milli takımıyla ilgili neleri başardığını çok net açıklamış:

"2005 yılında bir oyuncunun topu alıp, ayağından çıkardığı ana kadar geçen ortalama süreyi hesaplamaya başladık. O zamanlar ortalama süre 2,8 saniyeydi. 2008 yılında 1,7'ye geriledi. 2008'de ise 1,1 saniyeye kadar inmişti. İspanya milli takımında ise ortalama topu ayağında tutma süresi 1 saniye. Bu da bizim futbol kalitemizin iyiye gittiğini gösteriyor. Ama bu anlamda kötü oynadığımız maçlar da vardı. Örneğin Sırbistan maçının ilk yarısında ortalama süre 1,6 saniyeydi."

Bakalım bunu durdurabilecek miyiz? İleride top tutabilecek miyiz? Sadece savunacak mıyız, yoksa oyuna ortak olabilecek miyiz? Bence Schweinsteiger'siz Almanya orta sahasına karşı ayağa paslar yapabilmeliyiz. Emre, Aurelio, Nuri ve Hamit de bunu yapabilecek yetenekte adamlar. Teslim olmanın alemi yok. İşimiz zor ama imkansız değil. John Lennon'un doğum gününde Che'ye selam olsun:

"Gerçekçi ol, imkansızı iste"

Maç 21.45'te, Berlin Olimpiyat Stadı'nda. Yayın: Ntv Hakem: Howard Webb

7 Ekim 2010 Perşembe

Almanya - Türkiye Maçı Muhtemel 11'ler

Bugün, Löw'ün basın toplantısından anladığım kadarıyla Almanya'nın 11'i belli. Türkiye'de ise Arda'nın sakatlığı sonrası Nuri'nin oynaması bekleniyor. Bir sürpriz sol bek mevkisinde gerçekleşebilirmiş. Hiddink Hakan Balta'nın yerine Sabri'yi denemiş o mevkiide. Yine de yarın oyun alanına çıkması beklenen 11'ler şöyle:

6 Ekim 2010 Çarşamba

Almanya Maçına Doğru


Almanya maçına çok az kaldı artık. Maç birçok yönüyle bir süredir sürekli olarak spor gündeminde. Olması da normal. Çünkü grubun ilk iki sırası için aday gösterilen takımları karşı karşıya geliyor. Çünkü Almanya'da Türk asıllı Mesut Özil forma giyiyor. Çünkü Nuri, Hamit ve Halil gibi Almanya'da yetişmiş adamlar Türkiye adına mücadele ediyor.

Başka türlü sıkıntılar da oldu. Takımlarında oynamayan adamların kadroya çağırılması veya formda gözüken oyuncuların kadroda yer almaması gibi nedenlerden dolayı Hiddink eleştiri oklarını üzerine aldı. Benim de ilk maçlar öncesi yaptığım eleştirilerdi bunlar. Daha sonra anladım ki Hiddink kendisine 30 civarında oyuncu seçmiş ve bu "benim takımım" diyor. O takımda Volkan Şen, Mehmet Topal yok mesela. Biz ne kadar hakettiğini düşünürsek düşünelim. O takımda Özer, Selçuk Şahin var mesela, biz ne kadar haketmediğini düşünürsek düşünelim.

Oynamayan oyuncular konusunda ise Hiddink'in tavrı net. Oynamayan oyuncuları niye alıyorsunuz? diye soru soranlara; benim oyuncularım niye oynamıyor? diye karşı soruyla geliyor Hollandalı. Oynamazlarsa işleri zor da demişti ve nitekim Kazım kadroya giremedi bu seçmelerde.

Diğer sıkıntılarımız da sakatlıklar her zamanki gibi. Aday kadro açıklandıktan sonra, lig maçında oynayan ve kanımca birkaç süredir oynadığı en iyi oyunla göze batan Selçuk Şahin ağır bir sakatlık geçirdi. Sakatlığı bulunan Arda da iyileşebilir umuduyla kampa davet edildi ama son gelen haberlere göre kasığından geçirdiği sakatlık ciddi yıldız futbolcunun. Arda oynama konusunda çok istekliymiş. Sakatlıklardan çok çeken ağabeyi Emre, oynamaması gerektiğini söylese de Arda "iğne yapın, sahaya çıkayım, sonra ameliyat olurum" diyormuş. Yarın netleşecektir bu durum.


