21 Mayıs 2009 Perşembe
Bu adama dikkat! Maicosuel Hoffenheim'da...
zaman:
23:02
Gönderen
Tansu Gürsel
Luce&İstanbul
zaman:
14:39
Gönderen
Tansu Gürsel

İstanbul'da bir keramet var Lucescu için. Son olarak bir Ukrayna takımı Shakhtar Donetsk'in başında dün gece geldi, son UEFA Kupası'nı aldı ve gitti. Zaten aksi olsa şaşırırdık herhalde çünkü Luce İstanbul'da hiç kupasız kalmadı neredeyse.
İstanbul'daki teknik direktörlük macerasına Galatasaray'la başlayıp henüz görevinin ikinci ayında UEFA Süper Kupa'yı müzesine götürmüş, aynı sezon Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkıp, ertesi sezon da Lig Şampiyonluğunu kazanıp görevine son verilmişti. Böyle bir hocanın her eve lazım olduğu durumuna çabuk uyanan Beşiktaş ise fırsatı kaçırmayıp Luce'nin kafasına siyah beyazlı bereyi takıvermişti. Beşiktaş'ın 100. yılında başlayan bu beraberlik, meyvelerini şampiyonluk olarak vermiş ve siyah beyazlılar UEFA Kupası çeyrek finaline kadar çıkmıştı. Hoş, kendisi Shakhtar'ın başında da başarılı oldu ama Galatasaray ve Beşiktaş'ın o günlerdeki mali yapısı ve başarıya ulaşma yolunda yapabilecekleriyle Shakhtar'ın mali yapısı çok çok farklı.
Tabii bir de futbolculuk kariyeri var. İlk milli maçını ve milli takımdaki ilk golünü de İstanbul'da 1975 yılındaki Türkiye-Romanya maçıyla yaşamış Lucescu. İstanbul'la alakalı bu durumun kendisi de farkında olacak ki, bir gün tekrar bu kentte çalışmaya çok sıcak. Bakarsınız, yakın zamanda tekrar görebiliriz kendisini aşina olduğu sahalardan birinde.
14 Mayıs 2009 Perşembe
"Uygun'suz" Sözler
zaman:
22:11
Gönderen
Tansu Gürsel
Bu yazıda değineceğim mesele aslında yeni bir şey değil. Yıllarca çeşitli teknik adamlar, sivri demeçlerle zaman zaman basının gündemine geliyorlar zaten. Ancak sanırım hiçbirisi Sivasspor teknik direktörü Bülent Uygun kadar konuşulmuyor.İlginç tespitleri var Bülent Uygun'un. Tabii bu tespitler ve arkasında gelen demeçler bazılarına Jose Mourinhovari gelebilir. Hatta belki de Bülent Uygun'a da böyle geliyordur, kim bilir? Aslında mesele sözcüklerin ve fikirlerin marjinalliği değil. Bence bu konuyu tartışılır kılan şey, üzerinde fazla düşünülmeden kurulan cümleler. Zaten benim görüşüme göre beyanat tarzı olarak Uygun'u Mourinho'dan ayıran en önemli etken de bu herhalde. Birdenbire çok farklı yerlere çekilebilecek laflar geliyor Sivas'tan.
Kısaca hatırlayacak olursak, Bülent Uygun ilk tartışmalı sözünü geçtiğimiz sezon oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisi için Hakan Şükür'ün "Kutlu Doğum Haftasına yakışır bir derbi olsun" açıklamasını eleştirenler hakkında söylemişti. "Hakan'ı eleştirenler cuma namazına gidiyor mu ki?" minvalinde bir çıkış geldi Sivasspor teknik direktöründen. Aklıselim kimse eleştiri ve cuma namazı arasındaki ilişkiyi anlamlandıramamıştı o günlerde ve tabii ki Bülent Uygun ilk kez bu kadar ciddi bir tepki görmüştü kamuoyundan. Hakan Şükür'ü eleştirmek ve cuma namazı... Şimdi yine düşündüm, yine anlamsız...Aynı maç için Lig Tv'de kendisine görüşü sorulduğunda Sivasspor'un da avantaj kazanması için beraberlik istediğini dile getirirken aynı gün Fenerbahçe TV'de "Fenerbahçe'de top oynadığım için gönlüm Fenerbahçe'nin kazanmasından yana" şeklinde bir açıklaması daha var. Tabii ki ikinci açıklamanın nedenleri belli. Sadece bazı yerlere nasıl ulaşılabileceğine dair küçük bir anektot olarak geçiyoruz bunu.
