10 Ekim 2009 Cumartesi

Belçika - Türkiye (2010 Dünya Kupası Grup Eleme Maçı)

Aslında bu maçın anlamı, 19.00'da başlayacak Estonya - Bosna Hersek maçı ile şekillenecek. Bosna, Estonya deplasmanından galibiyetle dönerse, Türkiye'nin matematiksel olarak da şansı kalmayacak. Maçın 21.45'te olması bir yandan avantaj gibi gözükse de, Bosna galibiyeti haberi gelirse takım o sahaya nasıl çıkar, nasıl koşar kestiremiyorum. Kimileri 2012 Avrupa Şampiyonası torbalarından söz etse de biz birbirimizi biliriz. Bosna Hersek yenerse, bizde profesyonellik falan kalmaz.


Maçı tek başına değerlendirmeye çalışalım her ne kadar zor olsa da. Millilerde Emre ve Arda kart cezalısı. Takımın oyununu şekillendiren en önemli iki isimin yokluğu gerçekten büyük bir handikap. Sercan Yıldırım'ın da sakatlığı mevcut. Ayrıca Fatih Terim'in de cezalı olduğunu söyleyelim. Maçı tribünden takip edecek kendisi ve devre arasında takımın yanına inemeyecekmiş. Bence bu en kötüsü. Olası bir Bosna puan kaybında, ilk yarı istediklerimizi yapamazsak, ikinci yarı için Fatih Terim'e ihtiyaç duyabilirdik. Özellikle soyunma odasında. Adamda benim anlamadığım ama milli takımlara giden herkesin etkilendiği bir motivasyon yükleme başarısı var. Umarım buna ihtiyacı olmaz milli takımın.

Belçiika ise son maçta Ermenistan'a bile yenildi. Ahı gitmiş, vahı kalmış bir takım derken, Dick Advocaat'ı getirdiler takımın başına ve yeni bir hava elde ettiler. Şimdi yeni bir motivasyonla çıkacaklardır maça. Ayrıca yeni hocanın gözüne girmek ve taraftarlarının önünde galibiyet elde etmek istemeleri de cabası. Vermealen de çok formda. Ve Advocaat gelir gelmez onu kaptan olarak belirledi.

Yine de biz, ne olduğunu pek de anlayamadığımız ama kalitemiz doğrultusunda bir oyun yansıtabilirsek sahaya kazanabiliriz.

Bu arada Bosna Hersek maçı futbolcular tarafından izlenilmeyecekmiş. Bir kere gelişmiş teknoloji ile o maçtan haberdar olmayan futbolcu kalacağını sanmıyorum. Ayrıca Bosna Hersek'in puan kaybından bir motivasyon unsuru yaratmayacak teknik kadro da düşünemiyorum. E zaten Bosna puan kaybetti diye bir haber iletmezsen futbolculara, onlar da Bosna'nın yendiğini anlamayacak kadar gerizekalı olamazlar.

Muhtemel 11'ler:

Türkiye:

-----------------------Volkan-----------------------

Gökhan------Önder-----------Servet--------Hakan

--------------Ayhan-----------Nuri-----------------

Hamit--------------Ceyhun E.----------------Tuncay

-----------------------Nihat------------------------


Belçika:

-----------------------Gillet-------------------------

Swerts------Van Buyten----Vermealen---Lombaerts

-------Fellaini------Vertonghen----Mirallas---------

Hazard--------------Dembele-------------De Sutter


Maç yayını Fox Tv. Ayrıca Bosna maçını da yayınlayacak Fox.

8 Ekim 2009 Perşembe

Fani Madida...

Sivasspor, bilindiği gibi Bülent Uygun'un yerini Muhsin Ertuğral'la doldurma amacında. Başkan Mecnun Odyakmaz'a göre bu iş bitti gibi. Muhsin Ertuğral, Süper Lig için renkli bir sima olacak. Yanında da büyük ihtimal daha renkli bir sima olan Fani Madida'yı da getirecek. Her ne kadar Beşiktaşlı olmasam da sevdiğim bir futbolcuydu Madida. Bu olay gerçekleşirse antrenör olarak da olsa onu tekrar Türkiye'de görmek hoş olacak.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Batan Geminin Malları

Malum, Tahkim Kurulu verdiği en son kararla birlikte Ankaraspor'un bir alt lige düşürülmesini bir nevi onaylamış oldu ve tartışma kapandı.