Almanya'da da kritik iki eksik var aslında. Bastian Schweinsteiger kadrodan çıkarıldı sakatlığı yüzünden. Orta sahada çok önemli görevler üstleniyordu. Bizim için avantaj olabilir. Diğer eksik bir süredir mevcut. Dünya Kupası'nda iyi iş çıkarmış Friedrich bir süredir sakatlığı nedeniyle oynayamıyor. Borussia Dortmund oyuncusu Grosskreutz da grip olduğu gerekçesiyle Türkiye'ye karşı forma giyemeyecek. Löw 22 kişi çağırmıştı, 20 kişi arasından seçecek 11'ini.

Üç tane çok önemli kalecileri var. Adler, Neuer, Wiese. Neuer oynayacaktır. Bir süredir milli takımın kalesi ona emanet. Dünya Kupası'nda da gayet başarılıydı zaten. Defansın sağında Lahm'ın yeri garanti her ne kadar formsuz olsa da. Stoperde Mertesacker'e eşlik edecek ismin Westermann olacağını düşünüyorum ben. Solda ise Jansen ya da Boateng yer alacak. Jansen'de hafif bir sakatlık var. Boateng daha kuvvetli bir ihtimal.

Orta sahada Khedira kesin olarak oynayacak olan isim. Defansa dönük oynamak zorunda Schweinsteiger'in yokluğunda. Orta sahada Khedira'yı tamamlayacak iki yönlü bir oyuncusu yok aslına bakarsanız Almanya'nın. Hücum yönü kuvvetli olan Toni Kroos ilk 11'de sahaya çıkacaktır muhtemelen. Orta saha hakimiyetini ele geçirebiliriz hal böyleyken. Solda Podolski, sağda Muller hem orta sahaya yardım edecekler hem de Klose'yi destekleyecekler. Takımın beyni ise Mesut Özil olacak.

Forvette ise Klose'nin yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.

Duran toplardaki zaafiyetimiz yine sorun yaratabilir. Mertesacker, Westermann ya da Badstuber, oynarsa Jansen ve Klose dikkat etmemiz gereken adamlar elbette ama Thomas Muller'in de çok fazla denge bozduğunu ve ani koşular yaparak golle buluştuğunu unutmamak lazım.

En büyük iş beklere düşüyor bu maçta. Podolski ve Muller kanatlardan çok fazla destek veriyorlar hücuma. Gökhan Gönül ve Hakan Balta konsantrasyonlarını hiç kaybetmemeliler. Hakan Balta bu anlamda tedirgin ediyor beni.


Schweinsteiger'in yokluğunda orta sahadaki press gücümüzü arttırıp topa hakimiyetimizi çoğaltabiliriz. Aurelio, Emre ikilisinin yeri garanti gibi. Ben orta sahada oyunu daraltabilecek ve baskı kurabilecek iki ismin daha yani Nuri ve Hamit'in de ilk 11'de yer almasından yanayım. Selçuk İnan da bu görevi başarıyla yerine getirebilecek bir isimdir kanımca.

Nasıl gol bulabiliriz diye düşündüğümde aklıma çok net fikirler gelmiyor. Yaratıcı oyuncumuz Arda'nın yokluğunda, bu işi oynayıp oynamayacağı çok da belli olmayan Nuri'den bekliyor oluşumuz beni bu ümitsizliğe sürükleyen. Semih kaç maçtır yok ve sakatlıktan yeni çıktı, Tuncay bu sene toplam 90 dakika bile oynamadı, Nihat ve Sercan form olarak yerlerde. Halil ve Mevlüt'e de milli takımda güvenemiyoruz maalesef. Yine de Halil'in oynaması taraftarıyım. Motivasyon konusunda diğerlerinden üstte olacağı kesin çünkü.

Cuma'ya kadar gelişmeleri paylaşırız. Bu böyle bir girizgah olsun...