Sonrasında bu sezon içerisinde gündemde kalmak için yaptığını tahmin ettiğim bir açıklama daha yaptı Bülent Uygun. Fenerbahçe ile yapacakları kupa maçıyla alakalı olarak "5 yerim, 7 yerim, 9 da yerim ama asla 6 veya 8 yemem" dedi. Bu pek de alışık olmadığımız ve oynanacak maçla alakalı en ufak bir fikir vermeyen beyanat da birkaç gün konuşulup unutuldu.
Gündeme gelmeyi başarının anahtarı olarak görmek mi, yoksa gelen başarının ardından hissedilen bir ihtiyaç olarak görmekten midir bilemiyorum ancak bazı sebepler, durduk yere gelen enteresan beyanatları devam ettirdi. “İstanbul'da Laila, Sivas'ta La İlahe İllallah” dedi bir gün. Kurduğu cümlenin ne anlama geldiğini yine düşünmemiş olsa gerek, uzunca bir süre sonra da olsa düzeltmek gereği duydu. Açıklaması şu şekildeydi: "Profesörün birisi sallamış. Arkamdan konuşan çok. Okumuş, ama sadece profesör olmuş. Ben şunu demek istedim, İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da 24 saat gezebilirsiniz. Bu doğaldır. Gezmek için Sivas'ta yer yok. Alışveriş merkezini bile yeni yapıyoruz. Ben bir futbolcuya 700 milyar verip barda pavyonda gezdirmem. Sivas'ta oyuncularımın sadece antrenmana konsantre olmasını isterim" Anlamın epey bir değiştiği, açıkça belli...
Ardından geldik bugüne ve kendisinin nurtopu gibi iki yeni beyanatını daha okuduk basında. İlki Sivasspor'un başarılı lig performansını önce "tesadüf" sonra da "gaza gelmek" ile açıklayan futbol çevrelerine verdiği "gazla gidilseydi millet gazman olurdu" şeklindeki ayar, ikincisi de Sakaryasporlu bazı yöneticiler ve futbolcu Claudio Fernando Graf hakkında yaptığı "gidiyor bir takımın yönetiminde olan belediyeci futbolcu alıyor geliyor. adamın uzmanlık alanı foseptik çukuru. alıp geldiği futbolcu da foseptikten çıkmış gibi. bir ara 1 milyon 200 bin avro verip graf diye futbolcuyu alıp getirdiler" şeklindeki açıklama oldu. Şu anda basın harıl harıl bu sözlere değiniyor. Bülent Uygun özellikle bu yıl herkesin kendisini ve Sivasspor'u antipatik görmesinden şikayetçi. Bu antipati durumu da gerçekten ilginç aslında. Çünkü bu zamana kadar başarılı sezon geçiren anadolu takımları hep sempatiyle karşılandı bu ülkede. Demek ki bu antipatinin bir sebebi var ve bu sebep için de Bülent'in kendisinde de hatalar araması lazım. "Futbolumuzun entropi sorunu var" gibi akıllara zarar cümleler kurup, Sedat Peker'in yakın dostlarından biri olup, Muhsin Yazıcıoğlu için şiir yazıp, üzerine üstlük bir de her seferinde Fenerbahçe'ye yakın durma gayreti sergileyerek sadece belli bir kesimin seveceği teknik direktör olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Bülent Uygun, umarım bir gün daha yumuşak hatlı cümleler kurup, bulunmak istediği mevkilere layık hareketler sergilemeye başlar ve Türk futboluna yararlı olur. Ama emin olun ki kendisine lazım olan şey şu an şahit olduklarımız değil...Gollum de Souza & Alex
zaman:
01:03
Gönderen
Tansu Gürsel
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Özgürlüğe Kaçış
zaman:
16:38
Gönderen
Tansu Gürsel
Sonunda beklenen oldu ve Mehmet Topuz artık Kayserispor'dan ayrılmak istediğini ulusal medyada da açıkça dile getirdi. Bunca yıl 5. büyük olabilme sevdasına bu oyuncusunu hiçbir yere göndermeyen Kayserispor yönetimi de bu beyanat karşısında "eğer ayrılmak isterse zorla tutmayız" açıklamasını yaptı. Hoş, pek samimi bir açıklama gibi gelmiyor. En azından bonservisinde ne kadar kolaylık sağlayacaklar, orası tam bir muamma.12 Mayıs 2009 Salı
Kontrolsüz Güç Güç Değildir... Cafer Aydın...