Şimdi en önemli konu Ankaraspor formasıyla emek veren onca futbolcunun ne olacağı üzerine. Alınan karara göre, sözleşmesinde "takımın ligden düşmesi halinde serbest kalır" maddesi bulunan futbolculara 22.10.2009 saat 23:59'a kadar transfer hakkı tanınmış. Kontratında bu madde bulunmayanlar ise bu ekstra haktan faydalanamayacak. Tabii biz hangi futbolcuda böyle bir hak var bilmiyoruz ancak yine de süper ligdeki takımların ilgisini çekebilecek futbolculara ufaktan bir değinelim:

Kaleciler Stefan Senecky ve Gökhan Tokgöz, bu haktan faydalanabiliyorlarsa mutlaka talep göreceklerdir. Senecky, Galatasaray ve Fenerbahçe dahil, her takımın kalesini koruyabilecek yetenekte. Belki Beşiktaş kendisini transfer edebilir. Ankaragücü de ihtimal dahilinde. Tecrübeli kaleci Gökhan Tokgöz de transfer yapma potansiyeline sahip. İBB ve Sivasspor gibi takımlar, Gökhan'ı kadro rotasyonları içerisinde düşünebilirler.

Savunma oyuncuları arasındaki en potansiyelli isimler Ömer Aysan ve Baki Mercimek. Bu oyuncular da orta sıralardaki takımlar tarafından tercih edilebilirler. Hatta Ömer Aysan, sağ bek konusunda sıkıntı yaşayan Beşiktaş ve Trabzonspor gibi kulüpler için epey iştah kabartıcı bir alternatif. Baki de Sivasspor ve Antalyaspor için biçilmiş kaftan.

Orta sahaya bakacak olursak, hemen hemen tüm oyuncuların rağbet görebileceklerini kestirebiliriz. Neca ilk 10 hedefi olan takımlar için gayet uygun. Theo Weeks de Gaizantepspor, Gençlerbirliği tarzı takımların kadrosunda hiç sırıtmaz. Adem Koçak da Denizlispor, Manisaspor ve Antalyaspor gibi takımlar için çok iyi bir alternatif olur. Bilal Kısa keza öyle... Gelelim en potansiyelli oyuncuları olduğuna inandığım Aydın Karabulut'a. Aydın ligdeki 17 takımın da kadrosunda görmek isteyeceği bir oyuncu. Nereye giderse gitsin, revaçta olacaktır.

Forvet oyuncularından Tita, eğer böyle bir transfer hakkına sahipse muhtemelen kendisini çok isteyen Antalyaspor'a gidecektir. Murat Tosun ve İlhan Parlak, orta sıra takımları için birer rotasyon elemanı olabilirler. Meye ve Konate de 8-14. sıra arasındaki takımlara katkı yapabilirler.

Ankarasporlu futbolcuların geleceklerine dair ihtimaller bu şekilde. Ancak daha da önemlisi, Jürgen Röber. Ligimiz için muhteşem bir teknik adam. Umarım Süper Lig kulüplerinden birisi aklını çelebilir. Mesela Sivasspor için harika bir seçim olur. Tabii öyle bir vizyonları var mıdır ya da ikna edebilirler mi, orası ayrı bir tartışma konusu.

6 Ekim 2009 Salı

İhtiyar Delikanlı Cordoba

Beşiktaş'ın eski kalecisi Oscar Cordoba bugün 39 yaşında ve tekrar milli takımda...

Haftanın Ardından 09/10 - 08

Tartışmalarla dolu bir Turkcell Süper Lig haftasını daha geride bıraktık. Bu sene lig zevkli ve ilginç gidiyor. İlerleyen haftalarda daha da ilginçleşeceği kesin. Asla bu çizgide gitmez. Bu hafta elde edilen sonuçlar şöyle:

Trabzonspor 0 - 0 Gaziantepspor
Diyarbakırspor 1 - 3 İBB
Manisaspor 0 - 2 Bursaspor
Beşiktaş 1 - 0 Denizlispor
Eskişehirspor 0 - 1 Kayserispor
Ankaragücü 3 - 0 Galatasaray
Sivasspor 2 - 0 Antalyaspor
Fenerbahçe 3 - 0 Gençlerbirliği

Bu hafta liderliğini pekiştiren Fenerbahçe ile başlayalım. Haftalardır tökezlemeleri bekleniyor ancak onların pek niyetleri yok. Bir şekilde galip geliyorlar. Bu hafta ligin en dirençli takımlarından Gençlerbirliği'ni 3-0 gibi bir skorlar geçtiler. Üstelik oynadıkları futbol da bu kez tatmin ediciydi. Alex bu takımın her şeyi...