Bülent Uygun Eskişehirspor'a Kapağı Attı

Eskişehirspor'un Bülent Uygun'la anlaştığı ve sözleşme imzalayacağı haberleri nihayet bugün düştü basına. Bana göre yeni bir şey değil bu. Bucaspor'dan ayrılmadan önce de muhtemelen sözlü olarak da olsa bir anlaşma mevcuttu. Olayın tantanası başlarını ağrıtmasın diye araya bir miktar zaman sokmak istemiş olabilirler. Arda Turan'ın sakatlığı da gündemi çok başka yerlere çektiği için gayet umduklarından temiz bir şekilde çıkıyorlar işin içinden.

Yalnız benim asıl yadırgadığım nokta, Eskişehir gibi güzel, modern bir kentin Bülent Uygun gibi bir hocayı nasıl kabulleneceği ve de Bülent Uygun'un oraya ne ölçüde uyum sağlayabileceği muamma iken böyle bir transferin gerçekleşmiş olması. Artık Bülent Uygun da Batuhan'la Ümit Karan'la Jaycee ve Pele'yle Eskişehir Laila mı oluyormuş yoksa la ilahe illallah mı oluyor görebilir net bir şekilde. Eskişehirspor'un yarattığı sempatiye Bülent Uygun'un doğasında olan antipati sosunu ekleyince bakalım ne gibi bir karışım çıkacak karşımıza.

Devre arasında yine Ragıplar, İbrahim Dağaşanlar havada uçuşacak gibi...

Arda Turan Bildiğin Zübüktür


Bugün Arda Turan'ın milli takım kampında geçirdiği sakatlığın haberini aldık. Ayak bileğindeki sakatlık geçer geçmez milli takımda ağır antrenmanlara çıkmaya başlamış ve bu kez kasığından sakatlanmış Galatasaray kaptanı. En azından 6 hafta oynayamayacak şimdi.

Bugün işin ucunda milli takım da olsa, Almanya maçı olsa Galatasaray'a karşı böyle bir sorumsuzluk yapan, iş ahlakından böylesine yoksun bir futbolcu benim kaptanım değildir. Arda Turan, karakter olarak kıçından ayrılmadığı , her allahın günü playstation oynadığı güruha benzemiştir sonunda. Zamanında gençtir, desteğe ihtiyacı vardır dedik, her yerde savunduk. Ancak bugün belli oldu ki Arda Turan artık umutsuz vakadır. Almanya maçında oynamak istemesi de kesinlikle vatanseverlikle falan alakasız benim nazarımda. Amaç tamamen piyasa yapmak. Orada Lahm'a iki çalım atıp kendini gösterecekti aklı sıra. Şimdi havasını alıyor işte. Ancak burada olan Galatasaray'a oluyor. Galatasaray Spor Kulübü de yarından tezi yok bu duruma tepkisini koymalı. Artık tazminat mı talep edilecek yoksa başka bir tepki mi verilecek, nasıl olacak bilemiyorum ancak sessiz kalınmamalı. Rijkaard, vatandaş falan dinlemeyip Hiddink'i eleştirmişti milli takımda yaşanan sakatlıklar konusunda. Hiddink ve yardımcısı O.Ç. de bu konuda milli takım doktorlarıyla beraber sorumlu ve suçludur Arda kadar. Şimdi geçmiş olsun, Arda'nın yurtdışı transfer işleri de yatar muhtemelen. Hatta büyük olasılıkla futbolu da Galatasaray'da 32 yaş civarında Hasan Şaş gibi 95 kiloyken bırakır bu kafayla.

Tüm bu yaşananlardan sonra Rijkaard başarısız, Rijkaard pısırık, Rijkaard gitsin... Serdar Özkan, Mustafa Sarp, Sabri tayfası da teknik direktörlerinin babasının öldüğü gün olduğu gibi şen şakrak apaçi şakaları yapsınlar birbirlerine. Nereye gidiyoruz bir anlayabilsem...