zaman:
12:10
Gönderen
Tansu Gürsel

Türk futbolunun en renkli şahsiyetlerinden biri olarak her zaman hatırlanacak bir isimdir Cafer Aydın. Maçlardaki deli dolu, delişmen halleri ve üstün gol kabiliyetiyle tüm hırçınlığına ve heyecanına rağmen sevdik onu. Özellikle maçlarda kırmızı kart gördükten sonra verdiği görüntüler her zaman ilgi çekecek cinstendi. Ne zaman kart görse, patlamaya hazır bomba olurdu adeta. Agresif futbolcu cafer aydın, az önce kavga ettiğinden ve de halen zibilyon tane küfür edebilecek enerjiyi bünyeden atamadığından dolayı suratı kıpkırmızı kesilirdi. Tıslayarak soyunma odasına inerken bir tv muhabirine rastlarsa yanından hızla geçer, soru soran muhabiri bir yarım metre geçince arkasına döner, hiçbir zaman anlaşılamamış bir şeyler geveledikten sonra kapıya, duvara tekme atarak yoluna devam ederdi. Biraz sakinlemişse burnunu elinin üstüne sile sile içini de dökerdi tabii ki. Bu iki tepki arasında da çok değil, yaklaşık bir 15 saniyelik zaman farkı olurdu.
Cafer Aydın, Gençlerbirliği, Ankaragücü, Adanaspor, Kayserispor ve daha birçok anadolu kulübünde yıllarca aynı çizgide mücadele etmeyi bilmiş, sonrasında da profesyonel futbolu bırakmak zorunda kalsa da bu spordan kopamamıştır. Şimdilerde Sivasspor altyapısında yeni Caferler yetiştirdiğini duymak, açıkçası yüreğimize su serpti...
Cafer Aydın, Gençlerbirliği, Ankaragücü, Adanaspor, Kayserispor ve daha birçok anadolu kulübünde yıllarca aynı çizgide mücadele etmeyi bilmiş, sonrasında da profesyonel futbolu bırakmak zorunda kalsa da bu spordan kopamamıştır. Şimdilerde Sivasspor altyapısında yeni Caferler yetiştirdiğini duymak, açıkçası yüreğimize su serpti...
8 Mayıs 2009 Cuma
Sahalardaki Erkek Güzelleri Üzerine Bir İnceleme - vol.2
zaman:
13:04
Gönderen
Tansu Gürsel
Daha önce dünya ve avrupa liglerinden tanınan, nispeten daha meşhur çirkin futbolcuları kısaca tanımıştık. Şimdi sıra geldi bizim içimizden çıkan, kendi öz evlatlarımıza. Tabii ki bizim çocuklarımız da en az onlar kadar, hatta onlardan da çirkin. Üstelik bu konuda, örnek vermek gerekirse, David James'in yaptığına benzer hiçbir gayretleri yok.
Bu kez günümüzden geçmişe doğru gidelim istiyorum. Genç kuşağın en çirkinlerinden biriyle başlıyoruz: Sabri Sarıoğlu... Hepimiz hemfikirizdir sanırım bu konuda. Aranızdan kim Sabri'yi yanına alıp gece kulüplerine akmak ister ki? Yalnız öyle hemen gözü kapalı reddetmeyin. Sabri kardeşimiz bu tiple Sinem Kobal'ın kalbini çalmıştı bir ara. Demek ki neymiş? Sinem kızımız dış görünüme önem vermiyormuş. Evet, sanırım bunu rahatlıkla iddia edebilirim...
Bu kez günümüzden geçmişe doğru gidelim istiyorum. Genç kuşağın en çirkinlerinden biriyle başlıyoruz: Sabri Sarıoğlu... Hepimiz hemfikirizdir sanırım bu konuda. Aranızdan kim Sabri'yi yanına alıp gece kulüplerine akmak ister ki? Yalnız öyle hemen gözü kapalı reddetmeyin. Sabri kardeşimiz bu tiple Sinem Kobal'ın kalbini çalmıştı bir ara. Demek ki neymiş? Sinem kızımız dış görünüme önem vermiyormuş. Evet, sanırım bunu rahatlıkla iddia edebilirim...
fotoğrafta görüldüğü üzere alnından saç çıkan Sabri, çirkinliğini çekirdek çitlemeye borçlu. Galatasaray'ın Avustralyalı yıldızı Harry Kewell'ı da tuzağa düşürürken takındığı sinsi sırıtışa bir bakın...Şu anda sahalarımızda fırtına gibi esen bir diğer çirkinimiz ise Beşiktaşlı İbrahim Üzülmez. Zaman zaman yapılan anketlerde Türkiye'nin en çirkin futbolcusu seçilme onuruna erişen İbrahim, aynı zamanda röportajlardaki hazırcevap tavrı ile de bu çirkinliğine bir sevimlilik katıyor. Hatta öyle ki, "boş zamanlarında ne yaparsın İbrahim?" sorusuna "kitap okumam" diye cevap verebilmiş bir insandır kendisi... Ayrıca sima olarak kelimenin tam anlamıyla korkunç olması kendisine yetmemekte, güne giden teyzeler gibi kestirdiği saçlarıyla da bu çirkinliğini soslamaktadır.
İbrahim Üzülmez'in düğününden bir enstantane. Allah bir yastıkta kocatsın...Evet, sözü Beşiktaş'tan açmışken, öyle devam edelim derim ben. Şimdi tahminime göre içten Beşiktaşlı herkesin sevdiği bir karaktere geliyor sıra: Ali Eren Beşerler... Ali Eren, bu konuda sanırım Beşiktaş'taki gelmiş geçmiş en başarılı örneklerden birisi. Bu arada unutmadan belirtelim ki; kendisi acı ama gerçek bir şekilde Steve Vai'ye benzemekte olan bir insandır..

burada aradaki benzerliği daha verimli bir şekilde inceleyebiliriz. Gerçekten de neredeyse ikiz gibiler.Aslında Ali Eren, doğal görüntüsünün dışında çirkin pozlar da verebilen bir futbolcuydu. Gazetelerde çıkan fotoğraflarına insan bıkmadan sürekli bakabilirdi. Hoş, sonunda iştah falan kalmıyor ama yine de pek fazla benzeri görülmeyecek manzaralar bu bahsi geçenler:
bu fotoğrafın çekildiği günü dün gibi hatırlarım. Ali Eren o gün tesislere transfer görüşmesi için geliyor, pazarlıkların uzamasıyla da kazınmaya başlayan midesini dürümle teselli ediyor. bakışlara dikkat...
bu da sanırım efor testinden geçerken alınmış bir kare. gözler yine birçok şeyi açıklıyor...
Beşiktaş'a kısa bir mola verip, Türkiye liglerinde oynamış ve çirkinliği ders konusu olabilecek bir başka oyuncuya, Fenerbahçe'nin eski sağ kanat oyuncusu Ümit Birol'a değinelim kısaca. Kocaelispor'da yıldızı parlayan Ümit, Fenerbahçe'ye transfer olmuş ve burada birkaç sene istikrarla forma giymişti. Aslında güzel olan ancak sonradan Nuri Alço tarafından suratına kezzap atılan Türk Filmi karakterlerini andıran Ümit, şu anda okumakta olduğunuz yazının belki de en renkli simalarından birisi olan Recep Çetin'le ilginç bir rekabet yaşardı çirkinlik bakımından. Gazeteler, o ara "en çirkin kim" anketlerinde iki isim arasında kalır, ama bir türlü karar veremezlerdi. Derken bir gün Ümit'ten açıklama geldi:"Recep'ten daha yakışıklı olduğum kesin!"
İşte bu açıklama üzerine oluşan derin ve korkulu sessizliği bozacak insan tabii ki gelmiş geçmiş en çirkin Beşiktaş futbolcusu Recep Çetin olacaktı:
"Ümit yakışıklıysa ben de Alain Delon'um"
Delişmen kişiliğini bir kez daha ortaya süren Recep, tartışmaya noktayı bu şekilde koymuştu.
"Ümit yakışıklıysa ben de Alain Delon'um"
Delişmen kişiliğini bir kez daha ortaya süren Recep, tartışmaya noktayı bu şekilde koymuştu.
gençliğinde rakip sol kanat oyuncularına geçit vermeyen Takoz Recep, yaşlandıkça çirkinliğinin üzerine koyanlardan... 
İşte şimdi sıra bir efsaneye geliyor. Onu çoğu kimse hatırlamaz belki. Ama biz hatırladık. Aslında kendisini ayrı bir yazımızda daha detaylı inceleyeceğiz ancak burada anmazsak olmazdı. 80'lerin ilk yarısında siyah-beyazlı formayı giymiş bir efsaneyi hatırlayacağız: Tuğrul Şener... Nam-ı diğer Kör Tuğrul... Şimdilik onun hakkında söyleyeceğimiz tek şey, bir kafa topunda kalecinin parmağının gözüne girmesiyle büyük bir tehlike atlattığı ve buna rağmen futbola devam ettiğidir. Gerisini zaten duruşu özetliyor:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Kategoriler
201 afrika uluslar kupası
2010 dünya kupası
2014 dünya kupası
a milli takım
a2 ligi
abdul kader keita
abdullah avcı
adana demirspor
adanaspor
adnan polat
adriano
ajax
akhisarspor
alanyaspor
alex de souza
alexis sanchez
ali sami yen stadı
almanya
alpaslan dikmen
altay
amerika birleşik devletleri
andre santos
andrea pirlo
ankaragücü
ankaraspor
anket
antalyaspor
arda turan
arjantin
arsenal
arsene wenger
as monaco
atınç nukan
atletico madrid
aurelien chedjou
avustralya
aydın karabulut
aykut erçetin
aykut kocaman
azerbaycan
aziz yıldırım
ballon d'or
bank asya 1. lig
barcelona
başakşehir
batuhan altıntaş
batuhan karadeniz
bayer leverkusen
bayern münih
bekir irtegün
belçika
benfica
bertul kocabaş
beşiktaş
Beşiktaş ve City
blogtivi
bogdan stancu
bolton wanderers
boluspor
borussia dortmund
bosna hersek
braga
brezilya
bucaspor
bundesliga
burkina faso
bursaspor
bülent ataman
bülent korkmaz
bülent uygun
bülent ünder
caner erkin
celal kıbrızlı
celtic
cem sultan
cesc fabregas
ceyhun eriş
ceyhun gülselam
cezayir
championship
chelsea
christoph daum
claudio bravo
claudio caniggia
claudio pizarro
claudio taffarel
copa america
corinthians
cristiano ronaldo
cska moskova
cüneyt çakır
çaykur rizespor
daniel güiza
danimarka
david villa
deniz kadah
denizlispor
deportivo la coruna
didier drogba
didier zokora
diego maradona
dirk kuijt
diyarbakırspor
doğaüstü futbol gerçekleri
dunga
dynamo dresden
egemen korkmaz
eintracht frankfurt
elano
elazığspor
elvir baliç
emiliano insua
emmanuel emenike
emre can
erdoğan arıca
eskişehirspor
euro 2012
euro 2016
fabio bilica
fanzin
faryd ali mondragon
fatih terim
fc sion
fc twente
felipe melo
fenerbahçe
fernando muslera
ferudun tankut
fifa
fildişi sahili
formalar
frank lampard
frank rijkaard
fransa
franz beckebauer
futbol sandığı
galatasaray
gana
gaziantepspor
gençlerbirliği
genoa
getafe
gheorghe hagi
giampaolo pozzo
gine
gino pozzo
glasgow rangers
gökhan inler
gökhan töre
gökhan ünal
göztepe
granada
greuther fürth
guillermo ochoa
gurbetçi futbolcular
guti
guus hiddink
güncel
güney afrika
güny kore
güvenç kurtar
haftanın ardından
hakan arıkan
hakan çalhanoğlu
hakan şükür
hakemler
hamburg
hamit altıntop
hannover 96
harry kewell
hasan kabze
hayrettin demirbaş
hertha berlin
hırvatistan
hikmet karaman
hollanda
honduras
hugo almeida
ibb
ibrahim üzülmez
ibrahima yattara
iddaa
ilkay gündoğan
inceleme
incleme
ingiltere
inter
irlanda cumhuriyeti
ispanya
istanbulspor
isveç
isviçre
italya
ivica olic
j-league
japonya
jerry akaminko
johan elmander
jose mourinho
jupp heynckes
juventus
jürgen klopp
kadir has stadı
kamerun
kardemir karabükspor
karlsruhe
karşıyaka
kasımpaşaspor
kasper hjulmand
kayserispor
keylor navas
kıymeti bilinmeyenler
kocaelispor
kolombiya
konyaspor
kosta rika
kulüpler birliği
la liga
lazio
lefter küçükandonyadis
leipzig
lens
ligue 1
lionel messi
liverpool
livorno
lokomotif moskova
lomana lualua
los galacticos
lucas neill
lugano
lyon
maç öncesi
maç yorumu
mahmut özgener
mainz
mali
mamadou niang
manchester city
manchester united
manisaspor
mario balotelli
mario götze
marius alexe
marsilya
martin palermo
mateja kezman
medhi benatia
mehmet ali aydınlar
mehmet ekici
meksika
melih gökçek
mersin idman yurdu
mert günok
mesut bakkal
mesut özil
metin diyadin
metin oktay
metin tekin
mevlüt erdinç
mhk
michael owen
michael skibbe
milan
milan baros
miroslav klose
muhammed demirci
muhammet reis
mustafa denizli
mustafa yücedağ
nadir çiftçi
napoli
necati ateş
necip uysal
newcastle united
nicolas anelka
nijerya
nostalji
notts county
nuri şahin
nürnberg
oğuz çetin
oğuz sarvan
oğuzhan özyakup
olcan adın
olympiakos
orduspor
orhan şam
osc lille
oscar cordoba
ömer toprak
panathinaikos
paok
paraguay
pep guardiola
pierre webo
portekiz
porto
portsmouth
premier league
premier lig
psg
ptt 1.lig
radamel falcao
rafael benitez
rais m'bolhi
raymond domenech
real madrid
real sociedad
rıdvan dilmen
ricardo quaresma
rigobert song
river plate
robert lewandowski
roberto carlos
robinson zapata
roma
romario
ronaldinho
ronaldo
rosenborg
sabri sarıoğlu
sakıp özberk
samet aybaba
samir handanovic
sampdoria
samsunspor
schalke 04
selçuk inan
selçuk şahin
semih şentürk
senegal
sercan sararer
serdal adalı
sergen yalçın
serie a
servet çetin
sezer öztürk
shakhtar donetsk
sırbistan
simao sabrosa
simon kuper
simon zenke
sinan bolat
sinan engin
sivasspor
slaven bilic
slovakya
slovenya
spor basını
sportivi
st etienne
stefan scepovic
stoke city
stsl
stuttgart
süleyman koç
süper final
şampiyonlar ligi
şenol güneş
şili
tayfun korkut
temur ketsbaia
tff
thierry henry
tim howard
tim krul
tolgay arslan
tolunay kafkas
tottenham hotspur
toulouse
trabzonspor
transfer
tsg 1899 hoffenheim
tsl
tugay kerimoğlu
tunus
türk telekom arena
twitter
u20
udinese
uefa
uefa avrupa ligi
ufuk ceylan
unutulmaz ikililer
uruguay
ümit karan
ümit kayıhan
ünal aysal
valencia
vfl wolfsburg
villarreal
vincent enyeama
volkan şen
watford
wayne rooney
werder bremen
wesley sneijder
yekta kurtuluş
yeni zelanda
yeşil burun adaları
yıldırım demirören
yılmaz vural
yunanistan
yunanistan süper ligi
yusuf şimşek
yücel ildiz
zenit
ziraat türkiye kupası
ziya doğan
zlatan ibrahimovic
zoran simovic
zvjezdan misimovic