Galatasaray bu hafta kelimenin tam anlamıyla şarampole yuvarlandı. Son maçlardaki düşüş sürdü. Aslında futbol olarak çok kötü değiller. Galip gelebilecek pozisyonlara da girebiliyorlar ancak sezon başında o rakip kaleleri topa tutan hücum hattı şu aralar uykuda. Ankaragücü maçında da puan kaybı kimseyi şaşırtmayacaktı belki ancak 3 farklı mağlubiyet çok ağır oldu. Belki sorumluların, şapkalarını önlerine almasını sağlayabilir bu skor.

Kayserispor, belki de bu haftanın en kazançlı takımlarından biri. Sezon başından bu yana mağlubiyet yüzü görmeyen Eskişehirspor'u hem de deplasmanda yenmeyi başardılar. Maça dair söylenecek çok bir şey yok. Ne de olsa sadece golleri gördük ancak bu 3 puan, Kayseri açısından sezonun en değerli 3 puanlarından biri olacak şüphesiz.

Trabzonspor da evinde Gaziantepspor'la golsüz berabere kalarak taraftarını biraz daha hayalkırıklığına uğrattı. Tam 2 galibiyetle ayağa kalktık derken üst üste gelen iki beraberlik, bordo mavililerin moralini bozmuş olmalı. Ancak şunu da unutmamalı ki, bu iki beraberlik ligin en dirençli takımlarından Gençlerbirliği ve Gaziantepspor karşısında alındı. Yine bazı şeyler düzelebilir. Yeter ki çenelere hakim olunsun.

Beşiktaş bu hafta hem haftalardır süren galibiyet özlemini dindirdi, hem de bu sezon taraftarının önündeki ilk golünü attı. Ancak maçın önüne geçen başka şeyler vardı. Yıldırım Demirören destekçileri ve muhalifleri tribünü resmen savaş alanına çevirdiler. Beşiktaşlılık duruşuna yakışmayacak görüntüler çıktı ortaya. Onca olayın ardından Demirören halen nasıl o koltukta oturuyor anlayamıyorum.

Haftanın kazançlı takımlarından biri de Bursaspor. Onlar da lige iyi bir başlangıç yapan Manisaspor'u deplasmanda avlamayı bildi. 2-0 çok net bir sonuç. Bursa bu sene Avrupa yolcusu anlaşılan.

Diyarbakırspor'la İBB arasındaki maç da Diyarbakır'ın cezası nedeniyle Adana'da oynandı ve 3-1 İBB galibiyetiyle bitti. Lige fırtına gibi başlayan Diyarbakırspor, belli ki demoralize olmuş. Milli maç arası onlara iyi gelecektir. İBB de bu galibiyetle birlikte 7. sıraya fırladı.

Haftanın enteresan maçlarından biri de Sivasspor'la Antalyaspor arasındaydı. Maçın daha da enteresan olmasını sağlayan olay, Bülent Uygun'un maç öncesinde istifa haberinin gelmesi oldu. Sİvas takımı karşılaşmadan 2-0 galip ayrılarak hem bu sezon lideki ilk galibiyetini aldı, hem de hocasına güzel bir veda günü yaşattı.

Haftanın Takımı: Ankaragücü / Kayserispor
Haftanın Futbolcusu: Alex de Souza
Haftanın Golü: Batalla (Manisaspor-Bursaspor frikik golü)
Haftanın Hayal Kırıklığı: Galatasaray defansı
Haftanın Olayı: Beşiktaş tribünlerindeki kavgalar / Bülent Uygun'un istifası

4 Ekim 2009 Pazar

Fenerbahçe: 3 Gençlerbirliği: 0 / Rekor Geldi!

Öncelikle şunu söyleyeyim, Fenerbahçe'den sıkıcı bir futbol bekliyordum. Perşembe günü Sherrif maçında oynanan futbol, Fenerbahçe'nin genel oyun yapısı, yorgunluk, sağlam bir Gençlerbirliği... Bütün bu faktörlerden ötürü Fenerbahçe'nin tat vermeyeceğini, puan kaybının muhtemel olduğunu düşünmüştüm.

Maç öncesinde Galatasaray'ın mağlup olması haberinden midir nedir, Fenerbahçeli futbolcular maça hiç alışık olmadığımız bir şekilde hırslı başladı. Özellikle Emre ve Cristian'ın orta sahadaki presi takdire şayandı. Maçı izlerken, Emre'nin rakip oyuncuya yaptığı bir baskı sonrasında "Yeter be!" dediğimi hatırlıyorum. Sezon boyu bir daha böylesini izlemek mümkün olmayacaktır muhtemelen ama aradaki puan farkını 5'e çıkarmanın önemini bu kadar iyi kavrayabilmeleri de teknik anlamda yetersiz olduğunu düşündüğüm Daum'un eseridir kanımca.
Alex'in 13. dakikadaki golü de bu başlangıcın süslenmesi anlamındaydı ve iyi geldi. Alex daha az kullandığı ama asla zayıf olmayan sağ ayağıyla köşeye çok güzel bıraktı. Fenerbahçe'nin presi ilk yarı boyunca sürdü ve Gençlerbirliği pozisyona girmekte çok zorlandı. Bilica'nın da bu devrede çok iyi oynadığını söylemeden geçmeyelim. Çok sağlamdı ve yerinde müdaheleleriyle rahatlattı.

Gençlerbirliği, ikinci yarıya, sağ kanada Burhan'ı sol kanada da Hurşit'i koyarak başladı. Fenerbahçe de oyunu biraz daha rölantide oynamak istedi. Gençlerbirliği yine çok net pozisyonlar bulamadı ama uzaktan şutlarla etkili olmaya çalıştı. Bunlarda da Volkan çok başarılıydı. Yine böyle bir pozisyonun sonrasında Fenerbahçe hızlı çıktı ve Alex 71. dakikada skoru 2-0'a getirdi.

Skor 2-0'a gelene kadar Fenerbahçe'de Emre ve Santos'un attığı şutların direkten döndüğünü söyleyelim.Fenerbahçe'nin Andre Santos ve Güiza ile eksik oynadığını söylemek mümkün. İkisi de fizik olarak eksikler. Yine de Daum, Santos'u 73, Güiza'yı 85 dakika oyunda tuttu. Bu da onun futbolcu kazanma yöntemi sanırım.

Skoru belirleyen adam ise Lugano oldu. Çıktı kornerden gelen topa, vurdu kafayı ve Fenerbahçe 8'de 8 yaparak lig tarihinin en iyi başlangıç rekorunu kırdı.

Ve ayrı bir paragraf ayırmak istediğim adam var. Belki de Fenerbahçe tarihinin en değerli oyuncusu. Bunu eskilere, efsane isimlere saygısızlık yapmak anlamında söylemiyorum ama takıma katkısı ve etkisi ile Alex de Souza, aktif futbol yaşantısı devam ederken efsane olabilmiş bir adam. Ona saygı duymak, gocunacak bir şey olmamalı ve artık onun futbolculuğu tartışılmamalı. Rıdvan Dilmen'in de dediği gibi "Kadıköy'deki Boğa Heykeli'nin oraya Alex'in heykelini dikmek lazım" diyorum. 5 senedir zirvede ve takımını da zirveye taşıyor. Umarız bir sakatlık falan yaşamaz da birkaç sene daha keyifle izleriz kendisini.Bir paragraf da Özer Hurmacı için açalım. Hasretle beklediğimizden midir nedir oyuna girmesine çok sevindim. Oyunda kaldığı 10-15 dakika içerisinde de gayet güzel sinyaller verdi kendisi. Pas yaptı, pres yaptı, tekniğini gösterdi. Özellikle ligin ikinci yarısında çok önemli katkılar sağlayacak diye düşünüyorum.

Hakeme de değinelim. Bir ara yine seri sarı kartlar yağdı Fenerbahçe'ye. Neyse onu geçelim, haklıdır diyelim ama İlhan'a göstermeyilen 2. sarı kart "eyyam" kelimesinin sözlük karşılığı gibiydi.Tribünler ise bu sezon zaten kıpırdanmıştı ama bu maçta, takımları gibi baskı kurmayı da becerebildiler. Bir ara Beşiktaş ve Galatasaray'a küfürler oldu. Muhtemelen para cezası alacaktır Fenerbahçe. Fenerbahçe yönetiminin, Beşiktaş yönetimine verdiği desteğin bir başka türlüsünü Fenerbahçe taraftarı, Beşiktaş taraftarına vermiştir. "Yeter, Yıldırım Demirören Yeter!"

Ankaragücü:3 Galatasaray:0 / Şaka mısınız?


Şu yukarıda gördüğünüz fotoğraftan Leo Franco'yu çıkarıyorum. Geri kalan tüm takıma bir çift söylenecek söz var:

"Kulübeye iyi bakın! Orada teknik direktörünüz olarak oturan kişi ve yanındaki yardımcısı sizin gittiğiniz yolları 3'er 5'er gitti ve geldi bile. O adamların futbolculuk kariyeri istisnasız hepinizi cebinden çıkarır. Onların kim olduklarına iyi bakın. Sezon başında rahat kazandığınız maçların ardından oturmak için kullanmanız gereken, yani yere yakın olması gereken uzuvlarınız tavana vurmasın! O adamlar ne diyorsa onu yapmak ZORUNDASINIZ."

Evet, hakem biraz basiretli olabilse maç Galatasaray'ındı ancak bu bir mazeret midir? Mazeret olarak kabul edileceği zamanlar elbette vardır ancak bu durum bugün için söz konusu değil. Tamam, son dakikalarda rakip öne de geçebilir ancak hemen salmak niye? Bu kadar mı dirençsiz olacaktı Galatasaraylı futbolcuların psikolojileri? Servet, 50 metre top sürerek nereye varabileceğini sanıyor? Bu basbayağı onca sakatlığın ardından kendisini alternatifsiz görmenin verdiği bir laubalilik. Arda iyi güzel, topu ayağına aldığında 3-5 kişiyi çalımlıyor ancak pas atması gereken yerde atıyor mu? Ne yazık ki artık atmıyor. Oysa sezon başında göbekte kendisini ispat etmesi gerekirken çatır çatır yapıyordu zamanlaması doğru hareketleri. Şimdi neden yerini garanti görüyor?

Bugün öyle bir oyun oynanırdı ki, Ankaragücü hakikaten 3 farklı bir galibiyeti hak edebilirdi. Ancak takım mücadele etmişse bu kimseye dokunmazdı. Belli ki takım, sezonu erken açmasının neticesinde bir düşüş yaşıyor. Ancak en azından insan mücadele eder. Skora isyan eder. Sanki takım bugün komple milli takım arası gelse de artık dağılsak dercesine oynadı. Evet, kenar yönetim milli maç arasında bu takımı toparlar. Sakatlar düzelir, kadro bir nefes alır. Ancak bu şekilde bir uyuşukluk, kamera karşısındaki akbabaların nefesini açar. Onlar konuştukça konuşur, saçmaladıkça saçmalar. Sonunda da yıpranan, oyuncularla beraber teknik ekip olur. Oyuncular zaten alışık da, o kenar yönetim yıpranmasın. Biraz da bunun bilincinde olmalılar. Geçen sezon Skibbelerle, Bülent Korkmazlarla ne hallere düştüklerinin farkına varmaları ve kenardaki Rijkaard'ın bir dediğini iki etmemeleri gerekiyor bu saatten sonra.