5 Ekim 2010 Salı

Ve Romario Milletvekili


Romario'nun siyaset yolculuğuna bu blogda iki sefer(1. ve 2.) eşlik etmiştik. Ülkede sol ve sosyalist bir hareketten bahsedemeyeceğimiz ve bunun özlemiyle yanıp tutuştuğumuz için ayrıca Romario'nun futbolculuğuna hayran olduğumuz için bu tip haberleri girmiştik. Ve nihayet Romario zafere ulaştı ve 2 gün önceki seçimler sonucunda milletvekili seçildi. Federal milletvekili deniliyor orada. Her neyse, sonuçta zafer inananların oldu diyebiliriz. Daha önceki girişimlerinden başarısızlıkla çıkmış olsa da yılmayan ve sonunda amacına ulaşan Romario'ya; hemen hemen bir diktatör tarafından yönetilmeye başlanmış olan güzel ülkenin ilericilerinden selamlar! Tanımasa da, bilmese de, duymasa da...

Sessiz Çıkışlar / Özgür Çek, Gökhan Süzen ve Hakan Özmert

Geçen sezon Bursaspor'un şampiyon olup Türkiye liglerinde yeni bir sayfa açmasının ardından yeni sezona oldukça enteresan bir başlangıç yaptık. Büyükler artık pabucun pahalı olduğunun farkında ancak, Beşiktaş hariç, bu durum karşısında etkili önlemler aldıklarını söylemek pek mümkün değil. Her şeyin üzerine bir de Anadolu takımlarının, büyüklerden talep gören yeni filizleri için parça başı en az 5 milyon Euro'dan kapıyı açmaları da herkesi farklı arayışlar itti. Aslında onlar da haksız sayılmaz. Bakın, Bursa'nın yıldızları Sercan ve Volkan'a ciddi teklifler vardı geçen sezon başında. İbrahim Yazıcı, bu iki yıldızının transferlerine izin vermeyip "şampiyon mu olacaksınız sanki" çıtasında eleştirilere maruz kalırken muhtemelen kendisi de sezonun sonunda şampiyon olan tarafın kendileri olacağını öngörmemişti.

Tabii bu yeni eğilimler çerçevesinde birçok yıldız ve yıldız adayı da beklenenin oldukça altında kalıp, bir anlamda henüz bitmemiş kredilerini de cepten yiyorlar. Peki Anadolu takımları boş duruyor mu? Kesinlikle hayır... Onlar yeni yıldızlar ya da en azından etraflarındaki yıldızların ışıklarını parlak bir şekilde yansıtan gezegenler üretmeye devam ediyorlar. Bu yazıda 3 ismin üzerinde duracağız. Özgür Çek, Gökhan Süzen ve Hakan Özmert...

Özgür Çek'le başlayalım. Oldum olası oyuncu yetiştirme konusunda sıkıntı çeken Fenerbahçe altyapısının son yıllarda çıkardığı tek tük önemli yeteneklerden biri Özgür Çek. Milli takımın çeşitli kategorilerinde forma giymiş, halihazırda U21 milli, daha A takıma çıkmadan adını duyuran, A takımla profesyonel sözleşme imzalamasının üzerinden 3 ay geçince de Özer Hurmacı karşılığında Ankaraspor'a verilen bir talihsiz genç. Aslında talihlidir belki de. Sonuçta Fenerbahçe A takımında 17-18 yaşında gençleri yeteri kadar şans bulurken görmeye alışkın değiliz. Mütevazi Anadolu takımları onlar için daha uygun oluyor genelde. Bu genç sol bek de bu umutla gittiği Ankaraspor'da geçtiğimiz sezon forma bulmaya başlarken takımın hükmen küme düşürülmesi ve maçlardan men edilmesi neticesinde soluğu büyük kardeş Ankaragücü'nde alanlardan. Ancak Ankaragücü'nün yaklaşık 35-40 kişilik kadrosunda sadece 1 maçta forma bulabilmiş. Yeni sezon ise daha iyi başladı Özgür Çek için. Aslında ofansif özellikleri de gelişmiş bir sol bek olarak sunulduğu futbol dünyasında şu aralar ağırlıkla bir iç orta saha oyuncusu olarak yer alması sağlanıyor Ümit Özat tarafından. Takımı Ankaragücü her hafta inişli çıkışlı bir grafik sergiliyor ancak Özgür Çek'in performans eğrisi hep yukarı doğru bakmakta. 7 maç oynamış ve 2 gol 1 asisti var. Birçok golün de hazırlayıcılığını yapmış. Takımın saha içindeki enerji kaynaklarından. Yaşı da henüz 19... Muhtemelen çok zaman geçmeden yine büyüklerin kıskacına girecektir. Tabii eğer bir sakatlık yaşamazsa veya kafa olarak hep şimdiki gibi futbola eğilimli kalırsa...

Gökhan Süzen de aynı Özgür Çek gibi büyük takım altyapısından yetişmiş bir oyuncu. Ancak onun yetiştiği takım Galatasaray. Arda Turan, Aydın Yılmaz ve Uğur Uçar'la aynı jenerasyonun ürünü. Son yıllarda altyapı ürünü oyuncuların A takıma entegrasyonunda sıkıntı yaşayan Galatasaray'dan şimdiki takımı İBB'ye transfer olmuş ve genç oyuncuların gelişimi için müthiş bir fırsat olan Abdullah Avcı'nın ellerinde ciddi anlamda şans bularak geçen zaman içinde futbolunun hep üzerine koymuş. Yaşı henüz 23 ve halen gelişime açık. Normalde o da sol çizginin oyuncusu olarak ortaya çıkmış ancak bu sene orta sahada iç oyuncusu olarak şans buluyor daha çok. Gerekirse de sol bek Ekrem'i yedekliyor. Oyun tarzı çift yönlü. Savunma ve hücum konsunda hiç tembel değil. Etkili duran top kullanıyor. Her an oyunun içinde. Galatasaray'ın son 1-2 yıldır aradığı oyuncu tanımına uyan özellikler bunlar. Bu çıkışını sürdürürse muhtemelen en geç 1-2 sene içinde şampiyonluğa oynayan bir takıma transfer yapacaktır. Bu sezon oynadığı 6 lig maçındaki istatistikleri ise 1 gol 2 asist...

Gelelim Hakan Özmert'e. Fransa doğumlu oyuncu, Sakaryaspor'da profesyonel olmuş, kısa bir süre Karşıyaka'ya kiralanmış ve 2007 senesinde kadrosuna katılıp 3 sene kaldığı Antalyaspor formasıyla 34 lig, 10 tane de Türkiye Kupası maçına çıkıp toplam 4 gol 2 asiste imza atmış. Ancak Karabükspor'da bu sezon son üçü ilk 11'de olmak üzere 5 maçta oynamış ve ilk 11'de çıktığı son 3 maçını 3 gol 1 asistle kapatmış. 25 yaşındaki Hakan, bir yıldız ya da yıldız adayından çok, etrafındaki yıldızların ışıklarını yansıtan gezegen tanımımıza uygun bir oyuncu. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Kardemir Karabükspor'un iki yıldızı Emmanuel Emenike ve Florin Cernat'ın topla çokça inisiyatif aldıkları durumlarda etraflarında hep bulunmuş bir oyuncu Hakan. Gerek Cernat'la yaptığı pas alışverişleri ve Cernat'ı kaleciyle burun buruna getiren verkaçlar, gerek rakip savunmadan dönen topları toplaması, gerek savunmaya yaptığı katkısı ve son haftalarda skora yaptığı katkılar da düşünülünce, Kardemir Karabükspor'da Yücel İldiz'in geçen sezon kurup Bank Asya'da çokça başarı kazanmasına neden olan ve bu sezon da Süper Lig'de etkili olmasını sağlayan makine düzenine ne kadar uyum sağladığının göstergesi. Bu tarz performanslarla takımları yücelirken kendi yıldızını da parlatan oyunculardan biri olmakta Hakan.

Bu 3 futbolcu umarız ki performanslarını en azından aynı çizgide devam ettirip daha önemli yerlere gelirler. Daha ligin başındayız tabii. Umuyoruz ki çıkış yapan oyuncular, bugün tanıttığımız oyuncularla sınırlı kalmaz ve Türk futbolunda yeni yüzler görmeye başlarız.

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails