Edeceğin her kelime için ağzının içine bakan, bir dediğini iki etmeyen, sağda solda ne kadar kırık patlak çatlak adamın (İbrahim Dağaşan, Musa Aydın vb.) varsa onları da sen istedin diye transfer eden, Monaco'dan Hırvat milli takımı orta saha oyuncusu Leko'yu, La Liga tecrübesi olan Dady'i, Manchester United forması giymiş Manucho'yu, bu lig için standart üstü adamlar olan Dahmane'yi, Mulemo'yu sen istedin diye gık demeden getiren bir camia bulmuşsun. Üstelik yeni oluşturulan bir kadro için de lige fena bir başlangıç yapmamışsın. Senden acele başarı bekleyen yok. Bu sezon ligde kalsan herkes minnettar kalacak. Eğer sistem oturtmak istesen, yeterli zamanı ve imkanı bulabileceğin bir yerdesin.Ancak böyle bir zamanda onca yatırımı yaptırdığın insanları yüzüstü bırakıp istifa ediyorsun. Bunun adı vizyonsuzluk, sorumsuzluk ve her şeyden öte plansızlıktır Bülent Uygun. Ve herhalde bunu Türkiye'de senden başka yapacak adam da çıkmaz. İnsanın aklına Eskişehirspor'a imza atacak olma ihtimalinden başka bir şey gelmiyor. Tabii öyle bir olay gerçekleşmeyebilir de. Ne olursa olsun, şu yaptığın iş değil. Yeni yönetimin önünü açmak istiyorum desen, o iş de böyle yapılmaz. Yazarsın istifa mektubunu, verirsin yönetime. Kabul ederler ya da etmezler. Maksat birilerinin önünü açmaksa bu işin uygunu budur. Ancak belli ki sen gerçekten gitmek istemişsin. Üstelik bu istifayı açıklama şerefini (!) de kendine hak olarak görmüşsün. Yönetimi iyice edilgen bir hale getirmişsin.Bülent Uygun'a diyeceklerimiz bu kadar... Bucaspor açısından bakarsak, zor bir durum. Sezon başında yapılan yanlış bir seçimin sonucuna katlanıyorlar bugün. Ancak Bülent Uygun'un istifasını fırsata çevirmek onların elinde. Bucaspor'a gerçekten bir şeyler verebilecek hocalar var etrafta. Mesela bir Nurullah Sağlam'a da en az Bülent Uygun'a gösterdikleri sabrı gösterebilirler diye düşünüyorum. En azından Türbülentten daha fazla sabrı hak eden bir hocadır bilgisiyle, görgüsüyle...Umarız bu İzmir takımı bu durumdan en az zararla çıkar ve umarız Eskişehir gibi güzel bir şehrin takımını da Bülent Uygun gibi şişirilmiş bir ego yumağına emanet etmezler...
Almanya ve Azerbeycan maçları için açıklanan A milli takım kadrosu yine çok şaşırtıcı olmadı. Belki bizleri olumlu anlamda şaşırtacak bir şeyler olur diye bekledik, ancak kadroda yine Hakan Balta, yine Özer Hurmacı, yine Nihat Kahveci... Aslında 1 aydır ayağına top değmemiş Arda Turan'ın çağrılışını bile tartışabiliriz. Ya da Stoke City'de sezon başından bu yana toplamda bile 90 dakika forma bulamamış Tuncay Şanlı'yı...Acaba Hiddink bu adamları en son ne zaman izledi ve neye göre kadroya çağırdı? Bunların cevaplarını çok merak ediyorum. "Ne Hiddink'i, Oğuz Çetin belirliyor kadroyu" diyenleri duyar gibiyim. O zaman Hiddink'in görev tanımı bir zahmet yapılmalı. Böylesi büyük bir teknik direktörü bu ülke için çalışmaya ikna edip buna da ciddi bir bütçe ayırıyorsan, kamuoyunu da bu sözleşmenin detayları hakkında bilgilendirmen gerekir diye düşünüyorum. Bugün burada Guus Hiddink gibi bir markanın milli takımın başında olmasından şikayet edecek kimse yoktur herhalde. Ancak ya işleyiş? Ben şu ana kadar gördüğüm işleyişten şikayetçiyim mesela. Hiddink acaba kaç STSL maçını izledi? Yılın kaç günü Türkiye'de? Kim formda, kim değil, kim milli takımı hak ediyor, kim etmiyor? Kim milli takım için gelecek vaadediyor? Bunları acaba sadece kendi gözlemlerine dayanarak bizlere açıklayabilir mi? Yoksa Oğuz Çetin denilen futbol fakirinin raporlarına mı gebe? Bunları inanın çok merak ediyorum.
Şu an bir kadroya bakıyorum, en azından 4-5 kritik bölge, ne durumda olduğu muamma olan futbolculara bırakılmış. Sol bek mesela... İki alternatif çağrılmış. Biri İsmail Köybaşı, diğeri Hakan Balta... İsmail Köybaşı bence de milli takımda olması gereken bir oyuncu. Ancak şu anda kendisi Beşiktaş'ta 1 maç oynuyor, 3 maç yedek. Hakan Balta zaten uzun süredir formsuz ve üstelik 1 aydır sakatlığı yüzünden topa dokunmamış. Bunlara karşın, elimizde alternatif de var hani. Lider Bursaspor'da ne için türk yapıldığı belli olmayan bir Vederson var mesela. Çağır oynasın. Adam dün gelmedi ki bu ülkeye. Sezon başından bu yana da izleyenler görmüştür, gayet güzel performansı var. Hani İbrahim Üzülmez'i yaşından dolayı çağırmama durumu anlaşılabilir ancak Vederson ne güne duruyor? Naftalinleyelim de kokmasın bari. Ya da İBB'den Gökhan Süzen var. Sezon başından bu yana harika bir performansı var bu genç oyuncunun. Hiç kimseyi bulamadın, Fenerbahçe'den Caner Erkin'i çağır. O da geçen sezonki gibi değil. Daha dengeli. Savunmayı daha bir özenli yapıyor. Hücuma katkısı da var. 1 aydır topa değmemiş, formsuz Hakan Balta'dan iyidir en azından... Ancak ben yine de Vederson milli takıma kazandırılmalı derim.
Orta sahayla devam edelim. Özer Hurmacı bu sene ne yapmış da milli takıma çıkmayı hak etmiş mesela? Selçuk Şahin bile vardı. Düşünün gerisini. Geçen sene Galatasaray'a bir gol atması adamı milli takımın gediklisi yaptı resmen. Sakatlanmasa kadroda adam yine. Dediğim gibi, Arda'nın çağrılmasını bile tartışırım ama hadi yetenekli falan diye anlıyoruz bir yere kadar. Özer'in yerine bir Volkan Şen neden yok mesela? Bursa'nın hiç mi maçını izlememiş Hiddink'le Oğuz Çetin. Hadi Hiddink izlememiştir de, peki ya Oğuz Çetin? Bu adamın özellikle son bir aydır neler yaptığını görmek bu kadar mı zor? Sadece dünkü maçı izleyenler bile Volkan Şen'i gözü kapalı alır milli takımın şu kadrosuna. Her şeyden öte, oyuna isyan eden bir yapısı var Volkan'ın. Senin buna da ihtiyacın olacak.
Forvette de Nihat ve Tuncay var yine. Premier Lig'de toplam 68 dakika süre almış bu sezon Tuncay. Bu ne yahu? 68 dakika... Mehmet Topal'ı da çağır madem Valencia'dan. En azından orta sahana alternatif olur. Madem büyük liglerde idmana çıkmak da yetiyor. Mehmet Topal da sana ilaç olur. Nihat'ı zaten anlatmaya gerek yok. Çoktan emekli olmuş kafa olarak. Bu oyuncular milli takımda ancak sezon başından bu yana performansını her maç arttıran İskender Alın'ın esamesi bile okunmuyor. Tamam, Almanya'ya karşı oynatma İskender'i. O maç için Mevlüt var, Halil var, Sercan var. Ama bu adamı da bir şekilde milli takıma kazandırman gerekmiyor mu? Azerbeycan maçı uygun değil mi buna? Bu arada yine takımında oynamayan Semih'in de kadroda olduğunu ve onu da Arda'yla aynı kategoride değerlendirip bir şekilde anlayabileceğimizi de belirtelim. Ha, bana kalsa şu haliyle onu da almam tabii.Velhasıl, Hiddink'in ülkeye uğramadığı, sadece maçtan maça gelip taktik verip gittiği gerçeğini federasyon lütfen açıklasın da biz de umutla Hiddink'le yeni bir yapılanmaya gideceğiz diye beklemeyelim. Bilelim her türlü yapılanmamızın Oğuz'la olacağını. Üstelik bu adamın elinin altında şu an ülkedeki potansiyelli oyuncuların hemen hemen hepsini izleyen Ersun Yanal gibi bir adam var. Oğuz efendi kendisini Hiddink'le görüştürürse tabii. Yok öyle değilse, Hiddink bu ülkede yeteri kadar zaman geçirip milli takımın yapılanmasıyla alakalı ciddi olarak mesai harcıyorsa bunu da açıklasınlar, en azından kuruntu yapıyorsak, onu yapmayalım.
Taze gelmiş, kokusu üzerinde Yunanistan Süper Ligi maç tahminlerine sıradan başlıyorum:273 Asteras Tripolis - Atromitos / alt - 1.35274 Olympiakos Pireaus - ASK Olympiakos Volou / 1h - 1.50289 Kavala - Panionios / 2-3 gol - 1.65382 Kerkyra - Iraklis / X - 2.70426 AEK - Xanthi / 1 - 1.30427 Ergotelis - Panathinaikos / alt - 1.50428 Panserraikos - Larissa / 2 - 2.20 (alt seçeneği de denenebilir - 1.35)461 PAOK - Aris / 1 - 1.70 (toplam 2-3 gol seçeneği de yüksek ihtimalli - 1.65)
Rijkaard herhalde Türkiye'deki en zor gününü yaşadı bugün. Bir gün önce Florya'da doğumgünü pastasının mumlarını üflerken, bugün Karabük'te babasının ölüm haberini alıyor, akşamına da ligin en zor deplasmanlarından ve en bozuk zeminlerinden birinde takımının başında sahaya çıkıyordu. Üstelik maçın ilk 10 dakikasında da olmayan bir penaltı ve öncesinde olmayan bir faulle kalesinde 2 gol birden görüyordu. Hakikaten zor bir durum olsa gerek...Maça dair kesilecek ahkamlar, Galatasaray kadrosunda liderlik yapması gereken, oyunu yönlendirmesi beklenen Misimovic'in ne kadar silik olduğu üzerine yoğunlaşacaktır kanımca. Gerçekten de boşnak oyuncu neyi bekliyor bilemiyorum. Belki de fazla ileride oynamasının yarattığı sıkıntılardır bunlar. Belki de onu Beşiktaş'ta Guti'nin üstlendiği role soyundurmak gerekiyordur. Bu şekilde devam edecekse hem kendisinin hem de yönetimin çok başı ağrıyacak yine. Barcelona'ya gelmiş de ondan önce sorumluluk alması gereken 40 tane futbolcu varmış gibi davranmamalı Misimovic. Galatasaray'da oyunu yönlendirecek olan adam o... Bunun farkına varması için bakalım kim tokat atıp uyandıracak kendisini.Maça başlayan 11'deki Barış Özbek ismi benim için bir sürpriz oldu açıkçası. Ben, doğru bulmasam da Aydın'la başlanır diye tahmin ediyordum. Bana göre doğru olan ise sağda Pino, solda ise Arda Turan rolündeki Serdar Özkan'la başlanmasıydı. O zaman daha dengeli hücum organizasyonları gerçekleştirilebilirdi bana göre. Ayrıca Cana'nın bugün gününde olmayışı ve erkenden oyundan çıkarılışı da düşündürücü. Bugün yaşadıklarının üzerine Rijkaard'ın eleştirilmesi konusunda biraz çekimser olsam da Cana'nın çıkışını çok da doğru bulduğum söylenemez. Her hata yapan çıkacaksa basketbol gibi sınırsız değişiklik hakkı gerekiyor Galatasaray'a.İkinci yarı, biraz daha olması gerektiği gibiydi Galatasaray. Tabii sadece hücum anlamında. Geride herhangi bir sakatlığı olmadığını bildiğimiz Lucas Neill'in yerine Ali Turan'la başlıyordu Rijkaard. Bu değişiklik de ne derece gerekliydi, tartışılır. Kaldı ki Ali Turan da savunmaya çare olamadı. Rakibe bol pozisyon verildi. Yine de bunu takımın risk almasına bağlayabiliriz. Bu devrede Pino biraz daha toparlanmış bir görüntü veriyordu. Aydın da etkili koşularla rakip savunmayı zaman zaman sıkıntıya soktu diyebiliriz. Galatasaray adına maçta ne yaptığını bilen tek oyuncu Harry Kewell'dı herhalde. Ancak onun da kalabalık Karabük savunması arasında yapabilecekleri kısıtlıydı. Nitekim sonucu etkileyemedi Kewell.Bu takıma Baros ve Baros olmadığında onun yerine gözü kapalı koyulabilecek bir yedek santrfor şart. Böylece belki Kewell'ı da daha etkili olduğu yerlerde kullanmak mümkün olabilir. Ayrıca Arda'nın da bir an önce kafası da sağlıklı bir halde takıma dönmesi iyi olacak. Savunmaya gelince, Servet'in yokluğunun hissedilmediğini söyleyebiliriz. Yenilen gollerde Servet'in de pek bir şey yapabileceğini sanmıyorum.
Karabükspor'a gelecek olursak, her ne kadar gollerde hakem hatası olsa da galibiyeti hak edecek bir beceri ve efor sarfettiklerini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Herkesin Cernat-Emenike ikilisini kilitle, Karabük'ü durdur tezine en başında bu yana karşı çıkıyor ve Karabükspor'un etkili bir pas futbolu oynadığını iddia ediyordum. Bugün bu iddiamda yanılmadığımı görmüş oldum. Cernat'tan Hakan Özmert'e, Tozo'ya ve hatta Seriç'e kadar herkes harika bir uyum içinde, sakin bir şekilde paslaşıyor. İkinci yarı verilen açıklar normaldir. Neticede karşıdaki takım Galatasaray. Ben bugün orta sahada aklını sahaya yansıtma becerisini gösteren Cernat ve Galatasaray defansının dengesini alt üst eden Emenike'nin yanı sıra Tozo'yu da çok beğendim. Galatasaray orta sahasında bugün Tozo ayarında top oynayan bir oyuncu olsaydı bazı şeyler değişebilirdi. Gerektiği yerde top kazandı. Gerektiği kadar sertti ve çok makul toplar kullandı. Biraz daha fazla inisiyatif alsa çok daha fazla göze batar herhalde. Ama o böyle sade oynamayı seçiyor. Bu, kendi kariyeri açısından bir kusur. Şu an daha iyi yerlerde olabilirdi biraz daha fazla sorumluluk almaya yanaşsa. Ayrıca sezonun başından bu yana yaptığı hatalarla rakiplere kolay goller bulduran savunma, bugün başarılı bir görüntü verdi. Deumi geldiğinden beri en başarılı maçını oynadı. Muhammet Özdin de o bildik sakin görüntüsünü sergiledi ve savunmayı başarıyla organize etti. Hakan Özmert'in de gollerine devam ettiğini ekleyelim. Üst üste 3. maçında 3. golü oldu bugün.Yazıyı bitirmeden, Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadı'nın zemininden bir kez daha bahsetmek istiyorum. Bu konu acilen çözülmeli. Kardemir Karabükspor yönetimi bunu çözecek imkanlara sahip. Bu takıma yazık edilmesin. Tribün çalışması bir an önce bitirilsin ve zemin de düzeltilsin. Geçen sene halı gibi bir zemin vardı. Bu sene karda kışta ne olacağını tahayyül edemiyorum. Benim duyduklarıma göre yaz aylarında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nden torpili olan bir güruh, geceleri bu stadda top oynamış. Böyle amatörlük, böyle cahillik olmaz. Takımlarına karşı daha duyarlı olmaları gerekiyor. Sırf politik bağlantıları sayesinde bir yerlere gelen insanların nelere yol açtığı ortada. Bugün bunlardan birine daha şahit olduk sadece.İki takıma da bu kötü zeminde verdikleri mücadeleden ötürü teşekkür etmek lazım. Galatasaray, şanssızlıkları atlattıktan sonra toparlayacaktır. Önemli olan bu süreyi en kısa haliyle atlatmak... Karabükspor ise özellikle kendi sahasında ligdeki her takımı yenebilecek güçte. Bugün bunu bir kez daha gördük. Aynı ciddiyetle çalışırlar umarım. Hakemin rezalet yönetimini de es geçmeyelim. Bir süre alt liglerde takılsa fena olmayacak gibi...
Galatasaray'ın dünkü antrenmanından bir fotoğraf. Serdar Özkan ve Ayhan Akman aynı kareye girmiş. Aynı tornadan çıkmış gibiler. Biri sarısı, diğeri kumralı... :)
Son iki haftadır 9 maçın 7'sini tutturuyoruz. Gayet güzel oranlar da bildik. Umarız ki bu tahminleri ciddiye alıp okuyanlara bir faydamız olmuştur. En azından aynı çizgiyi tutturmak umuduyla bu haftaki tahminlere sıradan başlayalım.113 Bucaspor - Eskişehirspor Eskişehirspor çok çalkantılı bir hafta geçirdi. Fena oynamamalarına rağmen 2 puanda kalmaları, Rıza Çalımbay'ın görevinden alınmasına neden oldu. Bu hafta Bucaspor karşısına altyapı hocalarının nezaretinde çıkacaklar. Muhtemelen Rıza Çalımbay dönemindeki taktik anlayış devam edecektir. Yeni hoca gelene kadar oyuncularda çok bir değişiklik beklemiyorum. Bucaspor'da ise önemli eksikler var. Orta sahanın tek üst düzey oyuncusu Jerko Leko cezalı. Savunmadan Orhan Ak, Veli Kızılkaya ve Koray Çölgeçen sakat. Sağ bekte kim oynar bilemiyorum. Bir de Emre Aktaş sakat. Ki o belki de en küçük sorun şu anda. Muhtemelen iki takım da fazlaca risk almayacaktır. Savunmalarını sağlam tutmalarını bekliyorum. Bir de Bülent Uygun'un, Eskişehirspor'un bu durumunu bir fırsat olarak göreceğini düşünüyorum. Mutlaka galip gelmek isteyecektir. Bucaspor galibiyete daha yakın olmakla birlikte, maçın büyük bir ihtimalle toplam 2-3 gollü bir skorla biteceğini tahmin edebiliriz.Tahmin:2-3 gol Oran:1.65 (Bucaspor galibiyeti 2.00 oranıyla sistem kuponlarına eklenebilir)114 Kardemir Karabükspor - GalatasarayGünün zevkli geçecek maçı budur. Evsahibinin bu sene neler yaptığı ortada. Kendi sahalarında etkililer. Ancak güçlü rakiplere karşı dağılma riskleri de var. Ki bunu Beşiktaş karşısında gördük. 4 eksik var Karabükspor'da. Bu eksiklerden sadece Şenol Akın'ın yokluğu sorun yaratır. Savunmadaki Mehmet Çoğum'un sakatlığı bence takım için bir fırsat. Sol bek yedeği Murat Selvi zaten hiç oynamamıştı. Fatih Ceylan da formsuzdu ve bu maçta çok bir şey yapamayacaktı muhtemelen. Galatasaray ise son haftalarda çıkışa geçti ve bu maçla birlikte bu çıkışı durdurulamaz hale getirme fırsatları var. Onlarda da Milan Baros, Arda Turan, Hakan Balta gibi oyuncular sakatlıkları nedeniyle oynamayacak. Servet Çetin de Rijkaard'la tartışmış gelen haberlere göre. O da kadroda yok. Emenike'yle boğuşabilecek bir oyuncuydu Servet. O konuda sıkıntı yaşanacağı aşikar. Bence 3 ihtimale de açık bir maç. Galibiyete çok az da olsa daha yakın olan taraf Galatasaray ve eğer onca eksiğe rağmen kazanırlarsa müthiş bir özgüven kazanacaklar. Ancak ben kendi kuponumda daha garanti olan 2,5 gol üstü seçeneğini işaretlemeyi düşünüyorum.Tahmin:Üst Oran:1.55177 Manisaspor - KayserisporBu haftanın güzel geçmeye aday maçlarından biri de bu. Manisaspor, Hikmet Karaman'la birlikte beni de şaşırtarak bambaşka bir kimliğe büründü. İki haftadır maçlarını izliyorum. Çok fazla pozisyon buluyorlar. Özellikle geçen hafta Isaac biraz becerikli olabilse 5-6 gol atabilirlerdi. Kayserispor ise sağlam oynuyor ancak Cangele'nin uzun sürecek sakatlığı hem hücum zenginliklerini kısıtlayacak hem de moral olarak takımı kötü etkileyecek. Andre Moritz bu dönemde nasıl kullanılabilir, onu düşünmesi lazım Şota'nın. Kayseri'nin en fazla güvenmesi gereken özelliği takım oyununu iyi oynuyor olmalarıdır. Ben, bu maçta Manisaspor'un yine galibiyete yakın olan taraf olduğunu düşünüyor, ayrıca maçın da 2,5 gol üzerine taşınacağını tahmin ediyorum.Tahmin:1 Oran: 2.20 (üst seçeneği de 1.70'lik oranıyla fena durmuyor)285 Ankaragücü - KonyasporTipik beraberlik maçı budur işte. Konyaspor deplasmanlarda biraz sorunlu gibi. Ankaragücü'nün de kendi sahasında istikrarı yok. Ayrıca Vittek yine sakat ve bir süre takımdan ayrı kalacak. Gol yollarında sorun yaşayacakları kesin gibi duruyor. İki tarafta da bir savunma zaafı mevcut ancak Ankaragücü'nde iki haftadır sakat olan Zewlakow ve Aydın Toscalı iyileşmiş durumda. Belki savunma bu oyuncularla toparlanabilir. Beraberlik ve alt seçeneği tercih edilesi duruyorlar.Tahmin:X Oran: 3.15 (O kadar risk almam diyenler 1.60'lık alt seçeneğini düşünebilir)286 Fenerbahçe - GençlerbirliğiFenerbahçe geçen hafta çok ihtiyacı olan bir galibiyet aldı ancak takımın içi halen cadı kazanı gibi. Brezilyalılar ve Aykut Kocaman arasındaki gerginlik artık hiç kimsenin inkar edemeyeceği kadar açık bir hal aldı. Ancak yine de şimdilik bunlar skora yansımayacaktır. Gençlerbirliği ise sakatlıklarla boğuşuyor. Harbuzi, Curri, Ermin Zec ve Stewart gibi önemli oyuncuları eksik olacak. Muhtemelen Fenerbahçe kazanır. Hatta handikaplı kazanır.Tahmin:1h Oran:1.65380 İBB - BursasporBursaspor yoğun tempoya girmiş durumda. Bu sebeple lig maçları biraz daha düşük tempolu geçecek muhakkak. Geçen sezon İstanbul'da İBB kazanmıştı. Onlar da aynı çizgilerinde gidiyorlar. İstikrar var. Bursa kazansa bile çok zorlanacaktır. Toplamda 2-3 gol, uygun gibi görünüyor bu maç için.Tahmin:2-3 gol Oran:1.70381 Sivasspor - GaziantepsporLigin en çok gol yiyen iki takımından biri Sivasspor, kendi sahasında çıkış arayacak bu maçta. Ancak zaten sorunlu olan savunmaları, cezalı Sedat Bayrak ve sakat Murat Sözgelmez'in eksiklikleriyle daha bir zor duruma düşebilir. Karşı tarafın hücum hattı Türkiye'nin en iyilerinden bana göre. Biraz da şansları yanlarında olursa Sivas savunmasını perişan ederler. Bu maçta Tolunay Kafkas'a rağmen banko Gaziantepspor diyorum ben.Tahmin:2 Oran:2.70449 Antalyaspor - Kasımpaşaİki taraf için de umulandan zor bir maç olacak. Antalyaspor için zorluğun ilk sebebi Necati Ateş ve Serge Djiehoua'nın büyük ihtimalle oynamayacak olmaları, diğer sebebi de Kasımpaşa'nın kötü gidişe bir dur demek için ekstra motivasyonla sahaya çıkacak olması. Kasımpaşa'yı zorlayacak sebeplerin ilki de deplasman mücadelesi olması gibi görünüyor. Ayrıca geçen hafta alınan ağır yenilgi de moralleri bozmuştur muhtemelen. Necati oynamazsa Antalyaspor'un gol bulmakta çok zorlanacağını düşünüyorum ben. Ancak Kasımpaşa da Sivas'la beraber ligin en çok gol yiyeni. Yine de çok fazla gol olacağını tahmin etmiyorum. Alt seçeneği en uygunu. Beraberlik de değerlendirilebilir.Tahmin:Alt Oran:1.65 (Sistem kuponları için beraberlik iyi bir seçenek. Oranı 3.20)450 Trabzonspor - BeşiktaşKim kazanır diye fazlaca kafa yormaya gerek yok. Bu maçın öyle bir mantığı bulunmuyor çünkü. İki taraf da iyi durumda diyebiliriz. Trabzon'un galbiyete ihtiyacı daha fazla var. Savunmada Glowacki'nin sakatlığı, Giray'ın da kırmızı kart cezalısı olması büyük handikap. Ceyhun Gülselam stoper oynar herhalde. Beşiktaş'ta ise dün sakatlanan Quaresma'nın yokluğu hissedilir. Maç da 2,5 gol üstüne taşınır. Hatta çok zorlarsak, 4-6 gol bile olur.Tahmin:Üst Oran:1.55
Beşiktaş'la Rapid Wien arasındaki bugün izlediğimiz maç, tam tabiriyle bir The Smiths şarkısı tadındaydı bizler için. Hatta daha da ayrıntıya girerek şarkının ismini vermek gerekirse, "There is a light that never goes out" diyebiliriz. Öylesine güzel, öylesine akıcı, zaman zaman öylesine sıkıntıya sokan, öylesine coşkulu ve sonunda da öylesine sürükleyici...Sahaya çıkan kadro ve diziliş, bu maç için sonuna kadar doğru tercihlerden oluşuyordu. Kalede Hakan, önünde de 4-1-2-2-1'e benzer bir dizilişle çıkmıştı Beşiktaş takımı. Savunma 4'lüsünün önünü Aurelio tek başına toparlarken, hemen önünde topu verimli kullanma konusunda birbirlerini gördükçe heveslene Guti-Ernst ikilisi yer almıştı. Guti'nin gelişi Ernst'e yaradı. Ernst artık hiç olmadığı kadar yaratıcı denemelerde bulunmaktan hiç çekinmiyor. Üstelik başarılı da oluyor. Guti ve Ernst'in önünde sağ tarafa yakın, ancak daha ağırlıklı olarak merkezde topla buluşmaya çalışan Tabata ve sol çizgideki Quaresma, en ileride de tek başına Bobo yer alıyordu. Bu dizilişte ilk 25 dakikada özellikle Quaresma ile etkili olunurken, savunmada da rakibe hiç fırsat verilmiyordu. Quaresma, 25 dakikada 75 dakikalık oyun oynadı desek yeridir. Tek başına oyuna hükmetti Q7. Derken savunma çabası ve sakatlanarak oyundan çıkış... Sahada öyle bir Quaresma vardı ki, sakatlanıp çıktığına bizimle beraber sanırım Schuster de inanmıyordu. Öyleki, yerine giren Holosko'yu bile epey bir zaman sonra oyuna sokabildi. İşte bu kısım, şarkının ilk bölümüydü. Güzel bir giriş ve insanı saran bir futbol... Quaresma'nın çıkışıyla birlikte takımda ufak bir bocalama dönemi başlıyordu. Rapidlilerin de kendilerine güvenlerinin gelmesiyle birlikte ilk yarı ortada bir mücadeleyle sona erdi.İkinci yarıya Rapid Wien biraz daha hareketli başlarken, çok zaman kaybetmeden de Veli Kavlak'ın güzel golüyle öne geçiyordu. Golün bir benzerini ilk yarıda aynı kaleye Q7 denemiş, hatta aynı şekilde direği de bulmuş, ancak topu çizgiden içeri geçirememişti. Veli'nin şutunda direğe çarpan top, filelere gitti. Bu gole kadar olan kısımsa şarkının nakarata kadar olan kısmı gibiydi diyebiliriz. Golün ardından, Rapid Wien hücum etmeye devam etti. İşte bu durum Beşiktaş'ın işine geliyordu ve ileride çizgi halinde kurulmuş olan Rapid savunmasının arasına Guti, Ernst ve Tabata'yla güzel paslar attılar. Burada oyun yapısı gereği Holosko çok etkili oldu. Deparı kuvvetli bir futbolcu Holosko. Tam böyle maçlara göre. Ama işte bir de futbol zekası olacak ki bu güzel pozisyonları harcamasın. Golün dışında girdiği birçok pozisyonda arkadaşlarına pas çıkarmayı denese maç herhalde 4'ü 5'i bulacaktı. Neyseki Rapid savunmasın arkasına bırakılan toplar, Holosko ve Bobo'nun golleri olarak değer kazanıyordu. Gollerin haricinde 4-5 tane de karşı karşıya pozisyon var ki işte bu da şarkının o güzel nakaratıdır. Oyunun sonuna doğru, Schuster bir doğru daha yapıp "takımın en ön liberosu", yani defansif santrforu Nobre'yi oyuna alıp rakibin kendi sahasında kolay top yapıp oyun kurmasına sekte vuruyordu.Maçın bir diğer ilginç yanı, sahaya 3 türk oyuncuyla çıkan Rapid Wien'in, türk oyuncusu Veli'yle golü bulması ve sahaya 4 türk oyuncuyla çıkan Beşiktaş'ın da yabancılarıyla sonuca gitmesi oldu.Beşiktaş'ta kaleci Hakan, Hilbert, Ernst, Aurelio, Holosko, Bobo ve İbrahim Üzülmez başarılı futbollarıyla öne çıktılar. Ki İbrahim Üzülmez'in de bu sene 20 yıllık kariyerindeki futbol rolüne sitem edercesine bilek hareketleri ve top kullanma becerisiyle oynadığını ekleyelim.Netice itibariyle güzel, zevkli bir maç, yararlı bir galibiyet oldu Beşiktaş için. Muhtemelen gruptan çıkma konusu epey bir kolaylanmıştır.