Kategoriler

201 afrika uluslar kupası 2010 dünya kupası 2014 dünya kupası a milli takım a2 ligi abdul kader keita abdullah avcı adana demirspor adanaspor adnan polat adriano ajax akhisarspor alanyaspor alex de souza alexis sanchez ali sami yen stadı almanya alpaslan dikmen altay amerika birleşik devletleri andre santos andrea pirlo ankaragücü ankaraspor anket antalyaspor arda turan arjantin arsenal arsene wenger as monaco atınç nukan atletico madrid aurelien chedjou avustralya aydın karabulut aykut erçetin aykut kocaman azerbaycan aziz yıldırım ballon d'or bank asya 1. lig barcelona başakşehir batuhan altıntaş batuhan karadeniz bayer leverkusen bayern münih bekir irtegün belçika benfica bertul kocabaş beşiktaş Beşiktaş ve City blogtivi bogdan stancu bolton wanderers boluspor borussia dortmund bosna hersek braga brezilya bucaspor bundesliga burkina faso bursaspor bülent ataman bülent korkmaz bülent uygun bülent ünder caner erkin celal kıbrızlı celtic cem sultan cesc fabregas ceyhun eriş ceyhun gülselam cezayir championship chelsea christoph daum claudio bravo claudio caniggia claudio pizarro claudio taffarel copa america corinthians cristiano ronaldo cska moskova cüneyt çakır çaykur rizespor daniel güiza danimarka david villa deniz kadah denizlispor deportivo la coruna didier drogba didier zokora diego maradona dirk kuijt diyarbakırspor doğaüstü futbol gerçekleri dunga dynamo dresden egemen korkmaz eintracht frankfurt elano elazığspor elvir baliç emiliano insua emmanuel emenike emre can erdoğan arıca eskişehirspor euro 2012 euro 2016 fabio bilica fanzin faryd ali mondragon fatih terim fc sion fc twente felipe melo fenerbahçe fernando muslera ferudun tankut fifa fildişi sahili formalar frank lampard frank rijkaard fransa franz beckebauer futbol sandığı galatasaray gana gaziantepspor gençlerbirliği genoa getafe gheorghe hagi giampaolo pozzo gine gino pozzo glasgow rangers gökhan inler gökhan töre gökhan ünal göztepe granada greuther fürth guillermo ochoa gurbetçi futbolcular guti guus hiddink güncel güney afrika güny kore güvenç kurtar haftanın ardından hakan arıkan hakan çalhanoğlu hakan şükür hakemler hamburg hamit altıntop hannover 96 harry kewell hasan kabze hayrettin demirbaş hertha berlin hırvatistan hikmet karaman hollanda honduras hugo almeida ibb ibrahim üzülmez ibrahima yattara iddaa ilkay gündoğan inceleme incleme ingiltere inter irlanda cumhuriyeti ispanya istanbulspor isveç isviçre italya ivica olic j-league japonya jerry akaminko johan elmander jose mourinho jupp heynckes juventus jürgen klopp kadir has stadı kamerun kardemir karabükspor karlsruhe karşıyaka kasımpaşaspor kasper hjulmand kayserispor keylor navas kıymeti bilinmeyenler kocaelispor kolombiya konyaspor kosta rika kulüpler birliği la liga lazio lefter küçükandonyadis leipzig lens ligue 1 lionel messi liverpool livorno lokomotif moskova lomana lualua los galacticos lucas neill lugano lyon maç öncesi maç yorumu mahmut özgener mainz mali mamadou niang manchester city manchester united manisaspor mario balotelli mario götze marius alexe marsilya martin palermo mateja kezman medhi benatia mehmet ali aydınlar mehmet ekici meksika melih gökçek mersin idman yurdu mert günok mesut bakkal mesut özil metin diyadin metin oktay metin tekin mevlüt erdinç mhk michael owen michael skibbe milan milan baros miroslav klose muhammed demirci muhammet reis mustafa denizli mustafa yücedağ nadir çiftçi napoli necati ateş necip uysal newcastle united nicolas anelka nijerya nostalji notts county nuri şahin nürnberg oğuz çetin oğuz sarvan oğuzhan özyakup olcan adın olympiakos orduspor orhan şam osc lille oscar cordoba ömer toprak panathinaikos paok paraguay pep guardiola pierre webo portekiz porto portsmouth premier league premier lig psg ptt 1.lig radamel falcao rafael benitez rais m'bolhi raymond domenech real madrid real sociedad rıdvan dilmen ricardo quaresma rigobert song river plate robert lewandowski roberto carlos robinson zapata roma romario ronaldinho ronaldo rosenborg sabri sarıoğlu sakıp özberk samet aybaba samir handanovic sampdoria samsunspor schalke 04 selçuk inan selçuk şahin semih şentürk senegal sercan sararer serdal adalı sergen yalçın serie a servet çetin sezer öztürk shakhtar donetsk sırbistan simao sabrosa simon kuper simon zenke sinan bolat sinan engin sivasspor slaven bilic slovakya slovenya spor basını sportivi st etienne stefan scepovic stoke city stsl stuttgart süleyman koç süper final şampiyonlar ligi şenol güneş şili tayfun korkut temur ketsbaia tff thierry henry tim howard tim krul tolgay arslan tolunay kafkas tottenham hotspur toulouse trabzonspor transfer tsg 1899 hoffenheim tsl tugay kerimoğlu tunus türk telekom arena twitter u20 udinese uefa uefa avrupa ligi ufuk ceylan unutulmaz ikililer uruguay ümit karan ümit kayıhan ünal aysal valencia vfl wolfsburg villarreal vincent enyeama volkan şen watford wayne rooney werder bremen wesley sneijder yekta kurtuluş yeni zelanda yeşil burun adaları yıldırım demirören yılmaz vural yunanistan yunanistan süper ligi yusuf şimşek yücel ildiz zenit ziraat türkiye kupası ziya doğan zlatan ibrahimovic zoran simovic zvjezdan misimovic

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails